HÜMA KUŞU YÜKSEKLERDEN SESLENİR

HÜMA KUŞU YÜKSEKLERDEN SESLENİR

Hüma devlet kuşudur. Efsanevi bir kuştur. Bir tür kartal olduğunu söyleyenler de bulunur. Yükseklerden seslenmesi sadece Hüma oluşundan değildir, biraz da devlet sözcüğünün bizdeki karşılığındandır. Öyle ya, bir kadın ağzından söylenen Hüma Kuşu türküsündeki sevgili de devlettir. Yükseklerden seslenir.

Kol kanat germesiyle, koruyup gözetmesiyle de yücedir bu kuş… Yar koynunda beslenen bir çift sunanın ona ihtiyacı vardır. O yüceliğe acizlik, acısını belli etme yakışmaz. Acısını ve hasretini içten içe çeker. Ağlayacaksa da sevdiği kadın ağlamalıdır. Kirpiklerinin ıslanması yükseklere yakışmaz.

Türkünün ikinci dörtlüğünde sevgiliyi bağ olarak görmesi, söyleyicinin kendisini o bağda gül olmaya layık tutması, bir sonraki dize de gülün yanmasının ne kadar acı veren bir şey olduğunun vurgulanması hem çekilen hasretin derinliğine hem de başımızdaki devlet kuşunun neye karşılık geldiğine göndermedir.

Türküyü (mayayı/uzun havayı) hatırlayalım:

“Hüma kuşu yükseklerden seslenir
Yar koynunda bir çift suna beslenir
Sen ağlama kirpiklerin ıslanır
Ben ağlım (ağlayayım) ki belki gönül uslanır

Sen bağ ol ki ben bahçende gül olim (olayım)
Layık mıdır yanim yanim (yanayım yanayım) kül olim (olayım)
Sen efendi ben kapında kul olim (olayım)
Koy desinler bu da bunun kuludur”

Sözlerinin çarpıcılığı kadar ezgisi de içe işleyen türkü; kompozisyonuyla, göndermeleriyle, sembolik anlatımıyla, kristalize olmuş estetiğiyle başlı başına bir sanat eseridir.

Türküyü Hulisi Seven derlemiş.
Bir Erzurum türküsü…
Ben Mükerrem Kemertaş’tan dinlemeyi seviyorum.
Siz kimden isterseniz…