KEÇİ SÜTÜNÜ TÜRKİYE’YE SEVDİREN İSİM

Baltalı Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Funda Özer Baltalı, Türkiye’nin ilk yüzde 100 keçi sütü ve ürünlerini üreten çiftliğiyle, Türk hayvancılık sektöründe önemli bir ilke imza attı. Keçi sütünün anne sütünden sonraki en değerli süt olduğunun altını çizen Baltalı hem Türkiye’nin adını global arenada duyurmak hem de çocuklarını en sağlıklı şekilde büyütmek isteyen annelere katkıda bulunmak amacıyla bu hayalini hayata geçirdi. Yapılan araştırma ve tetkikler sonucunda kalite olarak anne sütüne en yakın süt olduğu tespit edilen keçi sütünün yeni doğan bebeklerin beslenmesinin yanı sıra birçok hastalığın tedavisine de yardımcı olduğu dikkat çekiyor. 100 gram anne sütündeki kalsiyum oranı 32, inek sütünde 119, keçi sütünde ise 134 miligram olarak öne çıkıyor. Mayıs 2008’de keçilerini satın alan, Ocak 2009’da çiftlik yatırımını tamamlayan ve 2010’da süt ve süt ürünleri üretmek üzere İzmir Seferihisar’da keçi sütüne yatırım yapma kararı alan Baltalı, Türkiye’de 12 ay boyunca süt elde edilen ilk yerli keçi ırkını yetiştirmeyi başardı. Baltalı, yeni dönem hedeflerini Raillife’a anlattı:

Baltalı Gıda ile özelikle keçi sütü üretimine yönelik bir proje gerçekleştirmeye nasıl karar verdiniz?
Daha önce deri sektöründe faaliyet gösteriyordum. Ancak gönlümde hep Türkiye’nin potansiyelini kullanabileceğim ve ülkemin gelişimi için fırsat olabilecek başka bir iş yapmak vardı. Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktaki potansiyeline her zaman çok inanıyordum. Keçi sütünün anne sütüne en yakın değerlerde olması gerçeği, beni süt sektörüne, özellikle de keçi sütüne çok yaklaştırdı. Bir anne olarak çocuğumun sağlıklı ve doğal beslenmesi de ilk önceliğimdi. Bu konuda bir anne duyarlılığı ile hareket ettim ve hayvancılık sektörüne girip keçi çiftliği kurmaya karar verdim. Türkiye’de inek sütüne alerjisi olan pek çok kişi var. Türkiye’de çok sayıda inek çiftliği yatırımı yapılmış olmasına karşın keçi konusunda bir yatırım yapılmadığını hatta ihmal edilen bir alan olduğunu gördüm. Herkesin sağlıklı beslenmeye hakkı olduğu düşüncesiyle bir keçi çiftliği kurmak istedim.

Peki, bu süreç nasıl gelişti? Nasıl bir konsept doğrultusunda ilerlediniz?
2008 yılının Mayıs ayında önce keçileri alarak yola çıktık. Ocak 2009’da çiftlik yatırımımız tamamlandı. 2010 yılında ise süt ve süt ürünleri üretmek üzere keçi sütüne yatırım kararı aldık. Şubat 2011’de ise ürünler raflarda yer aldı. Türkiye’de 12 ay boyunca süt elde edilen sağlıklı, hastalıktan ari keçi sütü ırkı geliştirerek bir ilke imza attık. Bu süreçte sağlıklı ve yüzde 100 keçi sütü tedarikimizi güçlendirmek için bu alanda yapılan yatırımlara destek vererek, sözleşmeli çiftliklerin kurulmasına destek olduk. Şu anda Türkiye genelindeki yerel-ulusal zincirler, market-şarküteri gibi geleneksel kanallar da dâhil olmak üzere günlük pastörize süt, 200 ml ve 1 litre olmak üzere uzun ömürlü UHT süt, 11 çeşit peynir ve son ürünümüz olan ‘Kolay Yoğurt’ ile yüzde 100 keçi sütünden, hiçbir katkı ve koruyucu içermeyen ürünlerimizle tüketicilerimizle buluşuyoruz.

İzmir Seferihisar’da kurulan çiftliğinizin süt üretim kapasitesi nedir?
Toplamda 5 ton işliyoruz. Ama işletmemiz 10 ton süt işleme kapasitesine sahip. Kendi çiftliğimizden 1.5 ton, 17 farklı çiftlikten ise 3.5 tonda süt alıyoruz. Bizim süt miktarımız hiç düşmüyor. Sütümüz aynı noktada sabit kalıyor, hayvanlarımızı senkronize ediyoruz. Şu anda 600’ün üzerinde sağılan hayvanımız var. Standardı tutturmaya çalışıyoruz ve her sene de süt aldığımız çiftliklerin sayısını artırarak devam ediyoruz.

