KÖFTE VE KURU FASULYEDEN VAZGEÇMEYENLERE…

Her evde, her annenin elinden çıkan köfte başkadır. Çünkü her annenin dokunuşu ve yüreğindeki sevgiyi katışı farklıdır. Sokakta asla köfte yemeyen, ev köftesi dışındaki bir köfteyi azğına bile sürmeyen pek çok kişi vardır çevrenizde… Kadıköy Kuşdili Caddesi’ndeki Köfteci Abi’nin köfteleri tüm bu tabuları yıkmaya aday. Hijyeni, etinin kalitesi ve sürdürülebilir lezzete odaklanan vizyonuyla öne çıkan Köfteci Abi’nin sahibi ve şefi Ali Türkkanlı, ailelere hitap eden restoranıyla sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin dört bir yanından gelen köfteseverlerin uğrak noktası olmayı başarmış.

Hayalini Köfteci Abi ile gerçekleştirdi
Aslen Erzincanlı olan Türkkanlı, çocukluğundan bu yana yemek yapmaktan büyük keyif aldığını dile getiriyor. Türkkanlı’ya köfteci açma fikrinin nasıl doğduğunu sorduk ve şu yanıtı aldık: “Oldum olası köfte-piyaz yemeyi çok severdim. 2014’te Köfteci Abi’yi açtım. Köftelerimiz kısa sürede çok beğenildi ve önemli bir müdavim kitlesi oluştu. Ama iddialı olduğumuz farklı lezzetlerimiz de var. Rumeli usulü kuru fasulyemiz, Edirne usulü yaprak ciğerimiz, patlıcanlı köftemiz, çorbalarımız, fırın sütlaç ve irmik tatlımız da oldukça lezzetli.”

Kuru fasulyesi ve ciğeriyle de iddialı
Aslında sadece köfte ve tavuk spesiyalleriyle öne çıkan bir restoran açmayı hayal ederken, kurduğu özel ekip sayesinde işlerin çok daha farklı bir noktaya gittiğini belirten Ali Türkkanlı, “Gelen aşçı başvurularını değerlendirirken, şu an birlikte çalıştığımız Soner Alkan ile tanıştık. Soner Şef, çok güzel kuru fasulye pişirdiğini söyledi. Böylece mönüye kuru fasulyeyi deekledik. Erzincan dermason kuru fasulyesini kullanıyoruz. Bu konuda çok iddialıyız. Pişirme tekniğimiz de hayli farklı. Bu nedenle asla gaz yapmıyor. Kuru fasulyemizi kuzu kuşbaşı etle pişiriyoruz.Kurufasulyede farklı bir sosumuz var. Bu salçalı sosu haftada bir yapıyoruz ve kuru fasulyeyi pişirirken, hep bu sosla pişiriyoruz. Izgaracı ararken, asıl işi ciğer kesmek olan bir usta ile görüştük. Onunla konuşurken, ciğer pişirmenin inceliklerini öğrendik. Böylece mönüye Edirne usulü tavaciğeri de ekledik. Bu süreci köri soslu tavuk bonfile, patlıcanlı köfte, toptop köfte, Rumeli usulü kuru fasulye, yaprak ciğer, kaşarlı köfte, yakitori gibi farklı lezzetler takip etti. Cacık, çorba ve tatlı gibi yan ürünlerle bugün 30 çeşit lezzeti hedef kitlemizle buluşturuyoruz.” diyor.

Yoğrulan köfteler 1 gün dinlendiriliyor
Hep aynı kasaptan alışveriş yapan, sürdürülebilir bir lezzet yakalayabilmek için köfte yapımına özel bir reçete ile hareket eden Ali Türkkanlı, köfte söz konusu olduğunda hususi olarak mutfağa giriyor ve yoğurma sürecinde her detayı titizlikle takip ediyor. Türkkanlı, “Buraya gelen müşteriyi kazanmak için tek bir hakkımız, tek bir atışımız var. Bu nedenlehedef kitlemize her zaman en özel lezzetleri, en hijyenik koşullarda sunmaya özen gösteriyoruz. Konuklarımızın buradan her anlamda mutlu ayrılmalarını arzu ediyorum. Lezzetimiz, hijyenimiz ve fiyatlarımızla, her konuğumuza, her geldiklerinde aynı lezzette spesiyaller sunmaya özen gösteriyoruz.” yorumunda bulunuyor. Köfte yaparken dana döş, kuzu eti ve kavram yağı kullandıklarını dile getiren Türkkanlı, kendi özel baharat karışımları ile eti lezzetlendirdiklerini, yoğrulan eti bir gün dinlendirdikten sonra servis ettiklerini ifade ediyor. Köfteyle birlikte servis edilen özel soğan dilimleri de oldukça lezzetli. İri halkalar şeklinde dilimlenen soğanlar; kırmızı pulbiber, zeytinyağı, esmer şeker, karabiber ve tuzla marine edildikten sonra ızgarada pişiriliyor.

ŞEF ALİ TÜRKKANLI’DAN KÖFTE TARİFİ
Malzemeler: 700 gram dana döş, 200 gram kavram yağı, 100 gram kuzu boşluk, 200 gram kırmızı soğan rendesi (rendenin kalın tarafıyla), 14 gram tuz, 120 gram galeta unu, 100 gram su, 6 gram kimyon, 3 gram sarımsak, 2,5 gram karabiber ve 2 gram kişniş.

Hazırlanışı: Dana döş, kavram yağı ve kuzu boşluğu tepsiye alın. Sırasıyla baharatları, soğanı, galeta ununu, suyu ve sarımsağı ilave ederek güzelce yoğurun. Tüm malzemeler iç içe geçene kadar köfteyi yoğurmaya devam edin. Ardından köftelerinize şekil vererek, dolapta 1 gün dinlendirin. Afiyet olsun.