İŞ DÜNYASI VAHŞİ YAŞAMI FOTOĞRAFLIYOR

Günümüzde iş dünyasında yeni trend vahşi doğa fotoğrafçılığı… Eline son model fotoğraf makinesi ve ekipmanını alan işadamları vahşi hayatı keşfe çıkıyor. Onlara bu yolculuğunda, dünyadaki 8 vahşi yaşam fotoğrafçısından biri olan Süha Derbent eşlik ediyor.

Aslan, leopar, çita, kaplan, kar leoparı, puma ve jaguar gibi yeryüzünün en büyük yedi kedisini fotoğraflayan Süha Derbent, Setur ile ilk adımlarını attığı Sedventure markasıyla kişiye özel turlar organize ediyor. Derbent’in danışmanlığında düzenlenen geziler Afrika’dan Antarktika’ya, Tayland’dan Meksika’ya kadar uzanıyor. Kenya, Myanmar, Amalfi Kıyıları, Küba, Bhutan, Tanzanya, Galapagos, Namibya, Nepal gibi farklı coğrafyalara butik seyahatler düzenleniyor. Bu turlara özellikle işadamları büyük ilgi duyuyor. Süha Derbent’in şimdiye kadar birlikte çalıştığı işadamları arasında Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Turkcell’in eski CEO’su Dost Enerji’nin Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Akpınar, The Lifeco’nun kurucusu Ersin Pamuksüzer, Ten Çamaşırları CEO’su Deha Orhan, Çuhadaroğlu Yönetim Kurulu Üyesi Murat Çuhadaroğlu gibi isimler var.

Kendime giden yol…
Süha Derbent, kısa özgeçmişini yalnızca 3 kelime ile anlatıyor: Kendime giden yol… Vahşi yaşamı fotoğraflamaya, Güney Afrika Cumhuriyeti’nde hayvan davranışı eğitimi alarak başladığını söyleyen Süha Derbent, kendisini şöyle anlatıyor: “Eğitimi tamamladıktan sonra, başta Afrika ülkeleri olmak üzere dünyada yaban hayatı olan birçok yere seyahatler yaptım. 2001 yılında ‘Yüz Yüze’ adlı kitabım yayınlandı. Bu süreç içerisinde vahşi yaşamı fotoğraflamak isteyenler benimle iletişime geçerek, birtakım projelerini gerçekleştirmek istediler. Bunun üzerine ben de onlara yaban hayatı, fotoğraf, seyahat ve hayvan davranışı gibi konularda danışmanlık vermeye başladım.”

İsim babası Mustafa Koç
Sedventure, vahşi yaşam fotoğrafçılığı alanında profesyonel ve kurumsal hizmet veren ilk şirket olarak dikkat çekiyor. Markanın isim babası da Süha Derbent’in danışmanlığını yaptığı Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç. Şirket, içerisinde fotoğrafın yer alabileceği her alanda faaliyet gösteriyor. Kentleri, kültürleri ve yaşam biçimlerini fotoğraflamaktan tutun da, yaban hayatının en az gidilen yerleri de buna dâhil. Ağırlıkla yaban hayatı konusunda hizmet veriyor. Hobi turizmi de faaliyet alanları arasında. Yaban hayatı ve fotoğraf ise bütün faaliyetlerin başında geliyor. Süha Derbent, düzenledikleri turlarla ve gelecekteki hedefleriyle ilgili olarak şu açıklamalarda bulunuyor: “Birkaç tip organizasyon yapıyoruz. Sadece bayramlarda yaptığımız grup turları, kişiye özel seyahatler, firmalar için düzenlediğimiz kurumsal seyahatler ve benim katılımımla yaban hayatında hayvan davranışı ve fotoğraf danışmanlığı içeren seyahatler. Yaban hayatı ve Afrika seyahatleri burada öne çıkıyor. Benim danışmanlığım ile seyahate gelenler hayvanın bulunması, bulunan hayvanın tüm davranışlarının incelenmesi gibi bir hizmet alıyorlar. Biz hayvanı bulup göstermeyi değil, yakın mesafeden özel anların fotoğrafını çekmeyi garanti ediyoruz. Gelecekte Sedventure’ın kurumsal seyahatler konusunda verdiği hizmet ile firma çalışanlarına, bayilerine, iş ortaklarına yaban hayatının kusursuz dengesini yerinde yaşatıp bu deneyimi işlerine yansıtabilmelerinde katkıda bulunmak istiyoruz.”

