TARİH VE DOĞAYLA İÇİÇE BİR DOĞU AKDENİZ ROTASI

Gazipaşa, Anamur ve Silifke güzergahının üzerindeki koylarda bir zamanlar korsanlar saklanırmış. Böylesine vahşi ve ulaşılmaz bir doğası varmış bu bölgenin. Bugün de çok farklı değil; dağları aşmak için saatlerce kıvrılan virajlı yolları nedeniyle çok popüler olmayan ancak ilginç duraklar içeren bir rota. Alanya ile Adana arasındaki bölge, antik Kilikya. Bu rota, kalabalıktan kaçmak, karavanıyla özgürce dolaşmak, çam ağaçlarının altında kamp yapmak, Göksu Deltası’nda kuş gözlemek, tarihi, kumsalı ve yemek keyfini bir arada yaşamak isteyenler için dikkate değer. Muz bahçelerinden, vadilerden, dağlardan, köylerle iç içe antik kentlerden, turizmin bozmadığı lokantalardan, şaşırtıcı küçük müzelerden geçeceksiniz. Bir yanınızda hep deniz olacak.

Gazipaşa, antik Selinus kentinin yakınında kurulmuş. Kıbrıs’la deniz bağlantısının sağlandığı önemli bir liman kentiymiş. Gazipaşa’nın, Yat Limanı olarak bilinen kısmında üç kilometrelik bir plajı var. Ayrıca, Koru Plajı denilen kısımda, denizin içindeki havuzlar çok ilginç. Günbatımı burada keyifli. Doğuya doğru 10 km daha gidince, sağda Kilikya kentini gösteren Antiochia Ad- Cragum tabelasını göreceksiniz. Sapaktan girip, Güney köyüne doğru ilerleyin, 5 km sonra, köyün içinden geçerek, bir toprak yola girecek ve kendinizi adeta bir muz ülkesinde bulacaksınız.

Muz bahçeleri eşliğinde tarih
Gazipaşa- Anamur güzergahı boyunca, yolculuğunuza muz bahçeleri ve hevenklerle satılan muzlar eşlik edecek. Anamur ekonomisi, muz ve çilek seracılığından büyük yarar gördü. Gazipaşa’dan 80, Silifke’den de 130 km mesafedeki Anamur’a, zorlu virajların ardından varılıyor. Anamur, iç turizmin daha yoğunlukla yaşandığı bir tatil bölgesi. Sanayi olmadığından, tertemiz 18 km’lik kesintisiz kumsalı, Melleç köyü ile Anamur arasındaki 12 bakir koy ve uygun fiyatları dikkate değer.

Gazipaşa’dan doğuya doğru, Anamur’a 5 km kala, sağa sapan 2 km’lik toprak yoldan, denize uzanan Toros Dağları’nın yamaçlarındaki antik yerleşim Anemurium’a varılır. ‘Rüzgarlı burun’ anlamına gelen bu ad, bir liman listesinde geçtiğinden, kentin M.Ö. 4. yy.’da var olduğu biliniyor. Kıbrıs’a olan yakınlığından dolayı, özellikle Roma devrinde bir ara istasyon gibi kullanılmış. Kentte en büyük alanı kaplayan, Anadolu’nun en iyi korunmuş nekropol alanlarından biri. Mezarların bazılarının iç duvarları freskler ve zeminleri mozaiklerle süslü. Bir zamanlar, Anemurium’un akropolü olan tepeden açık bir havada, Kıbrıs’ın siluetini görmek mümkün. Antik kenti arkada bırakarak, ince çakıl taşlı plaja varılır. Burası, caretta caretta deniz kaplumbağalarının Akdeniz’de yumurtalarını bıraktıkları 17 kumsaldan biri. Sağdan, kayalıkların üzerinden ilerleyerek, Türkiye’nin Kıbrıs’a en yakın noktası Anemurium Feneri’ne ulaşılabilir. Girne’ye 64 km mesafede, Anamur Burnu’ndaki bu Fransız fenerine tırmanarak, açık denizi seyredebilirsiniz.

