KIŞIN BAHARI YAŞAYAN KENT: İZMİR

Nefesimi tutup İzmir’in bütün güzelliklerini bir çırpıda sayabilirim; kozmopolitliği, Kordonboyu, bulvar kahveleri, faytonları, imbatı, iyot kokusu, Kemeraltı’sı, Kültürpark’ı, Karşıyaka’sı, görmüş geçirmiş semtleri, palmiyeleri, Pasaport’u, vapurları… Bir de, ılıman iklimi… Kışın ortasında baharı yaşayabilen bir kent olduğu efsane değildir. Deniz kenarında yürümenin keyfine doyulamayan, Ege’nin o çarpıcı kenti, İzmir…

Mesela saat 10’da, buluşalım Kordon’da 
“Sevinç’te indirir misiniz?..” İzmir’in dolmuşlarına binen her yolcu, bu cümleyi defalarca duymuştur. İzmir’in en canlı duraklarından birine ismini veren, İzmir’in ilk çikolatasının, kestane şekerinin yapıldığı Sevinç Pastanesi, neredeyse yarım asırdır aynı yerde. Şık hanımların, beylerin, İzmir’in kalburüstü tabakasının uğrak yeriydi burası.

Bugün Alsancak ya da Kordon’a çıkmak, İzmir’in ne denli dışadönük bir kent olduğunu anlayabilmek için yeterli. Kordon’a yapılan kaçamaklar, Pasaport’ta başlayan masum aşklar, Reyhan Pastanesi’nde randevulaşmalar hâlâ var ama İzmir’in sokakları son yıllarda hızla renklendi. Doldurula doldurula, evlerin denizden uzaklaştığı Kordon’un meşhur bir şarkısı vardır: “Sensiz hayat İzmirli’m/ Zor gibi geldi bana/ Bir münasip zamanda/ Mesela saat onda/ Buluşalım Kordon’da/ Der gibi geldi bana…” İzmirli Bestekar Necip Mirkelamoğlu’nun ünlü bestesini yeni kuşak bilmez ama, en popüler iki dizesi, birçok İzmirli tarafından söylenegelmiştir.

Kentin kalbi Kemeraltı
Bir İzmirli’ye, nereli olduğu sorulduğunda, hazırlıklı olmak gerekir. İki türde cevap verebilir çünkü. Ya, “İzmirli’yim.” der ya da, “Karşıyakalı’yım…” Karşı yakanın insanları, Karşıyakalı olmaktan gerçekten de gurur duyarlar. Günbatarken vapurla Karşıyaka’ya geçmek ayrı bir keyiftir. İzmir’in ekonomisinin kalbi Kemeraltı’nda atar. Kemeraltı, gün içinde curcunasından hiçbir şey kaybetmez. Turşucular, kestaneciler, şerbetçiler, kahveciler, helvacılar, baharatçılar, peynirciler… Bir Konak-Kemeraltı turu, kent hakkında çok şey anlatır. Konak Meydanı, İzmir’in merkezi. Adım adım; Saat Kulesi, meydanın ünlü heykeli, Kurtuluş Savaşı’nın kahraman gazetecisi Hasan Tahsin’in ‘İlk Kurşun Anıtı’, Konak Meydanı’nı süsleyen 18. yüzyıldan kalma küçük Yalı Camii, 19. yüzyılın ortalarından kalma Hükümet Binası, bir zamanların şaaşalı oteli Ankara Palas, otelin arkasında, bugün Devlet Opera ve Balesi’nin binası yani efsanevi Elhamra Sineması…

Tarihin içinde tarih
Tarihi Kemeraltı Börekçisi’nin su böreği enfes. Börekleri kadar, duvarlarındaki eski İzmir fotoğrafları da masalarda nostaljik konuların açılmasına neden oluyor. Salepçioğlu Pasajı’na alışveriş harici girmenizin nedeni, pasajın diğer ucundaki, İzmir’in en güzel camisi, balkonlu ve merdivenli Salepçioğlu Camii’yi görmek olabilir. Tepelere bakmaya devam edin. Başdurak Sokak’ta Başdurak Camii ve bu sokakta karşılıklı iki binayı birleştiren demir bir geçit var. Binalar arasındaki bu kemerler, Kemeraltı’na adını vermiş. Arkadan dolaşarak, balıkçılar, zeytinciler, turşucular, kuşçular ve baharatçıların olduğu Kestane Pazarı’na girilir. Başdurak Camii’nin yakınında, Kemeraltı’nın az sayıda restore edilmiş ve otantik kalmış meydanlarından biri olan Sivil Ali Paşa Meydanı ve Şadırvanı var. Burada bir kahve molası verilebilir. Havra Sokağı’nda, İzmir’in en iyi ve ucuz sebze, meyve, balık ve peynirleri satılır. Sokağın adı, burada Museviler’e ait, kimisi hâlâ ibadete açık birçok sinagogun bulunmasından geliyor. Senyora Sinagogu, 500 yıl önce Yahudiler’in İspanya’dan kovularak Osmanlılar tarafından kabul edildiği döneme rastlıyor. Kemeraltı’nın en canlı yeri olan Hisar Camii ve Meydanlığı’nda Kızlarağası Hanı’nın küçük, renkli hediyelik eşya satan dükkanlarını, sahaflarını ve antikacılarını gezebilirsiniz. 1741 tarihli Kızlarağası Hanı’nın avlusunda çay içmeden bu nostaljik tur tamamlanmış olmaz.

