RÜZGÂRA KARŞI DANS EDEN UÇURTMALAR

Şimdi gözlerinizi kapatın ve çocukluğunuzun en güzel anılarını hatırlayın. Yemyeşil kırlarda özgürce koşuyorsunuz. Elinizden göğe doğru uzanan o uzun ipe eşlik ederek, gökyüzünde nazlı nazlı salınan uçurtmanızın gölgesindesiniz. O rengârenk dünyada hiç olmadığınız kadar özgürsünüz. Evet, zamana karşı koyamayıp büyüyoruz hepimiz. Ama geçmiş yıllarda yüzümüze tebessüm katan, çocuk ruhumuzu besleyen tüm güzellikler halen orada bir yerlerde… Uçurtma kültürü sadece Türkiye’de değil, dünyada da çok önemli bir yere sahip. Malezya’dan Hindistan’a, Hollanda’dan Polonya’ya kadar pek çok ülke, uçurtma kültürünü geleneksel festivallerle gelecek kuşaklara aktarıyor.

Çin’den doğan bir gelenek
Eşkenar üçgen, altıgen ve dörtgen gibi geometrik şekillerde ya da balık, kuş, yılan, ejderha, kelebek, lamba veya yöresel şekillerde olmak üzere yüzlerce türü ve çeşidi bulunan uçurtmanın, ilk yapılış tarihi olarak çeşitli kayıtlar M.Ö. 3000 yıllarını gösteriyor. Uçurtmanın anavatanının Çin olduğu ve Çin’in Weifeng şehrinin ‘uçurtmacılar başkenti’ olarak ün saldığı dikkat çekiyor.

Çin’de doğup Uzak Doğu’da hızla yayılan uçurtmanın, ünlü kâşif Marco Polo tarafından Malaya Adaları’ndan satın alınarak Hollanda’ya götürüldüğü ve Avrupa ülkelerinin uçurtmayı bu şekilde tanıdığı belirtiliyor. Avrupa’ya ulaşan uçurtma burada ciddi bir değişim geçirerek, çift ipli ve dört ipli uçurulmak suretiyle havada şekiller çizen gösteri uçurtmalarına dönüştürüldü. İlerleyen dönemlerde uçurtmanın kullanım alanları, eğlencenin çok ötesine geçen etkinlikleri de kapsamaya başladı. 1572’de Benjamin Franklin’in şimşeğin elektriksel yapısını uçurtma marifetiyle bulması, bu konuya verilebilecek en başarılı örneklerden biri… Yine 1884’te Guglielmo Marconi’nin Atlas Okyanusu’nun bir kıyısından diğerine yaptığı radyo yayınlarında uçurtmayı anten yükseltmede kullandığı görülüyor. Uçurtmanın özellikle Uzak Doğu’da Çin, Japonya, Tayvan ve Endonezya halklarının en eski yöresel eğlencelerinden biri olduğu gözlemleniyor.

Savaşlarda haberleşme aracı
Uçurtma uçurmanın simgesel olarak farklı anlamlarda kullanıldığı durumlarla da karşılaşılıyor. Örneğin uçurtmalar, geçmiş yıllarda savaşlarda haberleşme, düşmanı korkutma ve gövde gösteri yapmak açısından da kullanılıyordu. Köylüler hasat mevsiminde eğlence ve bolluk olması için uçurtma uçurarak temennide buluyordu. Yeni doğan bebeklerin üzerinden kötü ruhları kovmak, karada otururken dev balıkları havadan yakalamak açısından da uçurtmadan faydalanıldığına dair rivayetler bulunuyor.

En meşhur uçurtma festivalleri
Bugün dünyadaki en meşhur uçurtma festivalleri ise Malezya, Hindistan, Çin, Hollanda ve Polonya’da düzenleniyor. Dünyanın pek çok ülkesinde kulüpler, dernekler ve federasyonlar düzeyinde sahip çıkılan, hatta müzeleri bulunan ‘uçurtma’ kültürü, Türkiye’de henüz hak ettiği konuma gelemedi. 1984 yılına kadar ufak tefek organizasyonlarla zaman zaman gündeme taşınmaya çalışılsa da modern yaşamın ve çarpık kentleşmenin kurbanı olmaya yüz tutmuştu.

