ORTA KARADENİZ SAHİLLERİNDE TARİH VE YAŞAM REHBERİ

Bir zamanlar bu topraklarda uzun sarı saçlı Amazonlar yaşarmış. Savaştıklarında, düşmanları bu cesur kadınları saçlarından çekip atlarından düşürdüğü için, saçlarını kesip toprağa gömmüşler. Zamanla, bu topraktan tütün filizlenmiş…

Orta Karadeniz’i sahilden gezmek bu bölgenin birçok nimetini yakından tanımak demek… Bafra’ya yaklaştıkça, yol boyunca, evlerin önünde çarşaf çarşaf, tütünler kurutuluyor. Çetinkaya Köprüsü’nün yanından, Kızılırmak Deltası boyunca devam eden 13 km’lik toprak bir yol uzanıyor.

Kuşların özgür alanı
Kızılırmak, Türkiye’de doğup Türkiye’de denize dökülen, en uzun nehir… 1182 km boyunca akıyor ve 56 bin hektar genişliğinde bir delta ovası oluşturarak, burada denize ulaşıyor. 60 km’lik bir sahil şeridi var. Sulak alanları, sazlıkları, gölleri, bataklıkları, ormanları ve kıyı kumulları, doğal yaşam kaynıyor. Türkiye’de toplam 420 kuş türü olduğu biliniyor, deltada ise bugüne dek 316 kuş türü belirlenmiş. 

Atatürk’ten anılar
Bafra’ya 50 km mesafedeki kent, Samsun… Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da buraya gelişinin anısına isimlendirilen bazı sokak ve binalardan başka, kentin önemli geçmişinden pek iz yok. Cumhuriyet Caddesi’ndeki parkın ortasındaki Atatürk heykeli, 1932’de Avusturyalı Heinrich Krippel tarafından yapılmış. Atatürk’ün Samsun’a geldiğinde uğradığı ilk otel olan Mıntıka Palas, bugün Gazi Müzesi… Müzede, Atatürk’ün çalışma masası, yazı takımları, banyo takımları, toplantı masası, yatağı, yorganı, 16 Eylül 1928’de İsmet Paşa’yı beklerken yazdıkları,10. Yıl Nutku’nun el yazısı fotokopisi ve Bandırma vapurunun maketinin yanısıra Atatürk ile 18 silah arkadaşının resimleri de sergileniyor. Atatürk Müzesi’nde Atatürk’ün fotoğraf, eşya ve kitaplarının yanısıra Mustafa Kemal’in ve 18 silah arkadaşının balmumu heykelleri var.

Çarşamba’yı sel aldı
Samsun’un batısında Bafra yani Kızılırmak Deltası, doğusunda ise Çarşamba yani Yeşilırmak Deltası var. 35 km doğuda, ortasından Yeşilırmağın geçtiği Çarşamba’nın, “Çarşamba’yı sel aldı, bir yar sevdim el aldı” türküsü tarih olmuş artık. Barajlar yapıldığından beri, Çarşamba’yı sel almıyor. Yeşilırmak’ın taşıdığı alüvyonlarla oluşan, sazlıkların, bataklıkların ve kanalların bulunduğu Çarşamba Ovası, bereketli topraklara sahip ancak Kızılırmak Deltası kadar kolay gezilemiyor. Delta, bir tekne ve hatta kanoyla daha iyi gezilebilir. En doğrusu balıkçılara danışmak… Çarşamba’nın, tek bir çivi kulanılmadan, birbirine geçmeli olarak yapılmış, ahşap 800 yıllık camisi Göğçeli Mezarlıkiçi Camii’nin etrafındaki mezarlık üç asırlık. Pelit, karaağaç, meşe, gürgenden yapılan caminin içi kalem işleriyle süslü. Ahşap minaresi, 85’e kadar duruyormuş, yıkılmış. Yeşilırmak’ın deltasında oluşturduğu Simenlik Gölü, 20 km mesafedeki Terme’deki Gölyazı köyünde.

