KÜSTÜRDÜM BARIŞAMAM

Bir Ömer Abi vardı, saçı sakalı ağarmış. Babasını çocukluğunda kaybetmiş. Annesi bir daha evlenmemiş, çocuklarını büyütmüş. ‘Annem bu türküyü söyler ağlardı’ derdi. ‘Göz açıp gördüğü’, onun için ‘yâd ile konuşmadığı’ bir erkeğin aşkını yazma yapıp, ömür boyu o yazmayı kalp teni olarak taşımak nasıl bir şeyse… Türkü onu söylüyor bize en çok…

Defalarca dinledim türküyü. Kara yazının/yazgının ayırdığı iki sevgilinin türküsü bu. Giden gitmiş de, dert de, kara da, hasretin bin bir türlüsü de geride kalan kadında kalmış gibi… Bir seher vakti gün başlarken, henüz hava tam ağarmamışken yakılmış/yazılmış intibaı uyandırıyor her dinlediğimde. Ya da gün batarken hava tam kararmak üzereyken…  İkinci dörtlükteki dağ ve keklikle çerçevelenen buluşma rüyası görülmüş yahut görülecek bir rüya olmalı.

Üçüncü dörtlük erkek ağzından söylenmiş. Onun yerine de kendisini koyuyor kadın. “Öldüğüme gam yemem/Mezarda taşım garip” dizeleri yalnızlığı o kadar çerçeveliyor, o kadar içine alıyor ki geride kalanın derdi, çaresizliği ve hasreti ile eş düzeye çıkarıyor bu yürek dayanmaz gerilimin tonunu.

Türkü söyle:

Küstürdüm barışamam
Ayrıldım kavuşamam
Göz açtım seni gördüm
Yâd ile konuşamam

Dert bende kare bende
(Dert bende çare sende)
Eylenmez yâre bende
Yuvasız kuşlar gibi
Kalmışım perakende

Dağların ensesine
Uyandım yâr sesine
Yârim keklik ben avcı
Düşmüşüm ensesine

Dert bende kare bende
Eylenmez yâre bende
Yuvasız kuşlar gibi
Kalmışım perakende

Ben garip eşim garip
Eşim yoldaşım garip
Öldüğüme gam yemem
Mezarda taşım garip

Dert bende kare bende
Eylenmez yâre bende
Yuvasız kuşlar gibi
Kalmışım perakende

Erzincan türküsü… Erzincanlı Şerif Tanındı’nın derlediği bu türküyü Mehmet Özbek notaya aktarmış.

Kimden dinleyelim türküyü?

Ben Mustafa Özarslan’dan dinlemeyi seviyorum. Güler Duman’dan Sevcan Orhan’a istediğiniz sanatçıdan dinleyebilirsiniz.