POYRAZIN SEVDALANDIĞI ADA: BOZCAADA

Koylar vardır adı Akvaryum’dur, ama adının hakkını veremez. Seyahat kitapları, “Aman dolunayı kaçırmayın!” der oysa ışık kirliliğinden, dolunayı seçmek bile meseledir. Bozcaada’nın güneydoğusunda, kuş uçmaz kervan geçmez hissi veren Akvaryum Koyu ise, sıkı durun, dolunayda kitap okunacak kadar aydınlık oluyor! Koyun 20-30 metre gerisinde başlayıp adanın derinliklerine doğru uzanan kekik, pırnar, geven bitkileri ve dağ lalesi gibi binlerce yıldır dokunulmamış bir bitki örtüsünün hakim olduğu, duyuları sarhoş edebilen bir doğa var adada.

Dost mahalleler
Feribottan inince, merkeze doğru, soldaki Türk Mahallesi olarak da bilinen Alaybey Mahallesi, sağdakiyse Rum Mahallesi olarak bilinen Cumhuriyet Mahallesi… Kalenin ve limanın çevresinde evler var. Rum Mahallesi’nde 1869 tarihli bir kilise var. Adanın 1600’lerden kalma iki camisini Türk Mahallesi çevreliyor. Bozcaada Kalesi, Ege’nin en iyi korunmuş kalelerinden biri. Kesme taştan yapılan kale, tarih boyunca, Cenevizliler, Venedikliler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar tarafından, savunma amaçlı kullanılmış. İçkalede ise, ada halkının desteğiyle kurulmuş, mütevazı bir etnografya müzesi var.

Kasıma kadar deniz tatili
Adada bisiklet, motosiklet ya da araba kiralamak mümkün. Adanın haritasını almadan yola çıkmayın. Bütün bir gün, tek başınıza kalabileceğiniz, sadece rüzgarın sesini duyarak, kumlara yayılabileceğiniz, deniz kestanesi, deniz yıldızı ve deniz kabukları toplayarak, yürüyerek ya da balık avlayarak saatler geçirebileceğiniz bakir koylar var. Adanın serin denizi meşhur. Su, ağustostan itibaren ısınmaya başlıyor ve kasımın sonlarına dek denize girmek mümkün. Yazın telaşını geride bırakıp dingin birkaç gün yaşamak için Bozcaada birebir.

Bakir, korunaklı plajlar
Poyraz Limanı’nın korunaklı ve tenha bir plajı var. Hiçbir tesisin bulunmadığı bu uzun kumsal, yürüyüş için uygun, az taşlık ve siyah kumlu. Adanın kuzeyine göre, en rüzgarlı günde bile sakin. Yine doğuda, poyraza kapalı, korunaklı Tuzburnu Plajı’nda Ataol Beach var. Hemen ileride, Tuzburnu Feneri’nin altında, tesisin bulunmadığı, küçük bir kumsal var. Burada, şemsiye ya da şezlong yok. Arabanız varsa, fenerin yanına kadar çıkıp manzarayı seyredebilir, dolunayda da buraya uğrayabilirsiniz. Kayalıkların üzerinden balık tutmak da mümkün. Taşlardan, küçük salyangozlar toplayabilir, kaynattıktan sonra, sirke, zeytinyağı ve kekikle pişirebilirsiniz.

Evler, eski sahipler, dost sofrası
Adanın en güzel sokağında, üzerinde 1876 yazan Rum evi, muhtemelen adanın en çok merak edilen ve kapısı en çok çalınan evlerinden. Evin ilk sahibi, çok güzel mandolin çalıp söyleyen Nisyota adında bir Rum kadınmış. Bugün burası içtenliğiyle ün salmış olan Özcan Hanım’ın Rengigül Konukevi. 30 yıl boyunca, Almanya’da davranış bozukluğu olan çocuklarla çalıştıktan sonra, adaya yerleşmiş. Bahçedeki 20 kişilik kahvaltı masası da sunulanlar da dillere destan. Ekim sonu kapatıyor. Konaklama için diğer kaydadeğer seçenekler, Talay Bağları Konukevi ve Amaranda Adaevi.

Akvaryum berraklığında
Çanak Limanı olarak da bilinen Akvaryum, adını görüş mesafesinin netliği ve balık çeşitliliğinden alıyor. Bu nedenle de dalgıçların vazgeçilmezi. Deniz sakin, kumlu ve gerçekten de bir akvaryum kadar berrak. Etrafı kayalarla çevrili olduğundan adeta doğal bir liman gibi ciddi rüzgarlarda bile sakin. Koyun uç bölümlerinde 15- 20 metreye ulaşan derinliklerde skin ve scuba diving yapmak mümkün. Koyun civarı trekking için de uygun; işaretlenmemiş küçük patikalar, ‘hayatta her zaman çizilmiş yollar yoktur’ diyenleri bekliyor. Olta balıkçılığına uygun. Mercan, sargoz, karagöz, sinarit, levrek gibi balıklar kayalıkların üzerinden avlanabiliyor. Koyun yanındaki çanağın tam çıkışında sağda, endemik Akdeniz foklarının yaşadığı bir mağara var. Yaşam belirtisi olmamasına rağmen derinliği 7-8 metre olan bu fok mağarasında şnorkelle ya da tüple dalınabilir. 30-40 yıl önce dinamitle patlatılmış bu deforme mağaranın üzerindeki kayalıklarda bulunan şahin ve nesli tükenmekte olan kerkeneslerin yuvaları kuş gözlemcilerinin ilgisini çekebilir.

