İstanbul’dan Afrika’ya Uzanan Gizemli Bir Yolculuk

İstanbul’dan Afrika’ya Uzanan Gizemli Bir Yolculuk

İş hayatında uzun yıllar çalıştıktan sonra dünyayı gezmeye karar veren Ali Eriç, ikinci kitabı TurAfrika ile okuyucularını Afrika’nın gizemli noktalarını keşfe çıkarıyor.

Bazen hayat, insana farklı bir fırsat verir. Eğer bu ipuçlarını doğru değerlendirebilir ve yüreğimizin sesine kulak verirsek, önümüzde açılan yeni kapılardan geçerek hep hayalini kurduğumuz masalsı geleceği inşa edebiliriz. Tıpkı yazar ve gezgin Ali Eriç gibi… ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan, yıllarca iş hayatında aktif çalışan ve aslında yapmak istediği şeylerle, yaptıklarının örtüşmediğini hissettiğinde ise kendisine yepyeni bir yol haritası çizen Eriç, dünyanın dört bir yanını geziyor ve anılarını kaleme alıyor. Eriç, Afrika seyahatinde yaşadığı her tecrübeyi, ikinci kitabı “TurAfrika” ile ölümsüzleştirdi.

Afrika’da 6 ayda 30 bin kilometre katetti

Gezgin Ali Eriç, büyük ilgi gören “İstanbul’dan İstanbul’a Bir Dünya Seyahati” adlı kitabının  ardından bu defa Afrika seyahatini kaleme aldı. Kendi aracıyla ilk kıta aşırı uzun seyahatini Afrika’ya yapan Eriç; 13 ülke, 6 ay ve yaklaşık 30 bin kilometre sonra Nisan 2006’da Cape Town’da sona eren bu benzersiz yolcuğunun anılarını “TurAfrika” adlı yeni kitabında derledi. 1982 yılında ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümü’nü bitiren Eriç, çeşitli yabancı ve yerli şirketlerde görev yaptıktan sonra 1994 yılında artık kendi işini kurmak için doğru zamanın geldiğini düşündü. Bu kararıyla başlayan süreç giderek ağırlaşmaya, kurduğu şirketin sorumlulukları ve boyutu hızla büyümeye başlamıştı ki 2001 yılında hayatı daha “çekilir” hale getirmeye karar verdi. Şirketi radikal bir kararla önemli oranda küçülttü. Bu tarihten itibaren, yönetimle ilgili sorumluluklarını genç ortaklarına devretmeye başladı. Eriç, 2004 yılında yaşantısının profesyonel bölümünü “rölantiye” almaya ve kaçırdığı hayatı yeniden yakalamaya karar verdi. Kalbinin sesini dinleyen Eriç, daha üniversite yıllarında başlayan dört çeker arazi aracı merakı ile seyahat etme tutkusunu birleştirerek dünyayı gezmeye başladı.

Bu kez ilk seyahatinin kitabını yazdı

Başarılı bir işadamıyken kaçırdığı hayatı yeniden yakalamaya ve bir gezgin olmaya karar veren Ali Eriç; Ekim 2005’te özel yapım arabasıyla İstanbul’dan Afrika’ya doğru tek başına yola çıktı.

30 bin kilometre ve 13 ülke katettikten sonra, Nisan 2006’da Cape Town’a vardı. İlk seyahatinden aldığı ilhamla, kıta aşırı ikinci ve büyük seyahatini, yine aynı araçla dünyanın çevresini dolaşarak gerçekleştirdi. Bu seyahate de İstanbul’daki evinin önünden yola çıkan Ali Eriç, tam 3 yıl, 1 ay ve 10 günde 5 kıta ve 39 ülkeyi aşarak 132 bin kilometrelik rotasını Haziran 2012’de bitirdi. Böylece, Türk plakalı bir araçla yapılan ilk dünya seyahatini gerçekleştiren gezgin, ilk kitabı olan “İstanbul’dan İstanbul’a Bir Dünya Seyahati”ni, bu ikinci ve büyük seyahatindeki anılarından derledi. İlk kitabının satış başarısından ve gördüğü ilgiden cesaret alan Ali Eriç, aslında hiç planda olmayan ikinci kitabını ise ilk yaptığı Afrika seyahati için hazırladı. Eriç, bu ilham verici Afrika seyahati ile ilgili anılarını Cinius Yayınları’ndan çıkan “TurAfrika” isimli ikinci kitabında topladı.

Çölün gizemi, Nil’in büyüsü ve vahşi doğanın cazibesi

Yüreğinin sesine kulak veren, hem iş hayatının yoğun stresinden uzak kalmak hem de hayallerini gerçekleştirmek için uzun bir yolculuğa çıkan Ali Eriç, kendi arabasıyla çıktığı yolculuğunda Afrika kıtasını kuzeyden başlayarak en güney ucuna kadar geçti. Bu seyahat boyunca 13 farklı ülke dolaştı. Birbirinden farklı kültürleri yerinde gözlemledi ve yepyeni yaşam hikâyelerinin şahidi oldu. Bu yolculukta zorlu yol ve doğa koşullarına göğüs gerdi, çölleri aştı. Karşısına çıkan bin bir çeşit hayvanın izini sürdü. Tek başına altı ay boyunca, 30 bin kilometre yol katetti. Keyifli, heyecanlı ve yer yer tehlikeli bir macerada bol bol anı biriktirdi. Daha sonrada gezdiği, yediği, içtiği, şahit olduğu, hissettiği her bir detayı tek tek kaleme aldı. Eriç, aslında pek çoğumuzun yapmak isteyip de bir türlü cesaret edemediği bir hayali gerçekleştirebilen cesur isimlerden biri. Hayat akıp giderken ve türlü türlü sorumluluklarımız varken, hangimiz hayallerimiz peşinden gidebiliyoruz? Eriç’in hikâyesi, doğru zaman geldiğinde ruhumuzu dinlememiz gerektiğinin en güzel örneklerinden biri…