ORGAN NAKLİ İLE İKİNCİ BİR HAYATA MERHABA

Ülkemizde 80 bin kişi organ nakli olmayı bekliyor. Bunların başında da böbrek hastaları geliyor. Ancak bağışlar, beklenenin çok altında. 2015 yılında 7 bin 704 kişi organ nakli oldu. İlk sıralarda 2 bin 360 kişiyle böbrek ve 2 bin 254 kişiyle karaciğer nakilleri yer aldı. Her yıl yaklaşık 6-7 bin yeni böbrek hastası nakil listelerine dâhil olurken, toplam 60 bin ‘son dönem böbrek yetmezliği hastası’ diyalize giriyor. Uzman doktorlar organ naklini ve nakil sürecine götüren kronik böbrek rahatsızlığını anlattı.

Siz de bir hayat kurtarabilirsiniz
Son dönem böbrek yetmezliği hastalarının tedavi edilmezlerse yaşamalarının mümkün olmadığını söyleyen Medicana Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Taşçı, adım adım nakil sürecini anlattı: “Bu gruptakilerin ilk yapması gereken, hemen bir böbrek nakli merkezine başvurmaktır. Nakil koordinatörü, nefroloji uzmanı ve nakil cerrahları hastayı bilgilendirip, görüş bildirir. Fizik muayene, anamnez, laboratuvar ve kalp tetkikleri, radyolojik incelemeler yapılır. Sonuçlar; nefroloji uzmanı, nakil cerrahı ve kardiyoloji hekimi tarafından değerlendirilir. Nakledilecek böbrek; gönüllü ve yasalarımızın izin verdiği akrabalar ya da beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden elde edilir.”

Gönüllü bağışçının sağlığı
“Canlıdan böbrek nakli için verici adayı da detaylı olarak incelenir. Gönüllü bağışçının, sağlığının bozulmaması, zarar görmemesi, nakil sonrasında normal ve sağlıklı hayatına geri dönmesi esastır. Sadece sağlıklı olduğu tespit edilen kişiler böbrek vericisi kabul edilir.

Yasanın izin verdiği akrabalar arasından böbrek bulunamaması durumunda, ‘ulusal kadavradan böbrek bekleme listesi’ne dâhil edilirsiniz. Kan grubu ve doku tipi uygun bir kadavra bulunduğunda merkez size ulaşır ve saatler içerisinde nakil gerçekleştirilir. Bu sebeple kadavradan organ bekleyen hastalar 24 saat kendilerine ulaşılacak bir telefon numarasına sahip olmalı.”

Türkiye’de 7 kişiden biri böbrek hastası
Birçok hastaya zamanında tanı konulamıyor. Çünkü sinsi bir şekilde ilerliyor. Nitekim dünyada her 10 kişiden, Türkiye’de her 6-7 kişiden biri böbrek hastası. Peki, belirtileri neler? Nasıl ilerliyor? Nelere dikkat ederek önlem alabiliriz? Medicana International Ankara Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Yasemin Kıraç anlatıyor: “Böbreğin tüm işlevlerinin kalıcı ve ilerleyici bir şekilde bozulmasıyla ortaya çıkan kronik böbrek hastalığı ya da yetmezliği, dünyada her 10 kişiden, Türkiye’de her 6-7 kişiden birini etkiliyor. Kronik böbrek hastalığının en sık görülen iki nedeni diyabet ve hipertansiyondur.”

İlk aşamada belirti vermez
“Böbrek hastalıkları erken aşamalarda genellikle belirti vermez. Sadece ileri aşamalarda sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrarda köpürme, göz kapaklarında, akciğer, karın ve bacaklarda şişme, kan basıncında ani ve şiddetli yükselme, açıklanamayan halsizlik olabilir. Hastalık genellikle sessiz seyreder ve sinsi bir şekilde ilerler. Bu nedenle birçok hastaya zamanında tanı konulamaz. “

Korunma yolları neler?
“Korunma yollarını şöyle sıralayabiliriz: Tuz kısıtlaması yapılmalıdır. Düzenli egzersiz yapılması ve kilo verilmesini öneririz. Kan basıncı ve kan şekerinin kontrol altına alınması, sigara içilmemesi, bitkisel ürünlerin kontrolsüz kullanılmaması, bilinçsiz ağrı kesicilerin, antibiyotiklerin kullanılmaması önemlidir. Erken teşhis için doktora gidip, ‘kan basıncı ölçümü, idrar tahlili ve serum kreatinin düzeyine’ baktırılmalıdır.”

Başarı oranı yüksek, bağış oranı düşük
Medicana International İstanbul Hastanesi’nden Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, böbrek nakli ameliyatı denilince pek çok insanın gözünün korktuğunu oysa Türkiye’de yapılan böbrek nakli ameliyatlarında başarı oranının oldukça yüksek, gelişmiş ülkelerdeki başarı oranı ile aynı seviyelerde olduğunu ifade ediyor: “Türkiye’de böbrek nakli 1970’li yıllardan beri yapılıyor. Alıcı ameliyatının yöntemi standartize olmuş, açık cerrahi yöntemiyle uygulanıyor. Donör ameliyatında, laparoskopinin küçük bir kesiyle yapılması ve buna bağlı olarak da ameliyat sonrası dönemde hastanede kalış süresinin kısalması, bu süre içerisinde daha az ağrı olması hasta için daha kolay kabul edilebilir bir ameliyat haline getirildi. Ayrıca estetik açıdan da açık cerrahiye nazaran çok daha fazla avantajı var.”

Bağışçıya kapalı ameliyat
“Biz donör ameliyatını laparoskopik uyguluyoruz. Bu yüzden donör ameliyatında başarı oranı yüzde 100. Alıcı ameliyatını açık olarak yapıyoruz. Başarı oranımız yüzde 98.5 civarında. Gelişmiş ülkelerdeki başarı oranları ile hemen hemen aynı. Böbrek nakli ameliyatı yüzde 1 ile yüzde 1,5 aralığında riski olan bir ameliyat. Trafikte arabayla seyahat eden insanların riski bile bu orandan çok daha yüksek.”

Hayata dönüyorlar
“Böbrek nakli ameliyatından sonra hastaları iyi şeyler bekliyor. Bu ameliyattan sonraki nihai amaç, hastanın günde birkaç tane ilaç içen, birkaç ayda bir hastaneye kontrole gelen, geri kalan zamanında kendi iş gücünde ve sosyal hayatında olan sağlıklı bir insan haline gelmesini sağlamak… Bu ameliyattan sonra ülkesinin milli takımlarında oynayabilen insan bile var.”

KİMLER RİSK ALTINDA?
– Diyabeti olanlar
– Hipertansiyonu olanlar
– Birinci derece akrabalarında diyabet, hipertansiyon veya böbrek hastalığı olanlar
– İlerleyen yaş (50 yaş üstü)
– Obezite
– Sigara kullananlar