Filmlere set olmuş kale
Anamur’dan Silifke yönüne giderken, İskele’den 7 km mesafedeki Mamure Kalesi de, birçok Anadolu kalesinde olduğu gibi, antik temeller üzerine kurulmuş. Uzun dönemler, kıyıyı savunmak amacıyla kullanılan kale, en son 1878’de, İngilizler’in Kıbrıs’ı işgal etmesinin ardından, Osmanlılar tarafından onarılmış. Burası birçok Türk filmine set olurken halkı da figüran olmuş. Kulelerinden birine çıkıp, kalenin bütününü ve konumunu tepeden seyredin. Ayrıca, İskele’den kaleye, 1.5 km’lik keyifli bir yürüyüş de yapabilirsiniz. İskele’den 500 m sonra, Dragon çayının denizle birleştiği yerde, sizi çaydan karşıya geçirecek tekneler var. Tekneden inince, 1 km’lik bir yürüyüşün ardından kaledesiniz.

Üç güzellerden Cennet ve Cehenneme
Silifke’den Mersin’e doğru giderken, yaklaşık 21 km mesafedeki Narlıkuyu, balık lokantalarıyla çevrili, sakin bir koyda. Antik çağda ve Hıristiyanlık döneminde, Cennet ve Cehennem’e geziye ve tapınmaya gelenler için bir deniz kapısıymış. Merkezdeki, küçük Narlıkuyu Müzesi’nde Romalı komutan Poimenios tarafından, şifalı suyun çıktığı yere yaptırılan termal hamamın zeminindeki harika Üç Güzeller mozaiğini görün; Zeus’un yarı tanrıça kızları, kumru ve keklikler arasında dans ediyor. Narlıkuyu’dan 2 km kuzeyde, bu kıyılarda bulunan kireçtaşı mağaraların en ilginçleri, Cennet ve Cehennem obrukları, 3 km içeride de Astım- Dilek mağaraları var.

Doğu Akdeniz’in sembolü
Narlıkuyu’nun birkaç kilometre doğusunda, Silifke- Mersin yolunun 25. km’sindeki, Kızkalesi, bu kıyıların en popüler sayfiyesi. Kızkalesi (Korykos Antik Kenti), bölgenin önemli bir liman kenti. Doğu Akdeniz’in simgesi sayılıyor. Kıyıdaki Dış Kale de (Kara Kalesi) denizin ortasındaki kale de çok iyi durumda. İki kalenin bağlantısının bir kısmı su yüzeyinde görülüyor.

Kampçıların tercihi
Silifke- Mersin karayolunun 32. km’sinde, Kızkalesi’nden doğuya doğru, 7 km sonra, kampçıların tercihi Erdemli var. Buradan sola kıvrılan 3 km’lik yolun sonunda, Antik kent Kanytelis’in bulunduğu Kanlıdivane’ye varılır. Burası, yerliler tarafından, suçluların büyük, derin bir yarığa atılarak vahşi hayvanlar tarafından yenildiklerine inandıkları bir yer. 90 m uzunluğunda, 70 m genişliğinde ve 60 m derinliğindeki obruğun etrafında Roma ve Bizans dönemine ait kalıntıların yanısıra üzüm sıkma presleri ve su sarnıçları var. Günbatımlarıyla ünlü bu güzergahta bu antik kent de adını çağrıştıran kızıl bir renk alıyor.

TANIŞIN
Bahçesinde hamakları ve asmaların altında teras- restoranı olan Eser Pansiyon’un sahibi Tayfun, koylara turlar düzenliyor.

KAÇIRMAYIN
Taşucu’nda bir Rum tüccarın, 1800’lerden kalma taş deposundan dönüştürülen Türkiye’nin ilk Amfora Müzesi’ni gezin.

FOTOĞRAF NOKTASI
Antiochia Ad- Cragum’un sabah ışığında manzarası muhteşem…