İSTER MAKARNA, İSTER HİNDİ YİYİN: HAREKETSİZ KALMAYIN

AYIN MÖNÜSÜ
Karışık Tahıllı Ev Ekmeği
Kereviz Dolması
Fesleğenli Makarna
Hindi Tandır
Ayva Tatlısı

Kalp rahatsızlıkları çok genç yaşlarda görülmeye başlandı. Ölümle sonuçlanmasa bile kalbi zorlandığı için yaşam kalitesini kaybederek yaşamak zorunda kalan birçok kişi var. Her yaş grubundan kadın-erkek herkesi ilgilendiren kalbimizi ayakta tutabilmenin en önemli koşulu ise yaşam alışkanlıklarımızı idealize etmek. Beslenmenin en çok ilgili olduğu alanlardan birisi de bu yüzden kalp aslında. ‘Kalbini korumak isteyen insanlar nasıl beslenmeli?’ sorusunun yanıtını aradığımızda ise Prof. Dr. Erdem Kaşıkçıoğlu’na kulak vermek istedik.

Kendisi Kahramanmaraşlı olan Kaşıkçıoğlu, kalp sofrası için örnek mönüyü Ege’den oluşturdu. Tabii bunda Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kardiyoloji Klinik Şefi olan Doç. Dr. Hülya Akhan Kaşıkçıoğlu’nun payı olduğunu evlerine gittiğimizde öğrendik. Tüm mönünün oluşturulmasında ve hazırlanmasında eşinin büyük emeği olduğunu söyleyen Prof. Dr. Erdem Kaşıkçıoğlu, “Size hazırladığımız yemekler bizim de evimizde daima pişen besinler. Tabii kırmızı etli yemekler de pişiriyoruz.” diyor.

Türkiye’de kalp sağlığı ile ilgili ‘alarm’ seviyesine çıkmamızı gerektiren bir durum var mı?
Maalesef. Özellikle de hareketsiz bir yaşamla birlikte çocuklarda obezitenin artması, gelecek kuşaklarda görülebilecek kalp sorunları konusunda bizi endişeye sürüklüyor. Beslenme çok önemli. Aileler bir takım kontrol yöntemleri geliştirmeli, yemeklerini hep birlikte yemeli. Beslenme şemasında ön planda yağsız bir diyet programını öneriyoruz. Kalorisi düşük ve glisemik indeksi düşük besinlerin öncelikli olması lazım. Ayrıca lif yoğunluğu yüksek gıdalar mutlaka soframızda olmalı.

Ekmek yerken nelere dikkat etmeliyiz?
Yani siz ekmek de yemelisiniz ama lifli yani tam buğday formatında undan yapılmalı. Kepekten, yulaftan zengin ekmekler tercih edilmeli. Beyaz ekmeği yememelisiniz. Lifi yüksek gıdalar özellikle midede ve bağırsak sisteminde çok fazla yer kaplayarak iştah düzenlemesini yapar.

Makarna peki?
Çocuklarınız tabii ki makarna ya da pilav da yiyecek, siz de yiyeceksiniz. Ancak esmer undan yapılmış, kepekli makarnalar tercih etmelisiniz. Sosları ağır yağlı olmasın. Türkiye’de en çok yapılan domatesli makarna lif zenginliği açısından rahatlıkla tercih edilebilir. Ketçap mayonezli makarna doğru değil. Hatta pilavını bile ketçapla yiyenler var şaşırıyorum, çok yanlış.

Kırmızı et çok yaygın tüketiliyor ve çok seviliyor. Kalp sağlığını düşünen yemeyecek mi?
Aslında bu yanlış anlaşılıyor. Kırmızı et çok yararlı bir besindir. Esansiyel aminoasitleri alabildiğimiz tek gıda. Kullanılabilir demiri en iyi kırmızı etten alıyoruz. Üstelik de Türkiye anemi yani kansızlığın yoğun yaşandığı bir ülke. Bu yüzden mutlaka beslenmemizin içinde kırmızı et olmalı. Bazı aileler ‘her öğünde olmalı’ diye yaklaşıyor ama normali haftada iki gündür. Kırmızı eti yağ kullanmadan pişirmeyi tavsiye ediyoruz.

Yemeklerde yağ kullanırken neye dikkat edilmeli?
Beslenme listenizde ne olduğunun yanı sıra tüketilme miktarları da çok önemli. Örneğin kalp sağlığı diyetinde zeytinyağı öneriyoruz diye istediği kadar kullanacağını düşünenler var. Oysa günde en fazla iki yemek kaşığı zeytinyağı tüketilmeli. Yine işlemden geçirilmemiş, doğal yapılan tereyağı miktarına dikkat ederek yenilebilir.

Az mı hareket ediyoruz?
Sloganımız; yediğimizden fazla hareket edersek, sorun yok. Tabii kare bir çikolata yerseniz 5 kilometre koşmanız gerektiğini de söylemeliyim. Beslenme kültürümüzde sorun var. Doymayla-doymama arasındaki sınırda durmalıyız. ‘Doydum’ diyene kadar yiyoruz, yanlış. Çok aç hissetmediğiniz an bırakın. Ama bizde ekmekle doyma sözkonusu. Üstelik de beyaz ekmek iştah açar, yedikçe yemek istersiniz. Kontrol edemezsiniz. Ekmekle makarna, pilav yiyen insanlar var. Biz dört kişilik bir aileyiz haftada bir 200 gram tam tahıllı ekmeği pişirip 7 gün boyunca tüketiyoruz. Fazlasına gerek yok.

