NACİYE TEYZE NASIL POPÜLER OLDU?

Herkes gibi bir yaşantısı olan Anadolu kadınıydı Naciye Acaroğlu. Tüm Türkiye onu, oğlu Mevlüt’ün katıldığı yarışma programında tanıdı. Ardından birçok projeye imza attı ama onun için değişen bir şey olmadı. O hala ilk günkü samimiyetiyle bir Anadolu kadını… Şu günlerde kalp ameliyatı olan eşiyle ilgilenen Naciye Teyze, bize evinin kapılarını açarak, kendi elleriyle yaptığı ünlü gözlemelerinden ikram etti.

KAYBETTİĞİ YARIŞMAYLA HAYATI DEĞİŞTİ
Bize öncelikle tanınmadan önceki yaşantınızdan bahsedebilir misiniz?
Konya’nın köyünde doğdum ve altı kardeşli bir ailede büyüdüm. Bizim zamanımızda kadınları bırakın çalıştırmayı okutmazlardı bile. Kapıdan dışarıya dahi bakamazdık ama yine de çok mutluyduk. Yıllar sonra babam Konya’da bir fabrikada işe girdikten sonra bizi oraya taşıdı. Zaten çok geçmeden de evlendim.

Evlendiğinizde kaç yaşındaydınız?
16 yaşındaydım. O yıllarda öyleydi kuzum. Ailelerimiz ne zaman derse, kimi uygun görürse onunla evlenirdik. Ama kimse birbirine karşı sevgi ve saygıda kusur etmezdi. Bir kuru ekmeğe yoğurt sürer yerdik. Onun tadını bile bugünün bal kaymağına değişmem.

Düğününüz nasıl oldu?
12 saman yastığı, bir eski soluk halı ve bir de gıcırdayan karyolayla gelin edildim ben. (Gülüyor.) 43 sene geçti hala çok mutluyum. Pırlanta gibi 5 evladım oldu. 3’ü evli. Şimdi gençler evleniyor, ardından hemen boşanıyor. Anne baba onaylamadığı için oluyor bu aslında. O yüzden Mevlüt, ‘anne sen bul evleneceğim kızı’ diyor.

İnternete el attı
Son dönemlerde reklam filmiyle ilgi toplayan Naciye Teyze kazandığı paraları oğlu için kullanmış: “Sarı kuzum Mevlüt’e ‘osenin.com’ diye internet sitesi kurdum. Çarşı-pazar dolaşıp neresi ucuz diye yorulmak eskide kalmış yavrum. Ben de öğrendim kullanmayı. Eve alacağım kap kacağı birkaç tuşa basarak oradan alıyorum. Herkese tavsiye ederim.”

YARIŞMADAN 10 TL KAZANDILAR 
Mevlüt sizi Türkiye’ye sevdiren yarışmaya nasıl katıldı?
2001 yılında eşimin işlettiği market kriz sebebiyle kapandığından oğlum çalışmak için İstanbul’a gitti. O sırada programa başvurmuş ve kabul edilmiş. Sevindik tabi ki. Rabbim bir kapıyı kapatıp diğerini açıyor, çok şükür.

Siz programda ne zaman yer aldınız?
Acun yarışmacıların kurada çıktığı gün, yanında ailesinden birinin yer almasını istiyordu. O katıldıktan iki ay sonra eşim ve kızımı burada bırakıp oğlumun yanına gittim. Gidiş o gidiş. 9 ayı buldu inan. Çocuk olsa doğardı. (Gülüyor.) Sarı Acun’um sağ olsun sevdi bizi. Bırakmadı.

Sarı Acun mu?
Ben tüm evlatlarımı ‘sarı kuzum’ diye severim. Seviş tarzım öyle, ne yapayım. Acun da benim sarı kuzum, evladım gibi seviyorum onu. Dualarım hep onunla.

Programdan önce tanıyor muydunuz onu?
Yok, programda tanıştık ilk defa. Ben öyle eski yaşadıklarımı doğal bir şekilde anlatınca sevdi beni sağ olsun ve orda kalmamızı sağladı. O zaman saat üçte çekimlere giderdik. Sabah namazına kadar sürerdi. Ortam o kadar güzeldi ki hiç zor gelmedi bana. ‘Günümüz gelse, kura çıksa, paramızı alsak’ diye bekler dururduk.

Sonradan Acun’la görüşmeleriniz devam etti mi?
İstanbul’a her gittiğimizde görüşürüz mutlaka. Bir keresinde de o bizim Alaçatı’da bulunan butik otelimize geldi ekibiyle. Çok kadir kıymet bilen birisi. Allah ondan razı olsun.

Hatırladığımız kadarıyla yarışmadan sadece 10 TL aldınız. Bu durum sizi üzdü mü?
Herkes sorardı, ‘para kazanamazsanız üzülür müsün?’ diye. ‘Üzülmem’ derdim ama 10 TL çıkınca da oturduğum yerden belimin ipliği koptu sandım. O dönem eşimin işleri kötü gittiğinden paraya çok ihtiyacımız vardı. Ama Mevlâm çok büyük, bir kapıyı kapattı diğerlerini açtı. Reklam ve program teklifleri almaya başladık.

