PARÇALARI BİRLEŞTİRİYORUZ, DEMİRYOLLARINI AYAĞA KALDIRIYORUZ

Son 60 yılda demiryollarının ihmal edildiğini, kara günler yaşandığını, tabiri caizse çivi çakılmadığını biliyoruz. Ancak milletimiz göreve geldiğimiz ilk günden bu yana Türkiye için, demiryolları için ne yapılması gerekiyorsa onu yaptığımızı görüyor. Demiryollarına son altmış yılda verilen yatırım ödeneğinin tamamından daha fazlası 12 yılda verildi. Bu süreçte büyük bir kısmı, yapıldığı günden bu yana yenilenmeyen yolları yenilenmiş, taşıma kapasitesi artırılmıştır. İnşa edilen Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya ve Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) hatlarıyla, ülkemizin dünyada 8., Avrupa’da 6.Yüksek Hızlı Tren işletmecisi ülke konumu daha da pekiştirilmiştir. Yerli bir demiryolu endüstrisi oluşturulmuş, YHT dâhil demiryollarının ihtiyacı olan, ray, makas, travers, tekerlek, bağlantı elamanları ve sair ürünler yerli olarak ülkemizde üretilir hale gelmiştir. Modern İpek Demiryolu’nun hayata geçmesi artık gün sayar hale gelmiştir. Lojistik merkezler inşa edilmiş, üretim merkezleri ve organize sanayi bölgeleri demiryollarına bağlanmıştır. Milli Yüksek Hızlı Trenimizin yapım sürecine başlanmıştır. Demiryollarının serbestleşmesinde nihai noktaya gelinmiştir. Kısacası, bir yapbozun parçalarını birleştirircesine demiryolları ayağa kaldırılmıştır. 12 yılda öyle bir ivme, öyle bir çıkış yakalandı ki, bundan sonra kimse demiryollarını ihmal etmeye, yapılan bu yatırımları durdurmaya teşebbüs edemeyecektir. Büyük Atatürk’ün bize işaret ettiği bir hedef var: Ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak. Demiryolları geri kalmış bir ülkenin muasır medeniyet seviyesine çıkması mümkün değildir. Hızlı tren hatları olmayan, bu işletmeciliğe geçmeyen bir ülkenin muasır medeniyetten bahsetmesi mümkün değildir. Bizim yolumuz belli. “Demiryolları refah ve ümran tevlit eder” şiarıyla, durmadan, yılmadan ve yorulmadan yolumuza devam ediyoruz.