KONYA VE MEVLANA MÜZESİ

KONYA VE MEVLANA MÜZESİ

“Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol
Hoşgörülülükte deniz gibi ol
Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol”

Tasavvuf tarihimizin önemli ismi Mevlâna Celaleddin Rûmi’nin yüzyıllar önceki bu öğütleri geçerliliğini bugün de koruyor değil mi?

Konya denildiğinde ilk akla gelen Mevlana Müzesi her yıl milyonlarca ziyaretçisinde işte bu önemli sözlerin tekrar tekrar hissedilmesine sebep oluyor. En kötü insanı bile, bağışlanmaya, sevilmeye layık gören Mevlana, Alman şairi Goethe ve ünlü ressam Rembrant’ı derinden etkilemiştir.

Konya Mevlâna Külliyesi, teşekkül, teşkilât ve misyon itibariyle Mevlevîliğin “Âsitânesi” yani merkez binasıdır.

Mevlâna Celaleddin Rûmi’nin babası Sultânu’l Ulema Bahauddin Veled, 1231 yılında vefat eder. Vasiyetine uyularak sağlığında sık sık gezintiye geldiği, sur önündeki Gül Bahçesi’ne defnedilir. Daha ilk günden itibaren ziyaret edilmeye başlanılan bu mütevazı kabir, bu günkü muazzam Mevlâna Ma’muresi’nin ilk yapısını teşkil eder. Mevlâna da, 17 Aralık 1273 tarihinde vefat edince, babasının başucunda hazırlanan kabre defnedilir.

Yeşil Kubbe denilen Mevlana’nın türbesi dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine yapılmıştır. O günden sonra yapıda faaliyetler hiç bitmemiş, 19. yüzyılın sonuna kadar yapılan eklemelerle devam etmiştir.

Müzenin avlusuna Dervîşân Kapısı’ndan girilir. Avlunun kuzey ve batı yönü boyunca derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, matbah ve Hürrem Paşa Türbesi’nden sonra, Üçler Mezarlığı’na açılan Hâmûşân (Susmuşlar) Kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa türbelerinin yanı sıra semahane ve mescit bölümleri ile Mevlâna ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır.

Müze’de dolaşırken, şu levhayı da okumadan geçmeyin:
“Kabetü’l-uşşâkbâşed in mekam
Her ki nakıs amedincâşod temam”*

*Bu makam âşıkların kâbesi oldu, buraya noksan gelen tamamlanır.