Türkiye’deki teknikler
Türkiye’de uçurtma teknikleri, Mehmet Naci Aköz’ün 1984 yılında düzenlediği Türkiye’nin ilk para ve kupa armağanlı uçurtma yarışması ile apayrı bir boyut kazandı ve Türk uçurtmacılığında yepyeni bir çığır açıldı. 1987’de dünyanın önde gelen uçurtma organizasyonlarından biri olan British Columbia Kite Fliers, Eyüp Kardeş müstear adıyla tanınan Mehmet Naci Aköz’ü onur üyesi kabul ederek derneğe kaydını yaptı ve bunu yayınladığı bültenle diğer ülkelerdeki üyelerine duyurdu. Takip eden yıllarda ülkemizde uçurtmaya olan ilgide belli bir artış oldu ve Mehmet Naci Aköz’ün başkanlığında 1986’da Eyüp Kardeş Uçurtmacılar Birliği kuruldu. Bu birlik, Türkiye’nin ilk uçurtma kuruluşu olup, 1997 yılında dernekleşerek Eyüp Kardeş Uçurtmacılar Derneği adını aldı.

Türkiye’nin ilk uçurtma müzesi
Türkiye’nin ilk uçurtma müzesi ise Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi olarak dikkat çekiyor. Müze hafta içi ve cumartesi günleri saat 09:00-17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Atölye çalışmaları için müzeden randevu alınması gerekiyor. Atölye çalışmalarına grup olarak da bireysel olarak da katılım olabiliyor. Uçurtma Müzesi’ni gezerken, kendi uçurtmanızı yapma şansınız da bulunuyor. Müze; 26 ülkeye ait, 2 bini aşkın uçurtmadan oluşan özel bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Almanya, Hollanda, Fransa, İngiltere, Lüksemburg, Danimarka ve Malezya gibi ülkelere özel uçurtmalar ve farklı malzemeler sergileniyor. Yerli uçurtmaların yer aldığı raflarda rengârenk uçurtmalar, uçurtma katalogları, süreli yayınlar, farklı ülkelerde yapılan uçurtma organizasyonlarının afişleri ve daha pek çok farklı obje bulunuyor.

Altıgen uçurtma
Bu arada hemen hatırlatalım, her ülkenin kendine özgü bir uçurtma tipi bulunuyor. Bizim geleneksel uçurtmamız ise altıgen… Altıgen uçurtma sadece Türkiye’nin değil, tüm Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin ve birçok Güney Amerika ülkesinin geleneksel uçurtması olarak öne çıkıyor. Örneğin, Suriye’de yapılan uçurtma daha püsküllü, Portekiz’de yapılan altıgen uçurtma ise birden fazla ince uzun düz kuyruklu oluyor. Türkiye’nin farklı noktalarında uçurtma meraklıları için Alaçatı Uçurtma Festivali, Afyon Karahisar Belediyesi Uçurtma Festivali, Bozcaada Uçurtma Şenliği, Milas Uçurtma Festivali, Ergani Uçurtma Şenliği gibi etkinliklerin düzenlendiğini de hatırlatalım…

Rüzgârın nereden estiğini kontrol edin
Uçurtma uçurmak için hava koşullarının uygun olup olmadığını anlamak adına yerel hava durumu raporlarına bakın. Eğer rüzgârlı havalarda uçurtma uçurma konusunda yeniyseniz, rüzgârın biraz dinmesini bekleyin. 5-10 mil / saat arası bir rüzgâr hızı, uçurtma uçurmak için en ideal olandır. Eğer yanınızda size eşlik eden bir kişi varsa işiniz daha kolay olacaktır. Uçurtma ipini tutun ve uçurtmayı yanınızdaki kişiye verin. Uçurtmayı tutan kişi sırtını rüzgâra vermeli ve uçurtmanın yüzünü kendine çevirmelidir. Eğer rüzgâr uçurtmaya direkt olarak arkasından geliyorsa uçurtmanız düşecektir. Uçurtma makarasındaki ipi ortalama 20 metre kadar açmaya başlayın. Uçurtmayı tutan kişi ip açıldıkça uzaklaşmalıdır. Uçurtmayı uçuracağınız bölgede ipinizin ya da uçurtmanızın takılabileceği herhangi bir engel olmadığından emin olun. Yeterli uzaklığa ulaştıktan sonra rüzgârı yakalamak için bekleyin ve uçurtmayı havaya bırakın. Rüzgârın yönünü değiştirmesi durumunda sizin de açınızı değiştirmeniz gerekir. Bu nedenle rüzgârın hangi taraftan estiğini düzenli aralıklarla kontrol etmelisiniz. Uçurtmanız gökyüzüne çıkmaya başladıkça ipi salabilir ve daha yükseğe çıkmasını sağlayabilirsiniz.