OTANTİK VE BÜYÜLEYİCİ BİR LABİRENT KENT: FEZ

Fez’de kaybolmuşsanız gerçek eğlence başlıyor demektir. Kuzey Afrika ülkesi Fas’ın kuzeydoğusunda, Riff ve Orta Atlaslar’ın arasındaki dar vadide kurulu Fez, her duyuyu harekete geçirebilecek bir yelpaze açar önünüze. Fez’in kuşkusuz en çekici yeri Fès el-Bali’nin (eski Fez) Medina’sı. Egzotik kokulu yiyecek tezgahlarıyla dolu dar geçitleri, sokakları, kapalı çarşıları, zanaat atölyeleri, kahveleri, camileri ve rengarenk insan seliyle, yeniyle eski burada her adımda çakışır. Halen dar sokaklarda en önemli ulaşım şekli olan eşek ve katırlarının üzerindeki satıcılar cep telefonlarıyla sohbet ederken fonda gökyüzünü çanak antenler ve minareler doldurur. Başlangıçta başdöndürücü olsa da, kentin ritimine ayak uydurduğunuzda, Fez’in çekiciliğine kısa zamanda kapılırsınız. Fez, cazibesini en beklenmedik anlarda önünüze çıkarır. Çıkmaz gibi görünen geçitler, şahane çeşmelerle süslü, bakır döven zanaatkarların vuruşlarıyla kendine özgü ritmin yankılandığı meydanlara açılır.

1200 yıllık kent
Medina’da yoğun bir boya badana ve restorasyon çalışması görmek doğal. Her taraf iskele doludur belki ama yine de Medina romantizminden hiçbir şey kaybetmez. Medina hayatının romantizmi bir taraftan yabancıları çekerken, Fezlilerin birçoğu bu yabancılara ortaçağ yaşantılarını satıp yeni kentte modern bir apartmana geçmeyi tercih eder. Yakın bir zamanda Fez bir turist destinasyonu olarak parladı. Yabancıların Medina’dan satın aldıkları riad’lar (Fas’ta bahçeli ya da avlulu geleneksel ev veya saray) ve yeni kentte yapılan park ve çeşmelerle, kente para aktı. Batı medyasındaki seyahat ve stil sayfalarına bakarak, Fez’in yeni Marakeş olduğunu söylemek abartı olmaz. Ancak bunu bir Faslıya söylediğinizde büyük ihtimal sizi ciddiye almaz. Bu kadim ve özgüvenli kent, aslında kendini hiçkimseye birşey ıspatlamak zorunda hissetmez. Kentin 1200 yıllık tarihinden hanedanlar ve fırtınalar gelip geçmiştir ve bu seyahat trendi hızını kaybedince de Fez uzun bir süre varlığını sürdürecektir.

İşin sırrı hemen bu ortaçağ yaşamının içine dalmaktadır. Fez dünyanın en muhteşen müze şehirlerinden biri. Egzotik ortaçağ labirentleri büyüleyici ve şaşırtıcı. Fez-el Bali’ye bab’lardan (kapı) geçerken, zaman tüneline girmiş gibi olursunuz. 8. değil de 21. yüzyılda olduğunuzu hatırlatan tek şey, hemen hemen her çatıya kurulmuş olan çanak antenlerdir. Sazdan çatılardan güneş hüzmelerinin süzüldüğü kalabalık kissaria’lardan (kapalı çarşılar) geçerken, ezan sesi, kıyasıya pazarlıklar, nalbantların çekiç sesleri bambaşka bir atmosfere sizi davet ederken bir de bunun üzerine baharat, taze gübre, tabakhane ve kızaran et kokuları karışır.

