İNSANLIĞIN 39 BİN YILLIK DOSTU: ZEYTİN AĞACI

Zeytin ağacı ve zeytinyağı, insanlık tarihinin en eski bitkisi ve gıda maddesi olarak biliniyor. Şifa dağıtması ile tüm kutsal kitaplarda yerini alan zeytin, sıkılıp yağa dönüşmesi ile insanlığa sunulan bir nimet.

İnsanlığın 39 bin yılık dostu olarak da bilinen zeytin ağacı çok özel bir yere sahip. İnsanlık tarihinde hiçbir ağaç zeytin ağacı gibi kutsal kabul edilmemiş. Tüm kutsal kitaplarda, bolluğun, adaletin, gururun, sağlığın, zaferin, refahın ve bilinen tüm erdemlerin sembolü olan zeytin ağacı, şifa dağıtması ile her dönem insanlar tarafından yetiştirilmiş. Zeytin ağacına ilişkin en eski veri ise Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda yapılan kazılarda bulunan 39 bin yıllık zeytin ağacı fosillerine dayanıyor.

Yüzyıllar öncesinde taş preslerde uzun ve meşakkatli aşamalardan geçirilerek yağı çıkarılan zeytinin prinası da gübre olarak diğer bitkilere hayat vermeye devam etmiş. Ayrıca sabunu da yapılan zeytinyağı insanların temizlenip arınmasını da sağlamış.

Gençlik-güzellik kaynağı
Anavatanı Akdeniz havzası olan zeytin ağacının meyvelerinden üretilen zeytinyağı, bugün tüm dünyada sağlık dağıtan lezzet olarak tanınıyor. İçerdiği zengin E vitamini ile zeytin ve zeytinyağı yaşlanmayı geciktiren bir özelliğe sahip. Ayrıca yaraların iyileşmesinde de merhem vazifesi gördüğü de biliniyor. Mısırlıların güzellik sembolü olarak anılan kraliçe Kleopatra’nın da güzelliğini cildine sürdüğü zeytinyağına borçlu olduğu da bir diğer efsane…

Artık teknolojik fabrikalarda üretiliyor
Türkiye’de Marmara’dan Akdeniz bölgesine kadar birçok bölgede yetişen zeytin, bulunduğu bölgelerdeki geleneksel fabrikalarda işlenerek insanlara sunuluyordu. Şimdilerde zeytinyağı müzesi haline gelen Küçükkuyu’daki Adatepe Zeytinyağı Fabrikası da bunlardan biri. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte yerini modern fabrikalara bırakan zeytinyağı fabrikaları artık müze olarak insanların hizmetinde.

Eskinin zeytinyağı deposu olan amforalar da yerlerini zeytinyağı tanklarına bırakmış durumdalar…

Hz. Nuh’un efsanesi
Hz. Nuh’un efsanesine göre, yeryüzüne kötülük tohumları eken insanlar bir tufanla cezalandırılır. Tufan ile yeryüzünde yaşayan tüm canlılar yok olur. Tufan durulduğu zaman Hz. Nuh, gemiden bir güvercini, suların çekilip çekilmediğini kontrole gönderir. Sular çekilmediği için güvercin geri gelir. Yedi gün sonra güvercin yeniden kontrol için gönderilir ve ağzında bir zeytin yaprağı ile döner. Hz. Nuh bu sayede tufanın bittiğini, suların çekildiğini anlar. İşte o günden sonra ağzında zeytin dalı olan güvercin ümidin ve barışın sembolü olur. Tufanın yok edici gücüne direnen zeytin ağacı ise ölümsüzlüğün sembolü haline gelir.

Yunan mitolojisindeki yeri
Yunan mitolojisinde de zeytin ağacının, kutsallığını Minerva ve Jüpiter’den aldığına inanılırdı. Efsaneye göre, Apollon ve Artemis gibi Roma’nın efsanevi kurucuları Romus ve Romulus, bir zeytin ağacının altında dünyaya gelir. Yunan mitolojisindeki Herkül de tanrılar tarafından kutsal sıvı olarak anılan zeytinyağını bolca kullanıp heba etmekle suçlanır.