Şehir Hayatının Yüklerinden Kurtulmak İsteyenlere

Şehir Hayatının Yüklerinden Kurtulmak İsteyenlere

Amerika, Kanada ve İngiltere’yi etkisi altına alan Tiny House akımı, Türkiye’de de hızla popülerleşiyor. Özellikle son 5 yıldır Amerika ve Kanada’da 5 milyon kişinin Tiny House’larda yaşamayı tercih ettikleri dikkat çekiyor.

Bu akımın çıkış felsefesi ise ev almak için harcanan para ile aslında neler yapılabileceğinin sorgulanması… Sadece evlerini küçülterek, hayatları boyunca hayal ettikleri yaşamı gerçek kılacak maddi güce eriştiklerini keşfeden kişi sayısı dünyada hızla artıyor. Bu akımın Türkiye’deki temsilcisi ise Vagoon House…

Doğa ile iç içe…

Tiny House akımının mimariye yansımalarını 2015’te İngiltere’ye yaptığı bir gezi esnasında gözlemleyen Cem Demirer, bu vizyondan yola çıkarak 2016’da Adana’da Vagoon House markasını kuruyor. Şirketin üretim merkezi Adana’da, showroom’u ise İstanbul Polonezköy’de bulunuyor. Demirer; Vagoon House markasıyla hedef kitlesine mimar, iç mimar, inşaat mühendisi tabanlı teknik kadro ve işinin ehli sanatkâr ustaların iş birliği ile Tiny House akımının en dikkat çeken projelerini sunuyor. Kompakt bir yaşam alanı vaat eden Vagoon House’lar aslında plakalı, ruhsatlı ve uluslararası normlarda üretilmiş araçlar olarak öne çıkıyor. Bu sayede aracınızı park edebileceğiniz her yere Vagoon House’unuzu koyabiliyorsunuz. Demirer, Türkiye’de bugüne kadar mobil ev ya da tekerlekli ev gibi yetersiz altyapıya sahip farklı denemeler yapılmış olsa da profesyonel anlamda Vagoon House konseptinde hizmet veren başka bir marka bulunmadığının altını çiziyor. Doğa ile iç içe olurken konforu de elden bırakmak istemeyenlere hitap eden Vagoon House, evinizde kullandığınız eşyaları doğanın içinde de kullanmanızı sağlıyor. Yani ateş yakıp çimlerde oturup yemeğinizi yedikten sonra bulaşıkları, bulaşık makinesinde yıkayabilir veya deniz kenarında büyük camlardan dışarı bakarken klimanızı açıp serinleyebilirsiniz.

Yazlık da olabilir iş yeri de…

Vagoon House’un hedef kitlesine sunduğu konforla, bireylerin doğada kalma süresini uzattığına dikkat çeken Cem Demirer, “Vagoon House’da yaşama ya da tatil yapma fikri, sanılanın aksine radikal bir karar değil. Bu süreci deneyimleyenler, Vagoon House’ların konforlu bir yaşam sunduğunu çok net gözlemleyebiliyor.” diyor. Vagoon House projelerinin genel olarak yazlık ye yayla amaçlı kullanıldığını belirten Demirer, iş modeli olarak ise otel kurmak isteyen, günlük veya uzun dönem, kiralık daire mantığı ile Vagoon House sahibi olmak isteyen müşterilerinin olduğunu dile getiriyor. Mobil olma fikrinin birçok insanın hayali olduğunu ifade eden Cem Demirer, “Mobil olduğunuzda ulaşabileceğiniz kitle de artarak çoğalıyor. Vagoon House’ları yiyecek-içecek satışı için kullanan müşterilerimiz bulunuyor. Bunun yanı sıra yoga-fitness stüdyosu, mobil köpek oteli, bir spor aletleri markası ile mobil showroom projesi, İstanbul’da bir belediye ile çalıştığımız meslek edindirme kurslarının mobil satış noktası, bir TV programı için çalıştığımız mobil bir stüdyo fikri bunlardan sadece birkaçı… Vagoon House, plakalı ve ruhsatlı ürünler sunduğundan dolayı projeleri daha çok imar problemi olan yerlerde kullanılıyor. Bozcaada, Gökçeada, Kapadokya, Çeşme, Bodrum, Urla, İstanbul’un birçok bölgesi vb.” yorumunda bulunuyor.

Sırada Vagoon İstasyon ve otel projeleri var

Tasarım sürecinin mimar ve mühendislerden oluşan özel bir ekiple koordine edildiğini söyleyen Cem Demirer, sözlerine şöyle devam ediyor: “Karayollarına çıkabilecek araçlar ürettiğimizden dolayı, dingillerin taşıma kapasiteleri ve yapının dengesi hesaplanarak projeler tamamlanıyor. Ürünlerimiz, en önemli konfor kriterleri olan; ısı, ışık, ve nem şartlarının optimum uygunluk derecelerini sağlayacak şekilde üretiliyor. Vagoon House’lar mimari olarak metal ahşap ve cam ağırlıklı bir görünüme sahip. Dış cephede kullandığımız ahşaplar, ThermoWood dediğimiz fırınlanmış Fin çamlarından oluşuyor. Vagoon House’lar, 2.55m en ve 7-8 uzunluk içerisinde yani 17.5 ve 20 metrekarelik bir alanda çözümleniyor. İsteğe ve projeye göre daha büyük ya da küçük projeler de tasarlanabiliyor. Şu an aylık 15-20 adet Vagoon House’u teslim edecek kapasitedeyiz. Gerekli durumlarda bu sayıyı artırabilecek altyapıya da sahibiz. Tüm mutfak ve banyo mobilyaları, ocak, fırın, davlumbaz, aydınlatma ekipmanları, elektrik ve su sayaçları ve nakliye dahil olarak fiyatlarımız 18-20 bin Avro+KDV aralığında değişiyor.” Demirer’e bu kapsamda ne gibi yeni projelere odaklanacağını sorduk ve şu yanıtı aldık: “Benim 2 hayalim var. Birincisi Vagoon İstasyon projesi. Bu projenin amacı, Vagoon House’u beğenip maddi olarak da bütçesini ayarlayıp ancak arazi olmayıp ve altyapı peyzaj vb. işlerle uğraşmak istemeyen müşterilerimiz için Türkiye’nin çeşitli yerlerinde kurmayı planladığımız Vagoon İstasyonlar… İkincisi ise Vagoon House’lardan oluşan kendi Vagoon Hotel projemizi kurmak.”