SİHİRLİ ÇEMBERİN RENKLİ DÜNYASI: MANDALA

Her gün ister istemez binlerce parçaya bölünüyoruz. Günün sonunda kendinize minik bir özgürlük alanı yaratarak, kısa bir süreliğine de olsa ‘anda’ kalabileceğiniz, ruhunuzu arındırabileceğiniz ve iç huzurunuzu yakalayabileceğiniz farklı bir meditasyon arıyorsanız, mandala elçilerinin sesine kulak verin. Bu konuda Kadıköy Yeldeğirmeni’ndeki Atölye MumYap ve Bağdat Caddesi Erenköy’deki An Mekan’da çocuk ve yetişkinlere özel mandala workshop’ları ve kursları veren Lale Eren, mandala elçiliğinin bir niyetle başladığını ve bu niyetin tüm güzelliklere, berekete ve huzura açılan rengarenk bir dünya olduğunu söylüyor.

Özel bir meditasyon
Lale Eren; yaşam enerjisiyle dopdolu, girdiği her ortamı aydınlatan ve farklı vizyonuyla sizi sarıp sarmalayan bir mandala elçisi… 18 yıl bankacılık yaptıktan sonra 2013 yılında gayrimenkul sektörüne yönelen Eren’in dünyaya bakış açısı 2 yıl önce kızının kendisine hediye ettiği bir mandala kitabı ile değişmiş. Mandala yapmaya başladıktan sonra çok daha sabırlı olduğunu ve hayata sımsıkı sarıldığını dile getiren Lale Eren, mandala sanatının çok özel bir meditasyon ve farklı bir terapi olduğunu belirtiyor.

Huzura bir adım atın
Renklerin gizemli dünyasına dalan ve her gün ortalama 2-3 saatini dünyadan koparak mandala yapmaya ayıran Eren’in yakaladığı iç huzur, gülerken göz bebeklerinden sanki usul usul yüreğinize akıyor. Bu röportajı yaparken, mandala yapma fırsatı da bulduk. Eren’in yönlendirmesiyle mandalanın sihirli dünyasına minik bir adım attık. Şehir yaşamının yorucu temposundan kısa süre de olsa uzaklaşmak ve ruhumuzu arındırmak için aslında çok da uğraşmamız gerekmiyor. Mandala ile renklerin dünyasına adım atmak, huzura, şifaya ve anda kalmaya giden yolun ilk adımı olabilir.

Renk, desen ve çizgilerin dansı
Mandalanın bir Hint sanatı olduğunu ve bu sanatı kendi çabasıyla keşfettiğini söyleyen Lale Eren, “Hayatımda farklı iniş ve çıkışların olduğu bir dönemdeydim. Mandalayı keşfetmiş olmam ise beni çok farklı yerlere götürdü. Önce boyama kitabıyla başladım. Ama zaman geçtikçe bu bana yetmemeye başladı. Ardından kendi mandala desenlerimi çizdim. Kendimi mandala çizerken çok iyi hissettiğimi fark edince, bu sanatı başkalarına da öğretmem gerektiğini keşfettim. Türkiye’deki en iyi mandala eğitmenlerini araştırırken, yollarımız Aslıhan Aksun ile kesişti. Aksun’dan ‘mandala eğitmen dersleri’ aldım. Kendimi mandala öğretmeni olarak değil, mandala elçisi olarak tanımlıyorum. Biz, birer elçiyiz ve en önemli misyonumuz, bu iç huzuru başka kişilere de aktarabilmek. Mandala, ‘sihirli çember’ anlamına geliyor. Hinduizme göre Tanrıça Shakti ve Tanrı Şiva’nın kozmik dansı olarak öne çıkıyor. Dans bir noktadan başlar, hızlanır ve evrenle bütünleşir. Mandalanın felsefesi de bu… Her şey bir merkezde başlar, ardından içinizdeki tüm duyguları renk ve desenlerle dışa vurursunuz. Mandalayı renk, çizgi ve desenlerle bütünleşen bir dans olarak özetleyebiliriz. 1800’lü yıllarda İsviçre’de Carl Gustav Jung adlı bir psikiyatristin hastaların tedavi ederken mandalaya başvurduğu gözlemleniyor.” diyor.

Bitmeyen bir döngü
Mandalanın aslında renkli kumlarla yapılan bir sanat dalı olduğunu dile getiren Lale Eren, “Hindistan’da tapınaklarda mandala yapmaya bir niyetle başlanır. Yaklaşık 20 kişi senkronize bir şekilde belirlenen niyet doğrultusunda tasarlanan deseni tamamlar. Çalışma bittiğinde ekibin gurusu gelip, bu tasarımı süpürür. Ardından tüm çalışma yeniden başlar. Çünkü bir şeyin yeninden başlaması için bitmesi gerekiyor. Bu bitmeyen bir döngü, hatta hayatın ta kendisi…” yorumunda bulunuyor.

Beynin sağ lobunu çalıştırıyor
İlk yaptığı kelebekli mandalayı yakın arkadaşı ve Atölye MumYap’ın kurucusu Aylin Aydın’a bereket getirmesi için hediye ettiğini söyleyen Eren, mandala elçiliğine Atölye MumYap’ta hafta sonları düzenlenen workshoplar ve 1 aylık kurs programları aracılığıyla devam ediyor. Mandala çizmenin beynin sağ lobunu çalıştırdığını vurgulayan Eren, çocuk ve yetişkinlere özel workshop’lar ile danışanlarının kişisel gelişimlerine katkıda bulunuyor. Bağdat Caddesi Erenköy’de açılan An Mekan’da da çocuk ve yetişkinlere özel mandalara dersleri veren Lale Eren, bu sanatı geniş kesimlere yayabilmek için farklı bir misyon üstlenmiş. Bu arada hemen hatırlatalım. Mandala sanatına başlamak için ihtiyacınız olan tek şey bir pergel ve istediğiniz renklerde kalemler…  Başlangıçta kalın uçlu kalemlerle başlanıyor, ardından ince uçlu kalemlere geçiliyor.