Çarşamba pazarında sıra dışı otlar
Terme’yle birlikte, Ordu sınırı başlıyor. 33 km mesafedeki Ünye, güzel plajlarıyla turizmde iddialı. Uzunkum en gözde olanı. Batıdan yaklaşırken, oteller ve pansiyonlar sıralanıyor. 19. yüzyılda, Ünye Sancak Beyi Süleyman Paşa’nın yaptırmış olduğu, yanmış sarayın denize bakan surlarının dibinden Çakırtepe 2 km mesafede. Ünye’nin, Bizans döneminden ve bölgenin limanı olduğu 18. yüzyıldan kalma eski yapıları arasında, bugün hamam olarak kullanılan Bizans kilisesini, hemen hamamın arkasından yukarıya doğru, Kadılar Yokuşu’nda ise, Ünye’nin en güzel evlerini görmek mümkün. Ünye’nin, Osmanlı döneminde çok kadı yetiştirdiği ve kadıların buradan bütün Osmanlı İmparatorluğu’na dağıldığı biliniyor. Ünye’de kadılık, kuşaktan kuşağa süregelen bir meslek ve gelenekmiş. 1830’da bir yangın geçiren Haznedaroğlu Süleyman Paşa’nın görkemli konağından bugün eser yok. Merkezden 7 km mesafedeki Ünye Kalesi’ne (Çaleoğlu Kalesi), fındık bahçeleri arasından geçerek varılıyor. Oldukça yıkık haldeki kalenin girişinde, M.Ö. 3. yüzyıl ile 1. yüzyıl arasında hüküm süren Pontos Krallığı’na ait bir kaya mezarı var. Tepede, bir tarafta Ünye kıyıları, bir tarafta olağanüstü bereketli bir vadi göreceksiniz. Merkezin 6 km doğusundaki Asarkaya Milli Parkı yürüyüş için uygun. Ünye, en canlı haline, Çarşamba pazarıyla bürünüyor. Sur dibine tezgâh kuran kadınlar, sattıkları, belki de daha önce hiç duymadığınız otların, nasıl pişirileceğini uzun uzun anlatıyorlar.

Bizans kalesi üzeri konak
Fatsa, 20 km mesafede. Adının, Pontos Kralı Farnakes’in kızı Fadisanen’den geldiği tahmin ediliyor. Fatsa’dan 10 km devam edince, Gölbaşı Yenipazar Camii ve bahçeli pembe ev dikkatinizi çekecektir. Yol üzerinde, Bolaman Deresi’nde serpme ağla balık avlayanlar var. Burada durmak için en geçerli neden, Bolaman’daki 18. yüzyıldan kalma ahşap Haznedaroğlu Konağı. Aslında Bolaman, Fatsa’nın eski adı. Burada bulunan, Bizans ya da Cenevizliler’den kalma kale kalıntısı üzerine kurulan konak, Bolaman Kalesi olarak anılırmış. Kentin ismi değişmiş ancak kalenin etrafındaki küçük yerleşim, Bolaman olarak kalmış. Bolaman Balıkçı Barınağı’na doğru sapınca, önce Haznedaroğlu Konağı, denize doğru devam edince de, içinde oturulan, restorasyon görmüş konaklar var. Bunlar da, eskiden buraların beyi olan Haznedaroğlu’nun ailesine ait. Konakların hemen önünde, Bolaman plajı var. Bolaman’dan itibaren, sahil koy ve yerleşimleri, Yalıköy-Belicesu-Medreseönü-Çaka Tüneli-Yason Burnu-Mersin köyü-Çam Burnu-Perşembe-Ordu olarak devam ediyor. Engin denizde yol alan yunusları görmek, dalgaların dövdüğü sarı yosun tutmuş kayalıkların üzerinde yürümek, Medreseönü’nde Uzun Saçlı’nın efsanevi çayını içmek ya da meşhur Karadeniz pidesinin alasını tatmak için, bu 42 km’lik yolu yavaştan almak gerekiyor.

Altın Post’un peşinde
Bolaman’dan doğuya 12 km mesafedeki Yason burnu, Karadeniz kıyılarının en gizemli koylarından. Burun adını, antik mitolojide, Altın Post’un peşine düşmek için, Argo adlı gemiyle Karadeniz’e açılan kahramanların efsanevi lideri Iason’dan alıyor. Xenophon da, ‘Anabasis’te (Onbinlerin Dönüşü) burayı, Iason Burnu olarak adlandırıyor. Iason’a adanan ve denizcilerin denize çıkmadan önce adak adadıkları tapınaktan geriye hiçbir kalıntı yok. Yerindeki ortaçağ kilisesi, Karadeniz kıyılarında kalmış tek tük kiliselerden biri. 1924’e kadar çevrede olduğu söylenen 11 kiliseden tek ayakta kalabilmiş olanı. Yazın, haftada en az iki otobüs dolusu Yunanlı turist kiliseyi ziyarete geliyor. Yason Burnu’nun tepeden görüntüsü, Çaytepe köyünden. Denize uzanan burun burada oldukça belirgin. Ayrıca hemen bitişiğinde batıda, Yalancı Yason denilen bir başka koy var. 30 km sonra Ordu.

KAÇIRMAYIN
Samsun Arkeoloji Müzesi’nde, Amisos Hazinesi’ni ve mevsimleri temsil eden portrelerin olduğu Roma dönemi mozaikleri görmeye değer.

LEZZET MOLASI
Ünye manzarası ve çam ağaçlarının altında, Karadeniz’in en iyilerinden olan Ünye pidesi için Çakırtepe Sami Soysal Parkı kır lokantasında mola verin.

LEZZET NOKTASI
Çaka Tüneli’nde efsanevi Vonalı Celal’in yüz küsur turşusu arasından seçim yapın.