Marakeş’in rakibi
Fas’ın Arap ve Berber başkentlerinden biri olarak, eski kültür, eğitim ve sanat merkezi olarak kabul edilen Fez, UNESCO’nun Dünya Miras Listesi’nde. Fas’ın entelektüel ve ruhani merkezi olan Fez’de, dünyanın en eski üniversitelerinden al-Karaouine’in (al-Qarawiyyin) yanısıra dünyanın en büyük ve bozulmamış ortaçağ yerleşimlerinden biri de bulunuyor. Fez’in, tarihi ve kültürüyle Marakeş’in rakibi olarak Fas’ın en otantik ve büyüleyici kentlerinden olması tesadüf değil. Uluslararası festival ve şenlikler de burada tüm hızıyla düzenleniyor. Sufi Kültür Festivali ve Dünya Kutsal Müzik Festivali kentte farklı bir hava estiriyor.

Gerçek bir Fez deneyimi için, 1200 yıllık Medina’da (surla çevrili eski şehir) konaklayın ve kentin önemli tarihi yerlerini de içine alan ancak hayata da katılmaktan geri kalmayacağınız bir güzergaha kendinizi bırakın. Medina’ya Bab Bou Jeloud’dan (Ebu Celut Kapısı) girerek Talaa Kebira’dan devam ederken, Fez’in en güzel dini okullarından biri olan Bou Inania Medersa’yı (Ebu İnaniye Medresesi) görmek için mola verin. Merenid Sultanı Bou Inan tarafından inşa ettirilen (1340- 1357) medrese, süslü zellij (çini mozaikler), oymalı sıva işi, sedir ağacından yapılan mashrabiyya’lar (dantel kafes) ve devasa pirinç kapılarıyla dikkat çekici. Medreselerin çoğunda sade bir cemaat yeri olsa da Bou Inania’nın sıradışı özelliği, yeşil çinili minaresiyle içinde tam bir cami barındırması. Medresede bir camiye gereksinim duyulmasının nedeninin, o devirde yakınında başka bir cami bulunmaması olduğu yüksek ihtimal. Mihrabının tavan işçiliği ve oniks mermer sütunları etkileyici. Medina’nın havasına girmek için medresenin hemen karşısındaki Cafe Clock’ın (www.cafeclock.com) terasında bir kahve molası verin. Mönüsünde falafel, sebze ve deve burger gibi seçenekleri olan kafe programında da kaligrafi dersleri, konferanslar ve her pazar günbatımı konserlerine yer veriliyor. Yokuştan aşağı devam ederken yol üzerindeki dükkanları, souk (açıkta kurulan pazar) ve sokaklara yayılan tezgahları inceleyin.

Chrabliyine’den (çarıkçılar sokağı) geçerken, Derb Fakharine’den sağa dönün ve Henna Souk’u keşfedin. Bu çarşı en eski alışveriş sokaklarından biri. Çınar ağaçlarının gölgesinde, serami ve kına gibi geleneksel kozmetikler satılıyor. Hala burada bulunan büyük tartılar, bir zamanlar burada görevli olan mohtassib’ı (fiyatları kontrol eden kişi) hatırlatıyor. Nejjarine Ahşap Sanatları ve Ürünleri Müzesi’ni yakındaki Nejjarine Meydanı’nda görebilirsiniz. Bu ilginç meydandaki müze, aslında18. yüzyıla ait, güzel bir şekilde restore edilmiş bir funduq (alt katlarda seyyah tüccarlara ait malların saklandığı ve satıldığı, üst katlarda ise konaklanan bir kervansaray). Avlu etrafındaki odalarda geleneksel el yapımı ürünler, büyük tesbihler, berber kilitleri, sandıklar ve müzik aletleri sergileniyor. Çatıdaki kafeden Medina’nın güzel bir kuşbakışı manzarası var.

Fez’in kalbi, kentin kurucusunun mezarının bulunduğu Zaouia Moulay Idriss’i (Moulay Idriss Zaviyesi) görmek için Bab Moulay Idriss’den geçmek gerekiyor. Burası, Fas’ın en önemli hacc noktası. 9. yüzyıla ait olup 17. yüzyılda büyütülen zaviyenin içinde bir cami, şadırvan ve de Moulay Idriss’in türbesi var. Binanın etrafında dolanınca, güzel işlemeli ahşap sundurmalar, duvar zellij’leri ve kapılarda boyalı ve işlemeli alçı kaplamalar göze çarpıyor. Zaviyenin etrafındaki sokaklarda hacıların ihtiyaçları için adak mumları, tespihler ve çeşitli tütsüler satılıyor.

