İngiltere’yi Fetheden Türk Modacı: Zeynep Kartal

İngiltere’yi Fetheden Türk Modacı: Zeynep Kartal

Zeynep Kartal Bursa’dan başlayan hikayesini İngiltere, Manchaster’a taşıdı. Futbolcuların ünlü eşleri Zeynep Kartal’ı kısa sürede keşfetti. BBC televizyonunun resmi tasarımcısı olan başarılı modacı aynı zamanda İngiltere’nin en bilinen ve uzun soluklu dizilerindeki starları giydirdi. Türkiye’ye çeşitli projeler için gelip giden ünlü modacı sıcakkanlı kişiliği ile de çok sevildi. Başarılı modacı Nişantaşı’nda yeni mağazası ile artık Türk kadınları ile buluşmanın mutluluğunu yaşıyor. Türkiye’yi İngiltere’de temsil ettiği için kendini elçi gibi hissettiğini söyleyen çalışkan ve başarılı modacı ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Londra Fashion Week’te gerçekleşecek etkinliğinizden bahseder misiniz?

13 senedir Manchester’da yaşayan bir Türk modacı olarak, profesyonel hayatımda her zaman gerçekleştirdiğim defileler ve sergilerle beraber Türkiye ile İngiltere arasında bir kültür köprüsü kurmayı amaçladım. Londra Moda Haftası’nda geçmişte 8 defa yer alan bir modacı olarak bu yılın benim için çok özel bir yanı var. Hem şarkıları hem stili hem de modaya bakış açısıyla takip edilen Türkiye’nin Super Star’ı Ajda Pekkan ile Ajda Pekkan by Zeynep Kartal adında 25 parçalık çok özgün bir koleksiyona imza attık. Bu iş birliğimizi, 17 Şubat tarihinde Londra Moda Haftası kapsamında çok özel bir defileyle perçinledik. Ülkemi böyle bir platformda, kendi kültürüne bağlı ve aynı zamanda da ilerici bir bakış açısına sahip olan Ajda Pekkan ile temsil etmek, gerçekten benim için paha biçilemez bir tecrübe oldu.

Defile öncesi özel bir etkinliğiniz oldu onu da anlatır mısınız?

Defile öncesi Londra’nın en prestijli salonlarından Freemason’s Hall ‘da Türk değerlerini dünyaya anlatacağımız Elbise-i Osmanlı adlı sergimizi gerçekleştirdik. Sergimizin hikayesi de bir o kadar enteresandı. Hikayemiz, 1873 yılında Viyana’da başlıyor. Elbise-i Osmanlı ismiyle o döneme ait etnik ve dini grupların yerel elbiselerinin fotoğraflandığı bir eserden yola çıkarak hazırladık. Bu sergiyi Londra Moda Haftası kapsamında misafirlerimizle buluşturmanın heyecanını yaşadık. Aynı anda iki mutluluğu bir arada yaşıyorum diyebilirim.

Ajda Pekkan ile yaptığınız iş birliğini anlatır mısınız?

Hem Ajda Pekkan hem de benim için uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığımız bir proje… Ajda Pekkan güzelliği, enerjisi, kariyerindeki başarılarıyla ve tabii ki giyim zevkiyle tartışılmaz bir stil ikonu… Onunla böyle bir iş birliğinde beraber vakit geçirmek benim için çok keyifli oldu. Koleksiyonumuzu, Pekkan’ın cool kadın çizgisinden, albümlerinden ve geçmişten günümüze sergilediği yaşam tarzından ilham alarak ortaya çıkardık. Koleksiyonumuz; sofistike ve şık silüetler ile kadınların her atmosferde rahatlıkla kombinleyebileceği 25 parçadan oluşuyor. Elegant detayları modern tasarım anlayışıyla özdeşleştirdiğimiz her bir modelde, kadının; güçlü, kendinden emin ve feminen tarzına atıfta bulunduk.

İstanbul’da yeni bir mağaza açtınız, ondan söz eder misiniz?

Bu güzel ve keyifli koşuşturmaca arasında beni mutlu eden bir diğer haber de bu. Tasarımlarımı, Mart ayında Nişantaşı’nda kapılarını açtığım mağazamda, Türk moda severlerle buluşturmanın heyecanını da yaşıyorum.

