İnsanoğlunun Bitmeyen Yolculuğu

İnsanoğlunun Bitmeyen Yolculuğu

Dünya Bir Gelindir (2018, Şule Yayınları), Doğu’ya, daha doğrusu Türk edebiyatına özgü bir romanın yazılabileceğini gösteren, sağlam çalışmalardan biridir.

Mehmet Sabri Genç, Batı romanından teknik olarak; olayların iç içe geçmesi, hepsinin bir merkez etrafında toplanması, kargaşanın, çok boyutluluğun ve çok yönlülüğün sağlanması açısından faydalanmıştır. Dünya Bir Gelindir gerçekle gerçekdışı, soyutla somut, masalla rüya birlikteliğinden dolayı “büyülü gerçekçiliği” de hatırlatmaktadır. Çünkü romanda sözü edilen her şey metafizik boyutta gerçektir. Mehmet Sabri Genç, bir insanın -Hacı Ağa’nın- iç yolculuğunu anlatır. O yüzden ismi geçen karakterler, mekanlar, anlatılan olaylar, gerçekten yaşanmış mı yoksa birer metafordan mı ibaret, onu net olarak bilmek imkansız. Gerçekle kurgu arasında, diğer ifadeyle şüphe aralığında bırakıyor yazar, okuyucusunu. Roman bu yönüyle de aslında fantastik sınıfına giriyor.

Olayların birbiri içinden çıkmasıyla da Binbir Gece Masalları’nı hatırlatıyor Dünya Bir Gelindir. Binbir Gece Masalları’nın anlatıcısı Şehrazat merak uyandırıcı ve bitmeyen hikayeler anlatmak zorundadır. Yoksa ölecek… Hem merak uyandırıcı hem de bitmeyen hikayeler anlatması için, ortaya masal içinden masal çıkarması gerekmektedir. Şehrazat’ın yaptığı şey, zamanla roman tekniğine dönüşmüştür. Aynı tekniği Mehmet Sabri Genç de Dünya Bir Gelindir’de uygular. Romanın sonuna kadar hikayeden kopamayız. Ayrıca anlatılan hikayeler, Binbir Gece Masalları’ndaki gibi renkli, sembolik ve fantastiktir. Hikayelerde Hz. İbrahim’in ateşine odun taşıyan katır, Hz. Süleyman’ın oğlu için güzel tüylerini ve gözlerini feda eden yarasa veya Hz. Ali’nin tabutunu taşıyan deveyle de karşılaşırız. Ayrıca rüyalar hiç eksik olmaz. Rüyalar roman boyunca birçok karakter için harekete geçirici unsurdur. Bu yönüyle de Dünya Bir Gelindir, A’mâk-ı Hayâl’i akla getirir.

Olaylar 1883 yılında, Suriye sınırları içinde yer alan Yazlıbecer Köyü’nde geçer. Farklı mekanlar da kullanılır; Halep, Ayıntap, Celvet Köyü gibi. Masalları, anlatıcının büyük dedesi Gedro’dan dinleriz. Kitabın ortalarına doğru Gedro dedeyle roman anlatıcısının sesleri birleşir. Romanın başında Gedro dedeyi ve onun ailesini okuyacağız zannederiz. Fakat olaylar Gedro dedenin anlattıklarına yoğunlaşır. Romancımız, realist bir noktadan alır meseleyi, olabilecek en soyut noktalara kadar taşır. Meselenin ilk insan Hz. Adem’e kadar taşındığını görürüz. Sonuçta romancının konusu, bir insanın iç yani manevi yolculuğudur. Buna bilinçaltı yolculuğu veya düşünsel serüveni de diyebiliriz. Haşim al-Kudsi, Gassal Mavaş, Çoban Zeyni, Şahade Efendi… Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk’ında olduğu gibi, hikmet anlatımları için kullanılan sembollere dönüşürler.

Özet anlatım kullanılmıştır roman boyunca. Ders verme amaçlı, sonuç odaklı hikaye kurgulamanın gereğidir özet anlatım. Anlatıcı bir an önce sonuca ulaşmak ister. Bu yönüyle Batı romanından ayrılır Dünya Bir Gelindir, Doğu anlatı geleneğine yaklaşır.

Yazarın Kitaplığı

– Andrey Platonov, Çukur, Metis Yayınları

– Kenan Mermer, Âşık Ömer, Ketebe Yayınları

– Alaeddin Özdenören, İnsan ve İslâm, İz Yayıncılık

– Robert Walser, Jakob Von Gunten, Jaguar Kitap