Foto-safari iş yaşamına olumlu katkı sağlıyor
Süha Derbent’in şimdiye kadar düzenlediği seyahatlerde işadamlarıyla ilgili yaptığı gözlemlere göre onlar hobileri olan ve buna gereken önemi veren insanlar. Derbent, hobilerine ayırdıkları zamanın onları zenginleştirdiğini ve iş yaşamlarına olumlu katkısını fark edebilme ayrıcalığında olduklarını düşünüyor. Derbent, bu konuyla ilgili, “Özellikle vahşi yaşam fotoğrafçılığı bir yönetme ve karar verme becerisi ister ki, bunlar işadamlarında zaten var olan özelliklerdir.” diyor. Derbent, işadamlarının ‘foto-safari’deki davranışlarıyla ilgili şu açıklamaları yapıyor: “Her türlü iklim koşulunda insana sabrının sınırlarıyla yüzleşmeyi öğreten bir iştir vahşi yaşam fotoğrafçılığı ve ancak sabrettiği ölçüde ödülünü alacaktır fotoğrafçı. Vahşi doğada başarılı fotoğraf çekebilmenin bir başka şartı da kusursuz bir donanımdır. Elbette yalnız teknik donanımdan söz etmiyorum. Bu donanım, doğa ve hayvana sevgi, onlarla barışık olabilme, önceliği onlara tanıyabilme özelliği ile başlar ve onlara saygıyla devam eder. Fotoğrafçı bu donanıma sahip değilse elindeki teknik ekipman işlevsiz kalmaya mahkumdur. Benimle gelen işadamları bu özelliklere fazlası ile sahip insanlar.”

Hedef: İmparator penguenler
Fotoğraf için uygun zaman, çekilmek istenen hayvana ve onun hangi coğrafyada çekilmek istendiğine göre değişiyor. En çok merak edilen hayvanlar ise vahşi kediler. Aslan, leopar, çita, kaplan, puma, jaguar ve kar leoparının yanı sıra kutup ayısı, dağ gorilleri, penguen ve balık kartalı da en çok ilgi gören hayvanlar arasında yer alıyor. Süha Derbent, yakın bir gelecekte Antarktika’da imparator penguenlerle ilgili özel bir çalışma yapmayı planladığını söylüyor.

İşadamları ‘foto-safari’ye nasıl yaklaşıyor?
-İşadamlarının bu alanda büyük hedefleri var. Mesela ağaçta leopar çekmek istiyor. Veya avını yere indirirken, ya da balık kartalının avını sudan çıkarırken…
-Hayvan davranışı konusunda bilgi sahibi olmak istiyorlar. Hayvan ne zaman uyanır, uyur, esner, ağaçtan iner, inerse hangi daldan iner, hangi ışıkta hangi hayvan iyi görünür, taktığı lense göre hangi mesafeden çekmesi gerekir, hangi açılar en sağlıklıdır, bunları bilmek istiyorlar.
-Zamanları çok kısıtlı olduğu için nokta atışı yapmak istiyorlar. Nerede sabırlı, nerede hırslı olacaklarını çok iyi yönetebiliyorlar. Hepsinin ortak özelliği kararlılık…
-Safaride bile cep telefonunu yanından ayırmıyorlar. Fakat hayvanları ürkütmemek için sessiz konumda tutuyorlar.