ÖZGÜRLÜĞÜN TADINI PEDALLA ÇIKARIN

Artık pek çok kişi iş hayatının yoğun stresini doğaya yönelerek atmaya çalışıyor. Doğayla iç içe olmak, yalnızlığın tadını çıkarmak ve tüm bunları yaparken sportif bir eylem içerisinde bulunmak isteyenlerin en popüler tercihi ise bisiklete binmek… Bisiklet severler için mevsimin ne olduğu hiç önemli değil. Sonbaharda yerleri süsleyen rengârenk yapraklar arasında, kışın bembeyaz bir sadeliğe dönüşen karların gölgesinde, bahar ve yaz aylarında ise yeşilin binbir tonuyla raks eden ve yüreğinizi ısıtan güneş eşliğinde pedal çevirmekten daha keyifli ne olabilir ki?

İstanbul’un en popüler bisiklet rotaları
Türkiye’de bisiklete özel bir hobi ve farklı bir yaşam felsefesi olarak bakan bisiklet severlerin üye olduğu Bisikletliler Derneği, Bisiklet Derneği ya da Bisiklet Aşıkları gibi pek çok dernek ve kulüp bulunuyor. Sosyal medya aracılığıyla birbirleriyle iletişim kuran bisiklet meraklıları, Türkiye’nin dört bir yanındaki bisiklet parkurlarına yönelik bir ya da iki günlük turlar düzenleyerek doğanın ve özgürlüğün tadını çıkarıyor. Hatta bazı kişiler bu tutkuyu Türkiye sınırlarının dışına çıkarak yurt dışında da devam ettiriyor. Bu kulüplerin bir diğer önemli özelliği ise bisiklet turları çerçevesinde bol bol fotoğraf çekilebilmesi… Yani bir taşla iki kuş vurulmuş oluyor. Bisiklet turlarına katılan kişiler, rotaları üzerinde yer alan doğal ve tarihi güzellikleri fotoğraflama şansına da sahip.

Şimdi öncelikle İstanbul’daki popüler bisiklet rotalarına bir göz atalım. Anadolu Yakası’nda Kadıköy-Fenerbahçe arasındaki 3.5 kilometrelik parkurun zorluk derecesi 10 üzerinden 5. Bu rota içerisinde pek çok mola yeri de bulunuyor. Avrupa Yakası’nın en gözde rotası ise hiç kuşkusuz Belgrad Ormanı… 16.7 kilometrelik parkur, 1 saat 55 dakika sürüyor. Ama buranın diğer yerlere göre biraz daha zorlayıcı olduğunu hatırlatalım. Bu rotanın zorluk derecesi ise 10 üzerinden 7. Tercihiniz yeşil alanlar içinde olmaksa bir diğer keyifli rota ise Aydos Ormanı. 13 kilometrelik parkur, yaklaşık 1 saat 13 dakika sürüyor. Zorluk derecesi ise 10 üstünden 6…

Kapadokya’dan Gökova Körfezi’ne farklı bir serüven
Amacınız hafta sonlarında bisiklet turlarıyla şehir dışındaki organizasyonlara katılmak ise bu rotaları da listenize eklemenizi tavsiye ediyoruz. Dünyanın beş büyük bisiklet yarışmasından biri Kapadokya parkurunda yapılıyor. Niğde’den başlayan parkur boyunca Avanos ve Göreme’den geçerek, Ürgüp’e varılıyor. Toplam 115 kilometre boyunca köylerden geçip, peribacalarının arasında yolculuk edebilirsiniz. Dağ bisikleti kullanılan parkur oldukça zorlu…

Tercihinizi Karadeniz’den yana kullanacaksınız, Trabzon-Artvin parkuru sizin için biçilmiş kaftan. Yeşil ile mavinin iç içe geçtiği Trabzon-Artvin Karayolu’nda yapacağınız bisiklet turu, 230 kilometre sürüyor. Üçüncü özel bir rota ise Hatay’da bulunuyor. Hatay’ın Yayladağı İlçesi’ndeki 40 kilometrelik tırmanma parkuru doğal güzelliği ile dikkat çekiyor. Yayladağı-Antakya Karayolu’ndaki çevresi ormanlarla çevrili parkur, sporcular için adeta bir oksijen deposu.

Bir diğer alternatif rota ise Gökova Körfezi’nde… Bodrum’dan başlayan 295 kilometrelik rota, eşsiz körfez manzarası eşliğinde Karia antik kentlerini, şimdi birer kültürel anıt olan çok eski yel değirmenlerini ve mükemmel doğasıyla gizli kalmış turkuaz koyları geçerek Datça’da son buluyor. Marmaris ve çevresi de bisiklet turları için son derece ideal. Orman ve deniz havasıyla, küçük köyleri geçerek keşfedeceğiniz 106 kilometrelik bu rota, Marmaris’te başlayıp Bozburun Yarımadası’na ulaşıp, tekrar başlangıç noktasına dönmenizle son buluyor.

Yurt dışında bisiklet keyfi
Peki, bisiklet severlerin yurt dışında en çok tercih ettiği rotalar nereler? Listenin ilk sırasında hiç şüphesiz Kopenhag/Danimarka bulunuyor. Dünyanın en düz şehri olarak öne çıkan Kopenhag, dünyadaki tüm ülkeler için örnek oluşturan bir bisiklet ulaşım altyapısına sahip. Geniş ve masmavi bisiklet yolları, şehrin her sokağında yer alıyor ve trafikte öncelik yayalardan önce bisiklet sürücülerinde…

İkinci sırada ise Amsterdam/Hollanda bulunuyor. Şehirdeki bisiklet sayısı, şehirde yaşayan insan sayısından fazla… Çünkü herkesin 2’şer ya da 3’er bisikleti var. Burada yaşayan çoğu kişi, işyerlerine bisikletle gelip gitmeyi tercih ediyor. Amsterdam’dan Roterdam’a bisikletle gitmek isteyen bir kişi, araçlara ait olan yolun hemen 5 metre yanında, tarlaların içinden giden geniş bisiklet yolunu kullanarak sıfır risk ile şehirlerarası yolculuk yapabiliyor.

Üçüncü stratejik nokta ise Barselona/İspanya…  Bisikletle iç içe bir şehir olarak dikkat çeken Barselona, bisiklet severler için adeta bir cennet. Burada da kesintisiz bisiklet yolları ile istediğiniz her yere kolayca gidebilme şansına sahipsiniz. 4’üncü önemli rota ise Berlin/Almanya… Berlin’de de çalışan kesimin işe gelip gitmek için ağırlıkla bisikleti tercih ettiği gözlemleniyor. Şehir içindeki parklar, geniş bisiklet yolları ve çevre ilçelere giden kesintisiz bisiklet parkurları hem trafik sorununu azaltıyor hem de bisiklet meraklılarına doğayla iç içe olma fırsatı sunuyor.