KICK BOX İLE HUZUR BULUYOR

Haftada 2-3 kez kick box yaparak form tutan Tudors Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Ayaydın, iş dünyasındaki en dinamik yöneticilerden biri. Kick box’ın yanı sıra futbol oynayan, yaz aylarında sık sık yüzen Ayaydın, ofisinin üst katını antrenman alanına dönüştürmüş. Ayaydın, bu sayede canı her istediğinde üst kata çıkıp, kick box yaparak stres atıyor. Kick box dünya şampiyonu Serkan Yılmaz’dan özel ders alan Ayaydın, bu spor sayesinde olaylara bakış açısının değiştiğini ve artık çok daha sakin bir mizaca sahip olduğunu belirtiyor

Tudors Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Ayaydın, son derece yoğun bir çalışma temposuna sahip olsa da ailesine ve dostlarına her zaman vakit ayırmaya çalışıyor. Sporu hayatından asla eksik etmeyen Ayaydın, futbol, yüzme ve kick box gibi sporlardan aldığı güçle, güne çok daha dinamik başladığını söylüyor. Son iki yıldır düzenli olarak kick box yapan Ayaydın, bu sporla nasıl tanıştığının hikayesini ise şöyle anlatıyor: “Aslında bu spor dalıyla tanışmam maalesef biraz geç oldu. Kick box’a çok daha önceden başlamış olmak isterdim. Kick box sporuyla ilgili olarak öncesinde sadece televizyondaki birkaç önemli maçı izlemiştim. Küçük yaştan beri spor yapıyorum. Spor yapmayı sevdiğim için şirkette kendime küçük bir spor odası yapmıştım. Bir gün ziyaretime gelen bir arkadaşım, beni kick box dünya şampiyonu Serkan Yılmaz ile tanıştırdı. Serkan Hoca, spor odamdaki box torbasını görünce neden kick box yapmadığımı sordu. O zamana kadar hiç aklımda yokken, o günden sonra Serkan Hoca ile antrenmanlara başladık. Haftada en az 2-3 gün kick box antrenmanı yapıyoruz.”

Antrenman saatini iple çekiyor
Kick box dersleri almaya başladıkça bu sporun aslında tehlikeli olmadığını ve kendisini hem fiziksel hem de ruhsal açıdan zenginleştirdiğini ifade eden Yaşar Ayaydın, sözlerine şöyle devam ediyor: “Antrenman yaparken, o an için zihnimde olan ve bana sorun yaratan tüm güncel sorunlardan uzaklaşıyorum. Düşüncelerimi farklı bir alana kaydırmak, bana farklı bir özgürlük kazandırıyor. Bu özgürlük, zihinsel rahatlamayı da beraberinde getiriyor. İnanır mısınız, artık idman yapmadığım günlerde, antrenman saatinin gelmesini iple çeker hale geldim. Kick box, hayatımda gerçekten de çok önemli bir konuma sahip. Kick box’ı neden bu kadar çok sevdiğime gelince… Bir gün İstanbul’da yapılan bir organizasyonu, tribünde izleme şansına sahip oldum. Oradaki sporcular her maçtan sonra birbirlerine sarılıyordu. Yenilgi ya da galibiyetin aslında çok da önemli olmadığını, önemli olanın sportmenlik olduğu mesajını, bu kadar düzgün bir şekilde verebilen bu spor dalını, o tribünde gözlemlemek beni gerçekten çok etkiledi. Yenen sporcu, yenilen sporcunun elini havaya kaldırıyor. Aslında kaybeden yok imajı veriliyor. Hıncahınç dolu olan tribünlerde tek bir kişi bile taşkınlık yapmadı. Seyirciler, sadece kazananı değil, kaybedeni de gönülden alkışlıyordu. Bu ana şahit olmak, bu sporu bana daha da çok sevdirdi.”

Küçük tartışmaları büyümeden çözüyor
Kick box’u yaşamının merkezine koyan kişilerin, bakış açılarının da değiştiğini dile getiren Yaşar Ayaydın, “Kick box yaparken, ister istemez konsantrasyonunuz başka alanlara kayıyor. Gün içinde aklınıza takılan hiçbir konudan eser kalmıyor. Bu sporla haşır neşir olmak ruhsal olarak gerçekten de olumlu bir bakış açısı yaratıyor. Eskiden negatif bir olayla karşılaştığımda daha sert tepki verebiliyorken, bugün kick box’un sinerjisiyle küçük tartışmaları, hiç büyümeden halledebiliyorum. Bu bakış açısı hem kendinize olan güveninizi artırıyor hem de stresinizi atmanıza yardımcı oluyor.” diyor.