Poyrazın sevdiği ada
Yılın 250- 300 günü, poyrazın estiği ada; mavi bir deniz, balıkçı motorları, küçük kahveler, ıssız koylar, bağlar, bağ evleri, zakkumların, begonvillerin, sardunyaların taştığı arka sokaklar, beyaz badanalı, taş Rum evleri, renkli cumbalı ahşap Türk evlerinden oluşuyor.

Fotoğrafçıların favorisi
Güneydeki Ayana, sakin bir kumsal. Buradan en çok çocuklar keyif alıyorlar, çünkü neredeyse kıyıdan 50 metre mesafeye kadar denizin içinde yürümek mümkün. Bazen kıyıya deniz yıldızları vuruyor. Kaydadeğer kumsallardan biri de Beylik Kumsalı. Özellikle, tepedeki seyir noktasından baktığınızda denize doğru uçuyormuşsunuz hissi veriyor. Plajın arkasında kumullar var, kendinizi, tropikal bir adada hissedebilirsiniz. Deniz derin ve tamamıyla kumluk. Burası aynı zamanda karaya oturan soğan yüklü gemi nedeniyle adanın en çok fotoğraflanan ve kliplerin çekildiği yeri.

Günbatımında rüzgar gülleri
Adanın batı burnunda, günbatımlarının vazgeçilmez noktası terkedilmiş Polente Feneri’nde dev gemi Alexa Vom Mecurius vardı. Bu gemi artık fotoğraflarda kaldı. Buradaki 17 rüzgar gülü, Türkiye’nin üçüncü büyük rüzgar enerji santralı. Yaklaşık 30 bin kişinin elektrik enerjisini karşılayacak kapasiteye sahip. Aynı enerjiyi üretecek bir kömür santralına göre, türbün başına, 82 bin ağaca eşdeğer oksijen tasarrufu sağlıyor. Yani burada 1 milyon 400 bin ağaçlık bir orman yaratıyor.

Hiperaktiflerin koyu
Her ne kadar şemsiyeleri, şezlongları, soyunma kabinleri, duşları, restoranları ve deniz bisikletleriyle, konforlu ve popüler olsa da, Ayazma aynı zamanda, adanın en kalabalık ve en çok görüntü kirliliğine sahne olan kumsalı. Adını hemen üzerindeki Aya Pareskivi’nin kutlandığı ve Rumlar’ın adak adadıkları ayazmadan alıyor. Bir Rum çift tarafından işletilen Manastır Cafe Restaurant, adanın efsane mekanlarından. İnce kumlu plaj, kaynak suları nedeniyle, sıcak aylarda bile soğuk. Su kayağı, sörf, banana vs meraklısı hiperaktiflerin rotalarını Ayazma Plajı’na doğru çevirmelerinde fayda var.

Doğanın sözü geçiyor
Güneyde, diğer çok rağbet gören koy, Habbele. Bu, büyük ölçüde, buradaki tesisten kaynaklanıyor. Dinlendirici müzikler çalınan ve iddialı bir mutfağı olan Mitos, doğayla uyum içinde gölgelik bir restoran. Kumsalın çevresindeki doğa çarpıcı. Adanın kuzeyindeki hem kum hem de çakıl olan bakir Çayır Mevkii’nde, deniz kabukları toplayabilir ya da kıyıdan balık avlayabilirsiniz. Ancak rüzgarlara oldukça açık. Kiteboard Avrupa Şampiyonaları burada düzenleniyor.

OKUYUN
Gazeteci- Yazar Haluk Şahin’in ‘Bozcaada Kitabı: Bozcaada’ya severek bakmak ve bakarak sevmek isteyenler için bir rehber.

KAÇIRMAYIN
Yerel tarih araştırma merkezi, UNESCO ödüllü Bozcaada Müzesi, görülmeye değer.

UĞRAYIN
Gelincik şerbetiyle ünlü Ada Kafe ve gençlerin favorisi Bakkal Kafe, adanın sevilen mekanları.

LEZZET NOKTASI
Limanda; Asmaaltı ve Boruzan restoranları, Türk Mahallesi’nde; Yakamoz, Rum Mahallesi’nde; Salkım ile Ada’m restoranları Ege lezzetleri sunuyor.