Tolerans merkezi
Güzergahınızda kissariat’dan (kapalı çarşı) geçerek varılan ve Afrika’nın en büyük camii olmasının yanısıra, en eski üniversitesi de olduğu iddia edilen al-Karaouine (al-Qarawiyyin) camii ve üniversitesi var. Burada farklı konularda verilen eğitimlerin, bugün Fez’in bir eğitim, kültür ve dini tolerans merkezi olmasında büyük etkisi olmuş. Bu kompleks kurulduğu 859 yılından beri oldukça genişletilmiş. Mahfilleri, mihrabı ve boya işleri, ahşap ve zellij süslemeleri, Endülüs’ün Alhambra’sına benzetilir. 10. yüzyıla ait, kubbeli kare bir minaresi olan caminin çevresinde medreseler bulunuyor.

Yol, Blida mahallesine oradan da Chouwara Tabakhaneleri’ne varır. Fez tabakhaneleri, kentin en tipik görüntülerinden ve kokularındandır. Seffarine Meydanı’ndan duymaya başlayacağınız deri ve boya kokuları sizi deri bölgesinin merkezine götürür. Size yolu göstermek isteyen müşteri avcılarının bolluğu sayesinde burayı kaçırmanız imkansızdır. Boya kuyularının yanına yaklaşmaya izin verilmiyor, ancak hem misafirperverlik hem de satış konusunda yetenekli Faslıların deri dükkanlarının teraslarından bu kuyuları seyretmeniz mümkün. Satıcılar, deri boyama üzerine yapılan işlemlerle ilgili küçük bir bahşiş ya da tercihan alışveriş karşılığında bilgi veriyorlar.

Buradan Seffarine Meydanı’na doğru ilerleyin: Bu güzel meydanın etrafında nalbantlar, demirciler malzemelerine şekil verirler. Bir nane çayı veya taze meyve suyu için Medina’da kaydadeğer bir konuma sahip Cremerie La Place’ta mola verin. Bir başka önemli meydan, Pl de l’Independence ya da bir diğer adıyla Batha. Meydan’da Cafe Firdaous ve La Maison Bleue (www.maisonbleue.com) var. 10. yüzyıla ait bir yaz sarayından dönüştürülen Batha Müzesi, geleneksel Fas sanat ve el işlerinin mükemmel bir kolleksiyonuna sahip. Gününüz, pişmiş salata, tajin, kuskus ve bastilla (börek) gibi Fas’ın tipik yemeklerini tadacağınız La Maison Bleue’de sona ersin. Fas usulü bu akşam yemeği, ud eşliğinde serenad, Gnawa şarkıları ve dans ile tam bir kültür şölenine dönüşecektir.

Fotoğraf molası
Hotel Les Mirindes’in terasında Medina üzerindeki muhteşem günbatımını seyredin.

Kaçırmayın
Fez Sufi Kültür Festivali her yıl nisanda, Dünya Kutsal Müzik Festivali ise haziranda yapılıyor.

İpucu
Daha akılda kalıcı bir deneyim için tabakhanelere, kuyuların renkli boyalarla dolu olduğu sabah saatlerinde gidin.

Alışveriş
Her ne kadar terasından tabakhaneleri izleyebileceğiniz dükkanlar ticari bir atmosfere sahipse de, Fas’taki en iyi deri ürünler ve uygun fiyatlar burada.

Nasıl gidilir?
Fas’ta Fez dahil birçok kent arasında trenle ulaşım için, ONCF (www.oncf.ma) sitesine göz atın.

Kaçının
Souk’larda alelacele mal taşıyan, fazlasıyla yüklü eşeklerin sahiplerinin ‘’Balek!’’ (Dikkat) uyarılarını dikkate alın.

Aktivite
Azrou Berber kasabasından başlayan trekking turunda; Orta Atlaslar’ın ünlü sedir ormanlarından geçiyor, berberi makaklar olarak bilinen maymunları elle besleyebiliyor ve Berber çobanlarla birlikte yürüyorsunuz.