Yarışmaya motosikletle gidip geldi
“Yarışma çekimlerine Mevlüt’ün motosikleti ile gider gelirdik. Ben arkada, oğlum önde. Bir gün stüdyonun önünde motosikletimizden inerken Acun’la karşılaştık. ‘Naciye Teyze, sen bu motorla, bu yollardan nasıl geliyorsun?’ diye şaşkınlıkla sordu. Cesaretime hayran kaldı ve ‘bunu herkes görmeli’ diyerek, geliş gidişimizi kameralara çektirdi.”

ANADOLU’YU GEZDİ
Ünlü olduktan sonra ‘Ana Kuzusu’ diye bir gezi programı yaptınız değil mi?
Evet, kuzum hiç sorma. Elimizde valiz bir uçaktan inip diğerine bindik. Hostese döndük inan. Ama yorucu olsa da bizim için çok keyifliydi. Ne güzel yerler var canım ülkemde. Yöre yöre, il il gezerek yaptık programımızı.

Sonra ne oldu o program?
Bir süre sonra yaşım itibariyle bana yorucu gelmeye başladı. Burada beyim, kızım da yalnız kalıyordu. O yüzden programı bitirmeye karar verdik.

Sizi televizyondan tanıyan kişilerin ilgisi nasıldı?
Gençliğin önüne, kocalığın sonuna, ahir vakti işte, o da geldi başıma yavrum. Hiç sorma. İstanbul’dayken yolda yürüyemezdik inan. Bir ‘pazara gidelim’ desek, herkes durdururdu bizi. Sevenlerden de sevmeyenlerden de Allah razı olsun. Şimdi de yürüyemiyorum. Çarşıya çıksam, işimi bitiremiyorum. Herkes durdurup konuşmak, fotoğraf çektirmek istiyor.

Peki, sizce neden bu kadar sevildiniz?
Ben kendi dünyamla barışık bir insanım. Kederimi kimseye yansıtmam. Ortama çok çabuk uyarım. Ölü varsa ağlarım. Şenlik varsa şenlenirim. Benim doğal halim bu. Dedikoduyu, insanları kırmayı hiç sevmem. Bir bardak suyla da olsa bir insanı mutlu edeyim yeter bana. Bundan sevdiler sanırım.

ELİMDE DEĞİL, GÜLERİM BEN…
İşleriniz çoğunlukla İstanbul’da. Oraya taşınmayı düşünmediniz mi hiç?
Kırkımdan sonra dünyaya gelen bir kızım var. O liseyi burada okumak istedi. Onu kıramadık. Bu sene üniversite sınavlarına giriyor. İnşallah İstanbul’u kazanırsa hep beraber Sarı Mevlüt’ümün yanına gideceğiz.

Bu arada bir de butik otel işlettiniz sanırım?
Evet. Büyük oğlum turizmci benim. Medya sektörünün de yarını olmadığını düşündüğümüzden Alaçatı’da, ‘Naciye Teyze Konağı’ diye bir yer açmaya karar verdik. Orada oklavacı, bazlamacı oldum yıllar boyu evlatlarım için. Gelen misafirlere kendi ellerimle yaptığım yöresel yemeklerden ikram ettim.

En çok neyi seviyorlardı?
Zeytinyağlılarımız, sarmalarımız vardı. Ama en çok bazlama ve gözlemeyi seviyorlardı.

Çok ses getiren reklam filminde yer almanız nasıl gerçekleşti?
Bu tür teklifler hep geliyordu zaten. Mevlüt karar verdiği için çoğundan haberim olmuyordu bile. Bunun bizim tarzımıza uygun olacağını düşünmüş bana sordu. Ben de kabul ettim.

Reklamın bu kadar etki bırakacağını düşünmüş müydünüz?
Düşündüğümüzden çok daha iyi oldu. İçecekler çok ilgi topladı. Üretim alanları büyüdü. İyi iltifatlar da kötüler de olmuştur elbet. Ama biz hep iyileri duyduk.

O içeceği gerçekten sizin yapıp yapmadığınız merak ediliyor.
Biz senaryo gereği ne dedilerse onu yaptık kuzum.

Bir de gülmenizle dikkatleri üzerinize topladınız siz…
Rol yapmaya kalksam yapamam. Elimde değil kuzum, kendimi tutamam gülerim ben. O da beğenildi çok şükür.

Bu yaşta bu enerjinizi neye borçlusunuz?
Bu da Allah’ın bir lütfu. Ben bunun için özel bir çaba göstermiyorum.

Bugünlerde neler yapıyorsunuz?
Eşim kalp ameliyatı oldu. Onunla ilgileniyorum. Gelen giden ziyaretçi sayımız çok fazla. Onlara hizmet ediyoruz elimizden geldiğince.