İngiltere’den Dünyaya Açılan Star: Kate Winslet

İngiltere’den Dünyaya Açılan Star: Kate Winslet

Kate Winslet’i son olarak usta yönetmen Woody Allen’in Dönme Dolap filminde izledik. Güzel oyuncu bundan 21 yıl önce çekilen Titanik filmi ile adını dünyaya duyururken, aradan geçen yıllar içerisinde de kariyer basamaklarını tırmanarak ilerlemeyi bildi.

Kate Winslet hayatımıza damgasını Titanik filmi ile 1997’de vurduktan sonra kalbimizdeki tahtından hiç inmedi. 1975 doğumlu İngiliz oyuncu İngiltere’de başlayan oyunculuk macerasını Hollywood’a taşıdı. Tüm zamanların en iyi filmlerinden biri olarak gösterilen hasılat rekortmeni Titanik’teki Rose DeWitt Bukater rolü onun dünyaca tanınan bir oyuncu haline gelmesini sağladı. Başarılı oyuncuyu en son usta yönetmen Woody Allen’ın filmi Wonder Wheel (Dönme Dolap) filminde izledik. Etkileyici performansı ile adından söz ettirmeyi bilen başarılı oyuncuya merak ettiklerimizi sorduk.

Bu yıl Titanic filminin 21. yıl dönümü, Leonardo Di Caprio ile 21 yıldır süren bir dostluğunuz var, neler söylersiniz?

İkimiz de Titanik filmi ile dünya çapında şöhrete kavuştuk. Film ikimize de çok iyi geldi. Leonardo ile arkadaş olduğumuz için çok şanslı hissediyorum onunla birlikte büyüdük. Hollywood’da sahip olduğum en iyi arkadaşım diyebilirim.

Filmin müziğini Celine Dion seslendirmişti, My Heart Will Go On şarkısını hala dinler misiniz?

Yok dinlediğimi söyleyemem.

Filmi çekerken son sahnede suda çok kaldığınız için hastalandığınız doğru mu?

Evet, hipotermi geçirdim. O kadar büyük bir tankın içinde çekim yapıyorduk ki ısıtmaları mümkün değildi.

Titanik filminden sonra büyük bütçeli filmler yerine bağımsız yapımları tercih etmenizin nedeni neydi?

Farklı bir yol izlemek istedim. Hindistan seyahatine gitmiştim Titanik’ten sonra orada iç sesimi dinlemeyi öğrendim. Bağımsız işler yapmak bana oyunculuğumu geliştirmek adına daha cazip geldi.

Güzelliğe bakışınız nasıl?

Doğallığın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Son dönemde hayli popülerleşen estetik uygulamalara inanmıyorum. Estetik ameliyat, oyuncuları birer hayali kahramana dönüştürüyor. Oysa ki oyunculuk; tamamen gerçekle, gerçek insanlarla ve dürüst olabilmekle ilgili.

Çocuklarınızla birlikte ne yapmayı seversiniz?

Pek çok şey var. Birlikte tatil yapmak ve açık havada vakit geçirmek çok güzel. İspanya’da bulunan El Gouna’da harika vakit geçiririz. Her şey olması gerektiği gibi orada. Görülmesi gereken ve dinlenmek için muhteşem bir yer. Genel sporlar ve su sporları çok başarılı bir şekilde sunuluyor. Çocuklar ile El Gouna’da olmayı seviyorum.

Kraliçe II. Elizabeth tarafından, İngiliz sinemasına katkılarınızdan ötürü Şövalyelik nişanının üçüncü rütbesi olan Komutan nişanını aldınız, neler hissettiniz?

Benim için büyük bir onurdu. Kraliçe ile sohbetimizde işimi ne kadar sevdiğimi sorunca, anneliği daha çok sevdiğimi söyledim. O da en zor işin annelik olduğunu vurguladı.

Kırmızı halıda nasıl bir görünüm tercih edersiniz?

Kırmızı halı üzerindeyken sade ve şık görünmeye çalışıyorum.

Gündelik hayatınızda nasıl giyinirsiniz?

Günlük hayatımda sıradan kıyafetler giyiyorum. Şallarım, jean pantolonum ve botlarım vazgeçilmezlerim arasında.

Mildred Pierce adlı dizide de rol aldınız sinema ve diziyi karşılaştırdığınızda ne söylersiniz?

Dizi, çalışma temposu açısından çok daha zor. Her hafta bir işi yetiştirmeye çalıştığınız için daha stresli. Oyuncu olarak role çalışma biçimi ise değişmiyor.

Oyunculukta başarılı olmayı neye bağlıyorsunuz?

Çalışmak çok önemli. Yeterince zaman ayırarak yeni bir karakter üzerinde çalışmak gerekiyor. Bazen çalışırken sıkıştığınız anlar olur. İç güdülerinize güvenerek kendinizi serbest bırakmalı ve nereye gittiğini izlemelisiniz. Romandan uyarlama bir filmde oynuyorsam mutlaka önce kitabı okurum.

Hayatta neyi uygulamaya önem verirsiniz?

Kimseyi yargılamamaya çalışıyorum ve herkesi anlamaya çaba gösteriyorum.

Genç oyunculara ne tavsiye edersiniz?

Oyunculuk gerçekten zor bir iş. Çok çalışmayı kabul etmek ve tembel olmamak gerekiyor. Oyunculuk bazen dışarıdan kolay görünebilir ama zor bir meslektir. Hayatlarında dahil olabildikleri her alana dahil olmalarını öneririm, böylece bir oyuncu olarak çok fazla deneyime sahip olurlar ve öğrendiklerini oyunculukta kullanabilirler.

Psikolojik olarak en çok zorlandığınız rolünüz hangisiydi?

The Reader filmindeki Hanna Schmitz rolü psikolojik olarak açık ara farkla en zorlayıcısıydı.

Hangi rolünüzü şimdiki yaşınızda tekrar oynamak istersiniz?

Eternal Sunshine Of The Spotless Mind filmindeki Clementine rolünü tekrar oynamak isterim. Filmi çekerken çok eğlenmiştim. Saç rengini sürekli değiştiren karakter bana çok eğlenceli gelmişti. Onun 42 yaşındaki halini canlandırmak çok güzel olurdu.