KUMLU TUVALLERE GİZLENMİŞ HAYATLAR…

KUMLU TUVALLERE GİZLENMİŞ HAYATLAR…

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü mezun olan Zeynep Erdinç, üniversitede okurken açtığı seramik atölyesi aracılığıyla uzun yıllar seramik sanatıyla ilgilendiğini belirtiyor. 1982’den 1991’e kadar seramik çalışmalarına ağırlık veren Erdinç, daha sonra sanat kariyerinde farklı bir dönüm noktasına geldi. Kendisini Kadıköy Yeldeğirmeni’nde yer alan atölyesinde ziyaret ettiğimiz Erdinç, seramik çalışmalarından resim çalışmalarına yönelme hikâyesini şu şekilde anlatıyor: “1991’den bu yana ise resimle iç içeyim. Ayrıca resim dersi aldım. Zamanla resimlerim de seramik eğitimimle doğru orantılı olarak seramik gibi olmaya başladı. Resim diliyle bir şeyler yapmaya çalışırken, içimdeki seramikçinin kendini  gösterdiğini fark ettim. Resim çalışmalarımda, derinlik yaratan katmanlar yaratabilmek adına kumla çalışmaya başladım. Kum, seramik geçmişimden ötürü zaten tanışık olduğum bir malzeme. Kumu aslında ince bir sıva gibi kullanıyorum. Tuval üzerine duvarlar fikriyle yola çıkmıştım. Prehistoryaya yakın ilgi duyuyorum. Mağara ve kaya resimlerine yönelik özel bir ilgim var. İnsanın yaratma eylemiyle  ilgilenirken, bu yüzyılda yaşamanın bireysel ağırlığını da sorgulamaya başladım. Bu nedenle geriye giderek, o yaratma eylemine, o kültürel yaşantıya ‘şimdinin’ algısıyla bakmak istedim. Bu çalışmalarda dokulu bir malzemeyi nasıl yaratacağımı analiz ederken, kumla çalışmaya karar verdim.”

Yalınlıktan ve doğadan besleniyor
20 Aralık-11 Ocak 2014’te Galeri Ark’ta Yüzey/Altı adlı bir sergi açan Zeynep Erdinç, “Bu sergiye 20’ye yakın eserimle katıldım. Her bir eserde farklı yüzey çalışmalarına odaklandım. Yüzeyin üstündeki ve altındaki çalışmalar neticesinde hem zamana vurgu yapan hem de şimdiyi gösteren işler çıktı ortaya. Aslında yapmak istediğim şey, ikircikli bir ortam yaratmaktı. Bakanın, kendi durduğu yerden, kendi birikimlerinden, kendi imgelerini oluşturabileceği farklı bir kapı açmak istedim. Çalışmalarımdaki bu katmanımsı yapının, o dip yüzeyin, yüzey altı ve yüzey üstü algısının biçimsel ve içerik olarak kendi zihnimde yarattığım kurguyu başarılı bir şekilde anlattığını düşünüyorum. Sonucu değil, süreci önemseyen biriyim. Dolayısıyla bu eylem, beni daha da yalın olana yönlendirdi ve aslında hiç sevmediğim bu kategorileştirme olaylarından kaçma olanağı tanıdı.” diyor.

Kaya ve mağaraları inceledi
Bundan sonraki çalışmalarında kumu katmanlarından azaltarak kullanacağını, zemini daha görünür kılacağını belirten Erdinç ilham kaynağını şöyle anlatıyor: “Kaya ve mağara resimlerini incelerken; rüzgârın, kumun ve zamanın, insana ve onun izlerine etkisi beni heyecanlandırdı. Burada doğa ile birlikte gerçekleşen bir hareket göze çarpıyor. Bazı çizgilerin altta ya da üstte olma halinden aslında belli bir zamanın geçtiğini anlıyoruz. Eserlerimde kontrollü bir şekilde kontrolsüz olmuş, doğa ve insanla birlikte yapılmış bir iz ya da yüzey olduğunu hissettirmeye çalışıyorum.”

Kumu rastgele serpmiyor
3 yıldır kumla çalışan Zeynep Erdinç, nasıl bir tekniğe sahip olduğunu ise şöyle özetliyor: “Bugüne kadar yaptığım her iş seramikle bağlantılı olduğu için dokusal bir yapıya sahip. Tuval üzerine tuval kolaj çalışmaları da yaptım. Yıkıcılığı, yıpratıcılığı biraz da insan olmayı sorgulamak adına başlayan bu süreç, beni kumla ilgili çalışmalar yapmaya yönlendirdi. Tuval üzerine önce alttan görünmesi gereken zemini çalışıyorum. Resimlerim genellikle monokromdur. Zemini attıktan sonra yapıştırıcı işin içine giriyor ve üzerine elimle kumu döküyorum. Dokuya şekil verebilmek için mala ya da demir testeresi gibi malzemeler kullanıyorum. Çalışmalarımın en önemli kısmını da bu süreç oluşturuyor. Burada önemli olan kumu rastgele serpmek değil. Bu sürece nasıl bir yön verdiğiniz, tavrınız ve birikiminiz önem kazanıyor. Alttaki zemini boyamadan önce çalışmanın çizgilerini, armonisini ve biçimsel düzeneğini oluşturuyorum. Daha sonra da kurumasını bekliyorum. Boyamaya geçerken ise spontan davranıyorum. Daha sonra gerekli kontrolleri yapıyorum. Bu tip çalışmaların ardından bazen lekeler ve belirsiz imgeler ortaya çıkıyor. Yaptığım resimlerde kaç katman olduğunu hatırlamıyorum bile… Çok katmanlı çalışmaları boyamak ise hiç kolay değil.

Kumu attığımda zeminde istediğim biçimsel dengeyi sağlayabilmişsem, boyaması daha kolay oluyor. Bu tip bir çalışma en az 1 ay sürüyor.”