Bursa’da başlayan Manchester’da devam eden hikayenizi anlatır mısınız?

Aslında Bursa’da başlayan hikayemin Manchester’da devam etmesinin nedeni eşimin işi. Başlangıçta sadece eşimin işi nedeniyle gelmiştik ve doğrusunu isterseniz ilk aşamada bu durum beni biraz ürkütmüştü. Manchester’a yerleştikten sonra burada bir moda tasarım okuluna devam ettim. Başarının yolunun sadece çok çalışmaktan geçtiğine inanırım ve ben de öyle yaptım. Gerçekten çok çalıştım, hala da öyle yapıyorum.

İki sene önce Parlamento Binasında gerçekleştirdiğiniz defileniz sıra dışı bir fikirdi nasıl bu noktaya gelindi? Geçtiğiniz süreçleri ve sizde yarattığı duyguları anlatır mısınız?

İngiliz Parlamentosu’ndaki defile benim için de çok önemli ve özeldi. Çünkü çok özel bir mesaj içeriyordu. Kısa süre önce ülkem çok zor zamanlar yaşamıştı ve hepimiz demokrasinin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anlamıştık. London Fashion Week sırasında defile mekanı olarak parlamentoyu seçmemin nedeni de bu. Dünyanın neresinde olursanız olun, eğer birileri ülkenizde parlamentonuza kast etmişse, özgürlüğünüze kast etmiş demektir. Ve ülkesine bağlı hiç kimse buna kayıtsız kalamaz, ben de kalamazdım.

Neden parlamentoyu seçtiniz?

Parlamento özgürlüklerin sembolüdür. Benim ülkemin parlamentosuna saldırılmıştı bu durumu kınamak için mekan olarak parlamentoyu seçtim ve defilemin sonunda “Demokrasi Gelinliği”ni sergiledim. Dünyaya bir mesaj vermek istedim. İngiltere tarihinde hiç yapılmamış bir defileyi gerçekleştirmiş oldum. Cumhurbaşkanlığı’nın forsu olan gelinlik sunulduktan sonra orada Türkçe ve İngilizce bir konuşma gerçekleştirerek, demokrasi şehitlerini andım.

Nelerden ilham alıyorsunuz, tasarım süreciniz nasıl ilerliyor?

Aslında bu, koleksiyonun temasına göre değişiyor. Bazen tarihten ilham alarak muhteşem bir koleksiyon hazırlayabiliyorsunuz. Yüzlerce yıl önce inşa edilmiş bir köprüden mesela, ya da bir caminin duvarındaki desenden. Ben özellikle Türk tarihinden çok etkilenen bir insanım. O kadar zengin bir kültürümüz var ki her detayı ayrı bir ilham kaynağı.

Sizin gelinliklere de imza attığınızı biliyoruz, Gelinlik tasarlarken. İlham kaynağımız neler olur?

Ben daha çok kişiye özel gelinlikler tasarlıyorum. Dolayısıyla bir gelinliği tasarlarken ilham kaynağım da o gelinliği giyecek olan gelin oluyor. Ama gelinlik koleksiyonu hazırlarken mutlaka çok etkilendiğim bir temadan yola çıkıyorum.

Size gelen bir gelin ile ona gelinlik hazırlarken nasıl bir çalışma izlersiniz?

Öncelikle gelinin ne istediği bizim için çok önemli. Hayatının bu en mutlu ve en önemli gününde her şeyin gelinin içine sinmesi ve gelinliğin, gelininin karakterini yansıtması gerekir. Bu nedenle önce gelini tanırız, kişiliğine, hayallerine ilişkin ipuçları alırız ondan sonra işe başlarız. Tabii düğünün gerçekleşeceği şehir, sezon, mekan ve ambians da çok önemli. Gelinliği tasarlarken bunların tamamını dikkate alırız. Son olarak gelinimizin bütün gece üstünde taşıyacağı gelinliğin içinde rahat olması, en mutlu gününde hareketlerini kısıtlamayan, özgürce eğlenebilmesine olanak tanıyan gelinlikler tasarlamaya özen gösteriyoruz.