SÜRREAL BİR DÜNYADAN RENGÂRENK YANSIMALAR

Heykeltıraş Nihal Mete’nin resim ile heykelin iç içe geçtiği çalışmaları yaşamdan sürreal izler taşıyor.

Resim ve heykel disiplinlerini farklı bir düzlemde buluşturan Nihal Mete, Kadıköy Yeldeğirmeni’nde Nihal Mete Atölyesi adını verdiği mekânında, 5 yıldır farklı çalışmalara imza atıyor. Ahşap, metal, kâğıt, kumaş, alçı, bronz, polyester, reçine gibi farklı malzemeleri doğayı yansıtan formlara dönüştürmek amacıyla yola çıkan Nihal Mete, çalışmalarına yaşamın içinden detaylar katarak farklılaşıyor.

İstanbul, İtalya ve Londra serüveni
Resim ve heykelin bütünleştiği bir eğitim geçmişine sahip olan Nihal Mete, Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Resim Bölümü’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Heykel Bölümü’nü bitirdi. Üniversitenin dördüncü yılını İtalya Bologna’daki Accademia di Belle Arti di Bologna adlı güzel sanatlar akademisinin heykel bölümünde misafir öğrenci olarak tamamlayan Mete, Londra’daki Greenwich Üniversitesi’nde ‘Etkinlik Yönetimi’ master’ı yaptı. Uzun yıllar Londra’da yaşayan Nihal Mete, kendisini yurt dışına yönlendiren sürecinin nasıl geliştiğini ise şöyle anlatıyor: “2004 yılında İngilizce eğitimi almak için Londra’ya gittim. Üniversite eğitimimin 3’üncü yılını dondurmuştum. İtalya’ya gezmek için gittiğimde Bologna’daki akademiyi de keşfettim. Görüşmelerimi yaptım ve son seneyi orada okudum. Burada daha çok taş ağırlıklı işler yaptım. Heykel eğitimim sırasında farklı malzemelerle çalışma imkânım oldu. Marmara Üniversitesi’nde okurken de ahşap ve metal ile çalışmıştım. İtalya’daki eğitimim bittikten sonra Londra’ya döndüm ve 12 yıl Londra’da yaşadım. Londra’da belediyenin bana verdiği küçük bir atölyede üretim yapma şansım oldu. Burası Hounslow Belediyesi’ne ait, Redless Park adı verilen bir atölyeler kompleksiydi. Bu kompleksin içinde birçok atölye vardı. Bu alanda farklı karma sergilere katıldım.”

Çalışmalarına iki disiplini de yansıtıyor
Londra’dan 2011 yılında dönme kararı alan Nihal Mete, 5 yıldan bu yana çalışmalarını Yeldeğirmeni’nde Nihal Mete Atölyesi adını verdiği mekânında sürdürüyor. Atölyesinde kendisine farklı bir dünya kuran Mete, haftanın yedi günü çalışıyor ve bu durumdan son derece memnun. Mete’ye nasıl bir çalışma disiplinine sahip olduğunu sorduk ve şu yanıtı aldık: “Çalışmalarımı resim ve heykel olmak üzere iki disiplinle şekillendiriyorum. Renk ve biçim bilgisini hem lise hem de üniversite eğitimimde aldım. Heykel için desen çizerken resim tekniklerinden faydalanıyorum. Form üzerine çalışıyorum ve form çözümlüyorum. Doğada ve şehrin içinde var olan, grafik olarak gördüğümüz tüm yapıları ve şehir algısını forma dönüştürüyorum. Biraz grafik biraz da tipografik diyebileceğimiz formlarım var. Bu formları hem üç boyutlu olarak çözümlüyorum hem de tuvale yansıtıyorum. Küçük hayvan figürleri, hikâyesi olan işler ya da oyuncağa benzer şekilde birleştirdiğim, modifiye ettiğim, parçaları birleştirdiğim işlerim de var. Aslında çalışma tarzım bir çeşit oyun gibi…”

Kişisel sergisine hazırlanıyor
Her işinde farklı şeyler görebileceği detaylara odaklandığını söyleyen Nihal Mete, kendi tarzını biçimsel olarak ortaya koymaya çalışıyor. Daha çok sürreal izler taşıyan, bakan için sürekli değişen, herkesin farklı şekilde yorumlayabileceği tarzda çalışmalarının yer aldığı kişisel sergisinin hazırlığı içinde olan Mete’nin en büyük hayali ise yeni şeyler üretmeye devam edebilmek…

Kendi stilini malzemeye katıyor
Doğadan modifiye ettiği farklı malzemelerle çalışan Mete, malzemenin özünü değiştiriyor, kalıbını alıyor ve istediği şekle dönüştürüyor. Çalışmalarını tek bir malzemeyle sınırlamak istemeyen Nihal Mete, bu nedenle dönüştürebildiği ve kendi stilini katabildiği tüm yeni malzemelere odaklanarak ilerliyor. Yeldeğirmeni’nin farklı bir sanatçı mahallesi olarak yapılandığını, hem şehirden uzak hem de yaşamın içinde yer alan yapısıyla farklı bir konfor sunduğunu söyleyen Mete, belirli zamanlarda atölyesinde workshop’lar da düzenliyor. Nihal Mete, atölyesinde talep olduğunda yetişkinler için değişik malzemeleri deneyimleyebilecekleri ve üç boyutlu üretim yapabilecekleri workshop’lar kurguluyor.