Sınırları Belirlenmiş, Yalın ve Gerçek Tasarımlar

Sınırları Belirlenmiş, Yalın ve Gerçek Tasarımlar

28 yaşındaki Vildan Hoşbak, heykeltıraşlığı aşçılık eğitimi ile bütünleştiren yetenekli isimlerden biri… Yemek ve tasarım sürecindeki detayların birebir örtüştüğünü gözlemleyen Hoşbak, içindeki tasarım aşkı daha ağır basınca, bu kez minyatür odaklı tasarımlarını yemek tasarımlarıyla bütünleştirmek istedi.

Yeme-içme odaklı süreçleri farklı bir perspektiften gözlemleyen Hoşbak; hem yenilenebilir hem de görsel minyatür sunumlarının öne çıkacağı farklı bir sergi projesinin hazırlığı içerisinde… Sınırları belirlenmiş, gerçek bir dünyada yaşanmışlığa atıfta bulunan minyatür tasarımlara imza atan Hoşbak’ın en büyük hayali ise tarif ve tasarımlarının yüzde 100 kendisine ait olduğu bir yemek kitabı hazırlamak.

Profesyonel aşçılık eğitimi de aldı

9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu olan Vildan Hoşbak, aynı üniversitede “Sanat ve Tasarım” alanında yüksek lisans yaptı. 2017 yılında İstanbul’a gelen Hoşbak, Mutfak Sanatları Akademisi’nde “Profesyonel Aşçılık” eğitimi aldı. Hoşbak’a güzel sanatlardan yemek sektörüne yönelik bu radikal dönüşün nasıl gerçekleştiğini sorduk ve şu yanıtı aldık: “Çocukluğumdan bu yana yemek yapmaya yönelik büyük bir tutkum vardı. Bu konuda eğitim almak en büyük hayallerimden biriydi. Böylece bir altın bilezik sahibi daha oldum.”

Profesyonel aşçılık eğitiminin ardından sanat odaklı çalışmaların ruhuna çok daha fazla hitap ettiğini fark eden Vildan Hoşbak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Aşçılık, görünenden daha yoğun ve yorucu bir iş…  4 aylık eğitimden sonra 4 aylık stajımı da Sakıp Sabancı Müzesi’nde tamamladım. Bu süreç zarfında sanat odaklı çalışmalara yönelmem gerektiği hissi daha da ağır bastı. Hem lisans hem de yüksek lisans tezim, minyatür mekânlar üzerineydi. Lisans tezim için hem hayali mekânları hem de gördüğüm mekânları minyatür olarak tasarlayıp 2013’te bir sergi açmıştım. Aslında hem sergi hem de tez çalışmasıydı. Daha sonra Pera Müzesi’nde de “Deneyimin Ötesi” konseptli bir sergim olmuştu. Bu süreci İzmir’deki farklı galerilerle olan çalışmalarım takip etti. Orta vadeli hedefim ise İstanbul’da bir sergi açmak…”

Minyatür mekân tasarımından yemek projelerine

Vildan Hoşbak’ın günümüze de sirayet eden tasarım vizyonunda yüksek lisans tezinin büyük bir önemi bulunuyor. Artık ayrıntılı ve mekân hissini net bir şekilde yansıtan işlere odaklandığının altını çizen Hoşbak, “Gördüğünüzde, o mekânı gerçek gibi algılamanıza yön verecek bir görüntü yakalamaya çalıştım. Atölye havası, minyatür mekân tasarımında en çok dikkatimi çeken unsurlardan biri oldu. Bu nedenle geçmiş dönem sanatçılarının atölyelerini inceledim. 2018 yılı içerisinde profesyonel aşçılık eğitimimin verdiği sinerji ve minyatür mekân tasarımı odaklı çalışmalarımın iç içe geçtiği farklı projelerde yer almayı arzu ediyorum. Yemek stilistliği eğitimi almayı da planlıyorum.  Minyatür yemek projesi tasarımlarında, bir restoranda servis edilen özel bir tabağın minyatürünü hazırlıyorum. Bu noktada ahşap odaklı çalışıyorum. Yemek tasarımlarında ise polymer clay adı verilen modelleme hamurunu kullanıyorum. Farklı malzemeler kullanmaktan ve elimdeki malzemeyi değerlendirmekten büyük bir keyif alıyorum.” diyor. Hoşbak, nasıl bir tekniğe sahip olduğunu ise şöyle özetliyor:  “Malzemeyi ham bir şekilde alıp modelaj kalemi, törpü gibi küçük el aletleriyle işliyorum. Daha sonra tıraşlayıp törpülüyorum.  Ardından heykele şekil verir gibi şekillendiriyorum.”

Kişiye özel tasarımlara da imza atıyor

Minyatür mekân tasarımları öncesinde kapsamlı bir araştırma yapan Vildan Hoşbak, “Öncelikle belirlediğim konuya yönelik fotoğraf taraması yapıyorum. Örneğin; bir tiyatro sahnesi ise o sahnenin farklı dönemlerde çekilmiş fotoğraflarını gözlemliyorum.  Sanatçı atölyeleri büyük ilgimi çekiyor. Bu kapsamda Fransız ressam Paul Cezanne’ın atölyesini de 30’a 40’cm’lik minyatür bir mekâna dönüştürdüm. Bu çalışmalar genelde fotoğraf üzerinden ilerliyor. Daha sonra tasarım süreci aşama aşama şekilleniyor. Tasarımlarımı gören kişilerin, o yalınlığın içinde kaybolabilmelerini istiyorum. Bu tip çalışmalar ortalama 2-2.5 ay içerisinde tamamlanıyor.” yorumunda bulunuyor.

Hoşbak’ın yeni odağı ise zihninde tasarladığı hayali mekânlara yönelik minyatür tasarımlar gerçekleştirmek. Bu konudaki ilk adımı ise terk edilmiş mekânlar tasarlamak olacak. Kişiye özel tasarımlara da imza atan Hoşbak, bu süreç hakkında şu bilgileri veriyor: “Hedef kitlemle @vh_miniature_art instagram hesabından iletişim kuruyorum. Sizin için büyük bir öneme sahip olan ve sonsuza kadar ölümsüzleştirmek istediğiniz bir anı, farklı bir ifadeyle yaşanmışlığı, minyatür bir forma sokabilirim. Bunun için ihtiyacım olan tek şey, bu ana özel bir fotoğraf. Bu fotoğrafa minyatür bir form kazandırarak yeniden yorumluyorum.”