Nerede Hareket Orada Sağlık!

Nerede Hareket Orada Sağlık!

Günde en az 7.500 adım üzerinde adım atmaya özen gösterin. Haftada 2 kez 45 dakika yürüyüş, fitness ile koşu gibi kondisyon artırıcı egzersizlere zaman ayırın.

Kuru öksürük, baş ağrısı, yüksek ateş, yorgunluk, burun akıntısı, kas ağrıları… Kışın gribin yol açtığı bu tür sorunlarla baş etmek zorunda kalıyor, hatta yorgan döşek bile yatabiliyoruz. Üstelik pek çoğumuzun ‘nasıl olsa birkaç günde geçer’ düşüncesiyle hekime bile başvurma ihtiyacı hissetmediği grip, özellikle çocuklarda ve kronik hastalığı olanlarda; bronşit, sinüzit, kulak enfeksiyonu ile zatürre gibi komplikasyonlara yol açabiliyor, hatta ölümcül bile olabiliyor. Aslında bazı basit tedbirlerle hastalığa yakalanmamak veya yakalanırsak hızla ve daha hafif sorunlarla atlatmak elimizde.

Haftada en az 45 dakika yürüyün

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Durmuş hareketlenerek hastalıklara karşı koruyucu bir bariyer oluşturulabileceğini şöyle anlatıyor: “Hareketsizlik bir yandan kan dolaşımının dayanıklılığını ve enerji metabolizmasını bozarken bir yandan da dolaylı olarak obeziteye ve kabızlığa yol açarak bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Günde en az 7500 adım üzerinde adım atmaya özen gösterin. Bunun yanı sıra mümkünse haftada 2 kez 45 dakika yürüyüş, fitness ile koşu gibi kondisyon artırıcı egzersizlere zaman ayırın.

Enfeksiyon kansızlık seviyor

Kanımız vücudumuzun her yerine oksijen ve besin taşımak için yaşamsal bir işleve sahip. Sebebi ne olursa olsun, kansızlığınız varsa enfeksiyonlara yatkın hale gelirsiniz. Kansızlığın en sık görülen nedenleri ise demir, folik asit ve B12 eksikliği oluyor. Özellikle menopoz öncesindeki kadınların, çoklu ilaç kullananların, kronik sistemik hastalığı olanların yılda bir kez bu değerlere baktırmayı ihmal etmemeleri gerekiyor.

Günde 7 saat uyuyun

Güçlü bir bağışıklık sistemi için günde 7 saat ve üzerinde uyumanız çok önemli. Hafta sonları dahil uyku düzenine sadık kalın ve alkol, kafein ile geç yemek yeme gibi uyku kalitenizi etkileyecek faktörlerden sakının. Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklardan korunmak için günde en az 2 litre su tüketmelisiniz. İdrar ve dışkı, vücutta oluşan veya dışardan alınan toksinleri atmanın tek yolu olduğu için bol su kabızlığı da önleyerek bağırsak sisteminizin temizliğini de kolaylaştıracaktır.

Gereksiz antibiyotik vücudu zayıflatır

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Metehan Özen, üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenlerin yapmaları gerekenleri şöyle anlatıyor: “Üst solunum yolu enfeksiyonu olan çocuklar virüsü aldıktan sonra iki-üç gün içerisinde burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğazda kaşıntı, boğaz ağrısı, ses değişikliği, halsizlik, hapşırık ve geniz akıntısının yol açtığı hafif öksürük sorunları ile karşı karşıya kalıyor. Şikayetler genellikle bir hafta devam ediyor. Çocukların birçoğu yılda beş ile sekiz kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyor. Daha fazla rahatsızlananların bağışıklık sistemlerine mutlaka bakılması gerekir. Antibiyotikler bakterileri öldürür ama üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan virüsleri öldürmez. Gereksiz antibiyotik kullanılması bakterilerde direnç gelişimine yol açar; gerçekten bu ilaçlara ihtiyacımız olduğunda ise işe yaramazlar. Bu nedenle antibiyotikler sadece doktor önerisi ile kullanılmalıdır.

Ilık duşla rahatlatın

Tedavide asıl önemli olan destekleyici tedavidir. Bunları şöyle sıralamak mümkün: Sıvı alımının artırılması, sigaraya maruz kalmasının engellenmesi, serum fizyolojik ile burnunun temizlenmesi ve aspire edilmesi, 38 derecenin üzerinde olması durumunda ılık duş yaptırılması, ılık uygulama yapılması ve ateş düşürücü verilmesi.

5 dakika havalandırma hastalığa bariyer

Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Yavrucu çocukları kış aylarında tehdit eden hastalıklardan korumanın yollarını anlatıyor: “Kapalı mekanlarda, öksürük ve hapşırık yoluyla ortama saçılan damlacıklar aracılığıyla, mikroplar çevreye hızla yayılıyor. Okul gibi kalabalık ve kapalı mekanlarda bu mikropların bulaşma riskleri çok yüksek oluyor. Dolayısıyla kapalı mekanların saat başı en az 5 dakika havalandırılmaları, enfeksiyonlarla mücadele etmede son derece önem taşıyor. Enfeksiyonlardan korunmak için evinizde de odaları düzenli olarak havalandırmaya özen gösterin. Evin ısısını iyi ayarlamalı ve havanın aşırı kuru olmasını engellemelisiniz.

Kuru fasulye nohuttan vazgeçmeyin

Çocuklar haftada en az 2 kez balık, 2-3 kez kırmızı et, 2-3 kez bakliyat (kuru fasulye, nohut mercimek) tüketmeli. Her sabah yumurta, peynir ve zeytin yemeleri de çok önemli. Bol vitamin içeren sebze ve meyveler, kış aylarında özellikle de C vitamin deposu olan portakal, mandalina ile nar sofrada mutlaka bulunmalı. Kalsiyum ve proteinden zengin süt,  bağışıklık sistemimizi güçlendiren ev yapımı yoğurt, kefir gibi probiyotikler temel besinler olmalı.

Ballı zencefil veya zerdeçal

Zencefil öksürüğü engellerken hem bağışıklık sistemini uyarır hem de antioksidan özellik sağlar. Zerdeçal da içerdiği antioksidanlar, C ve E vitamini ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hastalıklara karşı koruyucu etki ve direnç sağlıyor. Günde bir defa, 1 bardak sütün içine 1 çay kaşığı zencefil veya zerdeçal katabilir veya 1 tatlı kaşığı bal (eğer bala alerji yok ise) ile 1 çay kaşığı toz ya da taze zencefili karıştırıp macun kıvamına getirebilirsiniz. 1 çay bardağı ıhlamur içine 1 tatlı kaşığı bal ve 1 çay kaşığı toz zencefili ekleyebilirsiniz. Ancak bu gıdaların 1 yaş altındaki çocuklara verilmesi uygun değildir.