Bugün bize hindi yaptınız beyaz et yaygın tüketilmeli mi?
Beyaz et denildiğinde ilk akla tavuk gelirdi ama toplum olarak tavuk yemekten korkar olduk. Kentleşen bir toplum olarak üretim aşamaları bilinen ürünlerden almak lazım… Doğal besili, oldukça cılız tavuklar söz konusu. Ama fiyatları en az üç kat üstünde bir fiyatı var. Bu değişmeyecek. Çünkü sağlığımız tehdit altında. Manüpilasyonu olmayan beyaz et balık; onda da deniz tercih edilmeli. Hindi ise riski daha az, daha doğal yetiştirilen bir beyaz et ürünü. Daha çok kırsal bölgelerde açık havada yetiştiriliyor. Yağ oranı, kolesterol oranı daha düşüktür.

KARIŞIK TAHILLI EV EKMEĞİ
Yarım kilo 7 tahıllı un karışımı, 1 su bardağı ceviz, yarım çay bardağı keten tohumu, 1,5 su bardağı ılık süt, 1 paket kuru maya, 1 tatlı kaşığı şeker, yarım su bardağı ılık su
Yapılışı: Maya, şeker ve ılık suyu karıştırıp 10 dakika bekletin. Unu derin bir kaba alın, kabarmış maya ve sütü ilave ederek yoğurun. Kıyılmış ceviz ve keten tohumunu ilave edip tekrar yoğurun. Hamur üzerine temiz nemli bir bez örterek iki katı kabarıncaya kadar (takriben 1-2 saat) mayalandırın. Önceden ısıtılmış fırında başlangıçta 10 dakika 230 derecede, daha sonra 210 derecede 30 dakika pişirin.

KEREVİZ DOLMASI
2 adet orta boy kereviz, 2 adet havuç, 1 su bardağı bezelye, 1 orta boy kuru soğan, 1 greyfurt, 1 portakal, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, çeyrek demet dereotu
Yapılışı: Soğanları ince yemeklik, havuçları küp küp doğrayın. Kerevizleri soyup 2 parmak kalınlığında yuvarlak dilimleyin. Geniş bir kaba kerevizleri sıralayın. Malzemenin tamamını üzerine dökün. Greyfurt ve portakalı sıkıp suyunu yemeğe ilave edin. Zeytinyağı ve tuzunu ekleyip kısık ateşte hepsi yumuşayınca kadar yarım saat pişirin. Soğuduktan sonra düz bir servis tabağına önce kerevizleri üzerine de sebzeleri yerleştirin. İnce kıydığınız dereotlarını serpiştirip servis edin.

FESLEĞENLİ MAKARNA
Tam buğday makarnası, 3-4 dal taze fesleğen, 1 adet kuru soğan, 4-5 diş sarımsak, 2 tatlı kaşığı kurutulmuş fesleğen, yarım paket domates püresi (mevsim uygunsa 4-5 rendelenmiş domates)
Yapılışı: Makarnayı yaklaşık 1-1.5 litrelik, 2 kaşık zeytinyağı ve tuz ilave edilmiş kaynayan suda suyunu çekinceye kadar pişirin (makarnalar diri kalmalıdır). Başka bir tavada zeytinyağında soğan ve sarımsakları kısık ateşte çevirin. Üzerine domates püresi ve toz fesleğeni ilave edip 2-3 dakika daha pişirin. Sosu makarna ile karıştırıp 1-2 dakika daha ocakta makarnaların sosu çekmesi için bekletin.

HİNDİ TANDIR
1 kilogram hindi but, 1 demet taze kekik, 10-15 diş sarımsak, 2-3 yemek kaşığı sızma zeytinyağı, 10-15 adet arpacık soğan, 1 tatlı kaşığı kimyon
Yapılışı: Hindi butlarını derisini aldıktan sonra derin bir kaba alın. Zeytinyağı, kimyon ve ezilmiş 5-6 sarımsaktan elde edilen sosla eti ovun. Etin üzerine bıçak aracılığı ile küçük kesikler açıp ikiye böldüğünüz sarımsakları yerleştirin. Kekikleri de dal halinde etin aralarına, üzerine bol bol koyun. Ağzını sıkıca kapatıp bir gece buzdolabında dinlendirin. Ertesi gün fırına dayanıklı ve kapaklı bir kaba alın. Arpacık soğanlarını ilave edin. Etin yüzeyini eşit miktarda tuzlayın. Ağzını sıkıca kapatıp 170 derece ısıda 2-3 saat pişirin.

AYVA TATLISI
4 adet orta boy ayva, 2 su bardağına yakın su, 2-3 adet çubuk tarçın, 1 su bardağı toz şeker, 6-7 adet kuşburnu çiçeği, ceviz, dondurma
Yapılışı: Ayvaları yıkayıp, kabukları soyun. Çekirdeklerini mutlaka çıkarın. Kabukların büyük bölümünü tencerenin tabanına yerleştirin. Üzerine ayvaları, kalan kabukları, çubuk tarçını, çekirdekleri ve kuşburnu çiçeklerini boş kalan yerlere yerleştirip suyu ve şekeri ilave edip kısık ateşte kaynatın. Ayvalar yumuşayıncaya kadar pişirin. Derin cam bir servis tabağına alıp suyu da üzerine ilave edin ve soğumaya bırakın. Servis yapılırken ortasına isteğe bağlı miktarda dondurma koyup cevizle süsleyebilirsiniz.