İzmir nostaljisi başkadır
Konak’ta bulunan Etnografya Müzesi de gezi listenizde bulunsun. Konak’tan Cumhuriyet Meydanı’na oradan da Yeni Liman’a kadar olan bölgede alt katları restoran, kafe ve şık mağazalar olan apartmanlar sıralanır. Aralarında, tek tük, arşivden bir fotoğraf gibi karşınıza çıkan mermer evler vardır. Bunlardan biri de Atatürk Müzesi. İzmir’in en ünlü caddelerinden biri olan, trafiğe kapalı Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne açılan Muzaffer İzgü ve Gazi Kadınlar sokakları, seneler boyu yıkılmayı beklerken, restore edilerek şansı açılan ve çoğunluğu kafe ya da restorana dönüştürülen, cumbalı evlerle dolu. Eski Buca evlerini görmekte de fayda var.

Eski İzmir Kadifekale, kente en hakim noktada. İzmir ayaklarınızın altında. Aşağıda, İzmir Fuarı ve Kültürpark’ın yemyeşil sınırları. Yükselen apartmanların arasında, burası kentin nefes aldığı yer. Kadifekale’den yürüyerek Agora’ya inmek keyifli. Kentte Roma devrini en iyi yansıtan yer Agora.

Kentin kültürel mozaiği ve Asansör
Tarih boyunca İzmir’de gelenekleri, ibadet yerleri ve kültür alışverişleriyle, Türk, Rum, Ermeni ve Yahudiler birarada yaşadılar. Kayalıkların üst kısımlarına yerleşimin tercih edilmesinin en geçerli nedeni buradaki kaynak sularıydı. Her evin bahçesindeki kuyudan su elde ediliyordu. Sonraları bu semte ismini verecek Asansör kulesinin, çalışma sistemi de bu suyla mümkün oldu. Kemeraltı’nda ipekli kumaş imalatı yapan bir Yahudi esnaf, her gün sayısız basamaklı, dik merdivenleri inip çıkan mahalleliyi bu eziyetten kurtarmak için, 1907’de 40 metre yükseklikte ve hidrolik sistemle çalışan bir asansör kulesi inşa ettirdi. Anlatıldığına göre, her gün bin kişi bu asansörle inip çıkarmış. Bu nedenle de kârlı bir işletme haline dönüşmüş.

Asansör semtinde, 302. Sokak’ta doğmuş olan ünlü Fransız şarkıcısı Dario Moreno, fakir bir ailenin çocuğuydu. Düğünlerde, sünnetlerde hatta gençlerin toplantılarında şarkı söyleyerek, hayatını kazanırdı. Fransa’da ünlü bir şarkıcı olunca, hiçbir zaman kentini unutmadı. Ölmeden önce yazdığı ‘Canım İzmir’ şarkısı aynı zamanda onun vasiyetiydi. “İzmir, tatlı ve sevgili şehrim/ Bir gün, şayet senden uzakta ölürsem / Beni sana getirsinler/ Fakat mezarıma götürürken ‘öldü’ demesinler./ ‘Uyuyor’ desinler koynunda…/ Tatlı İzmir’im.”

LEZZET NOKTASI
İzmir’in ünlü lezzetlerini tadın; deniz çipurası, çöp şişi, boyozu, gevreği (simit), Kestane Pazarı’nın kestanesi…

FOTOĞRAF MOLASI
Bir günbatımında Asansör’den İzmir’e kuşbakışı bakın, bir diğerinde Pasaport İskelesi’nde olun.

LEZZET NOKTASI
Alsancak’taki Ziraat Mühendisleri Odası Lokali, leziz mezeleri ve taze balıklarının yanısıra kentin en dostane ortamlarından.

AKTİVİTE
İzmir’den bir saat mesafede, Foça, Urla, Çeşme ve Kuşadası gibi kaydadeğer gezi rotaları olduğunu unutmayın.