KURUMSAL GİRİŞİMCİLERİNİZİ KEŞFEDİN

Girişimci olmak için tek şart kendi işini kurmak mı? Bir şirkette çalışıyorken de girişimci olunabilir mi? Standartların dışına çıkıp çok daha inovatif bir yönetim vizyonu ile ilerlemek isteyen markalar, çalışanlarının çok daha yaratıcı olabilecekleri bir ekosistem tasarlıyor. Bu sayede üretim, motivasyon, kârlılık, verimlilik ve sürdürülebilirliği yükselten yeni iş fikirleri hayata geçiyor. Kurumsal girişimcilik kültürünün şirketlerde nasıl bir dönüşüm başlattığını araştırdık.

Çalışanlarınızı iyi analiz edin
Kurumsal girişimcilik kavramını gerçek anlamda popülerleştiren kişinin Steve Jobs olduğu dikkat çekiyor. 1985 yılında Newsweek Dergisi’ne kurumsal girişimcilik hakkında bir makale yazan Steve Jobs, büyük kurumlar için inovasyon yapmanın ve yeni iş modelleri tasarlamak gibi konuların önemi arttıkça, kurumsal girişimciliğin de yıldızının yükseleceğini vurgulamıştı. Dünyada 3M, General Electric, Loreal ve Intel gibi markaların yönetim vizyonlarında uzun yıllardır destekledikleri kurumsal girişimcilik kültürünün Türkiye’de ise son 5 yıldır markaların radarında olduğu gözlemleniyor.

Aidiyet duygusunu pekiştiren, yaratıcılığı artıran, farklı ve inovatif fikirlerin şirket genelindeki ekipler tarafından yaratılıp hayata geçirilmesi sürecini hızlandıran kurumsal girişimcilik kavramının yıldızı hızla yükseliyor. Şirket bünyesinde çalışan kişilerin önerileri doğrultusunda gerekli fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra uygulamaya geçen ürün ve hizmetler, kurumlara faaliyet gösterdikleri sektörlerde çok daha rekabetçi bir duruş kazandırıyor. Bu noktada yapılması gereken en önemli şey ise kurumsal girişimcileri tek tek tespit etmek…

 Fikir yönetimine odaklanılmalı
Tarih boyunca Thomas Edison’dan King Croesus’a, Jeff Bezos’tan Steve Jobs’a kadar tüm girişimcilerin yeni fırsatlardan faydalanma becerisine sahip oldukları dikkat çekiyor. Netflix, Spotify, Skype, AirBnB, BuzzFeed, Uber, BlaBlaCar, FitBit, MPesa ve Kickstarter gibi yeni girişimler, yenilikçi şirketlerin oyunun kurallarını nasıl değiştirebildiğini ve iş dünyasını nasıl tam kalbinden vurabileceklerini gösterdi. Türkiye’nin ilk Kurum İçi Girişimcilik ve Inovasyon Konferansı’nı düzenleyen ASO Company Kurucusu ve Genel Müdürü Aylin Olsun, inovasyon kültürünün uzun soluklu bir yolculuk olduğunu belirtiyor.

Olsun, başarılı bir inovasyon programının nasıl işlemesi gerektiği hakkında ise şu bilgileri veriyor: “Öncelikle hangi sorunların çözümlenmesi gerektiğini belirlemek ve bu soruna yönelik çözümler üretmek gerekiyor. Liderlik ve girişimcilik programları ile ilerleyen şirketlerde serbest bir ortamın yaratılmış olması, kültürel değişim sürecini hızlandırıyor. Ortak bir hikâye yaratılıyor, çalışan motivasyonu artıyor, fizibilitesi yapıldıktan sonra öne çıkan yeni ürün ve hizmetler kuruma farklı bir katma değer katıyor. Türkiye’de çalışan sayısının çok fazla olduğu şirketlerde inovasyona yönelme eğilimi daha yüksek. Koç Holding ve Sabancı Holding gibi kurumlarla bankalar bu alanda son derece aktif. Inovasyon yolculuğu en az 2-3 yılı kapsıyor. Önemli olan bu yolculuğa başlamaktır. Fikirleri nasıl toplayıp hayata geçirmeniz gerektiğini bilmelisiniz.”

Kurumsal girişimcilik farklı bir unvan değil
Türkiye’de ve dünyada başarılı kurumsal girişimcilik projelerine imza atan şirketlere bir göz atalım. Hayat tarzını değiştiren ‘m-pesa’ para aktarma hizmetine imza atan Vodafone; 20 milyon kişiye sunulan mikro-sigorta çalışmasıyla Allianz; Hack Günü’nde geliştirilen Facebook ‘Beğendi’ butonu; 3M’in Post-it notları; Johnson&Johnson’ın çığır açan medikal cihazları; 2.6 milyondan fazla satan Toyota Prius modeli ve yan proje olarak geliştirilen Sony Playstation, bu konuya dair verilebilecek en başarılı örnekler arasında yer alıyor.

Kurumsal girişimciliğe yatırım yaparak çok daha farklı bir konuma ulaşan global markaların üst düzey yöneticilerinin yorumları da, bu ekosistemin önemini açıkça yansıtıyor. Virgin Group’un kurucusu Richard Branson, “Virgin, fırsatları yakalamaya çalışan, bu fırsatları geliştiren ve çoğu zaman alışılmışın aksi yönde çabalayan bir grup girişimci olmasaydı, bugün çatısı altında barındırdığı 200 şirketten oluşan büyük bir gruba dönüşemezdi.” diyor.

Kurumsal girişimciliğe yönelik farklı bir tanım da Accenture Development Partnerships Kurucusu Gib Bulloch’tan geliyor. Bulloch, “Bence kurumsal girişimcilik kendi içinde bir görev değildir. Veya hiçbir şirket organizasyon şemasında görülmeyecektir. Yeni bir bölüm, departman veya iş unvanı değildir. Aksine kurumsal girişimcilik bir zihniyet, davranış veya tutumdur. Her türlü kurumsal fonksiyonda veya bireyde görülebilecek bir bakış açısıdır.” yorumunda bulunuyor.