Sektörde nasıl bir açığı kapattığınızı düşünüyorsunuz?
Öncelikle anne duyarlılığını ve kadın titizliğini sektöre getirdiğimizi düşünüyorum. Yüzde 100 keçi sütünden, hiçbir koruyucu katkı ilave etmeden, bütün zorlukları göze alarak üretim yapıyoruz. Son ürünümüz olan ‘Kolay Yoğurt’ hem Türkiye’de hem dünyada üretim metodu olarak adımıza tescilli son derece yenilikçi bir ürün. Evinizde kolayca, günlük ihtiyacınız kadar, hiçbir makina ve maya kültür gereksinimi olmadan sağlıklı yoğurt yapma imkânı veriyor.

Keçi sütünün faydaları hakkında bilgi verebilir misiniz?
Keçi sütü özellikle son yıllarda sağlıklı beslenmeye verilen önemin artması ve keçi sütünün yararlarının giderek daha fazla duyulmasıyla ivme kazandı. Yüzde 100 keçi sütüne yönelik ürün satın almak isteyen kişilere geniş bir ürün yelpazesi ile hizmet veriyoruz. Keçi sütü değerleri itibariyle anne sütüne en yakın süt olarak öne çıkıyor. Keçi sütü anti alerjendir, içindeki laktoz miktarı çok çok düşüktür. Alerjik bünyeler, yüksek kolesterolü olanlar, yağlanma ve kilo sorunu olanlar da rahatlıkla tüketebilir. Ayrıca son dönemde yaygın olarak MS ve kanser tedavilerinde uygulanan beslenme rejimlerinde keçi sütü ve ürünlerine yer verildiğini biliyoruz.

2013’te ağırlıklı olarak hangi projelere odaklandınız?
Türkiye’de geniş kitlelere ulaşmayı hedefledik ve bunun için çok çaba harcadık. Son dönemlerde yurtdışından markamızın adını duyup, ürünlerimizi almak isteyen pek çok firma sahibi oldu. İlk ihracatımızı yakın bir zamanda Kıbrıs, Azerbaycan ve Kuveyt’e yaptık. Aynı zamanda, yenilikçi anlayışımızla 2013 yılı içerisinde UHT keçi sütü ile evde sağlıklı, katkısız yoğurt yapma imkânı veren ‘Kolay Yoğurt’u raflara taşıdık. 2013’ü 8.5 milyon TL ciro ile kapattık, 2014 yılı ciro hedefimiz ise 16 milyon TL.

2014 yılına yönelik ne gibi yeni hedefleriniz bulunuyor?
2013 yılı sonu itibariyle başladığımız ürünlerimizin ihracatına 2014 yılında daha çok ağırlık vererek toplam satışlarımızın yüzde 10’luk payını ihracatın oluşturmasını planlıyoruz. Ayrıca, 2014 yılında yüzde 100 keçi sütünün kullanılacağı bisküvi ve kurabiyelerle tüketicilere yeni lezzetler sunarak ürün gamımızı geliştireceğiz. Ardından bebek maması ve dondurma çalışmalarımızla yolumuza devam edeceğiz. Türkiye’de ilk defa taze meyve püresi ve sağlığa faydalı bir kakao türü kullanarak meyveli ve kakaolu günlük pastörize sütlerimizi raflara çıkaracağız.

Kadın bir girişimci olarak iş dünyasında ne tip zorluklarla karşılaştınız? Genç girişimcilere yönelik tavsiyeleriniz neler?
Girişimcilik kararının değil, girişilen işi başarılı kılmanın zor olduğunu düşünüyorum. Beni bu alana iten güç; anne olmam, temel gıda olan süt ürünleri alanında sağlıklı, doğal, lezzetli ürünlerin herkesin hakkı olduğunu düşünmem, süt ürünleri içerisinde en sağlıklı olanın keçi sütü olduğunu bilmemdi. Ama bu üretimi yapabilmek için en önce hammadde kaynağını sağlamam ve bunun için bir çiftlik kurarak hem bir ilk olup süt keçisi ırkı geliştirmem hem de başka büyüklü küçüklü yatırımcılara destek olup süt kaynağımı artan taleple orantılı geliştirmem gerekiyordu. Türkiye’de yoktu bu iş. Bu derecede büyük keçi çiftliği de yoktu. Yeni girdiğim ve Türkiye’de olmayan bir pazara yatırım yapmak riskliydi. Ama ben bu işe inanmıştım ve bu riski almalıydım. Risk almadan da girişimci olunamıyor ne yazık ki.