TASARIMIN ARANILAN İSMİ: GAMZE SARAÇOĞLU

New York’taki Parson’s School of Design’ın Moda Tasarımı Bölümü’nden derece ile mezun olan ünlü modacı, marka danışmanlığından, couture koleksiyonuna, akademisyenliğe kadar pek çok alanda başarı ile çalışıyor. Bu kadar işi bir arada yürütmesini disiplinli olmasına bağlayan modacı çalışkan olduğu kadar da sıcakkanlı… Gamze Saraçoğlu kısa bir süre önce kreatif direktör olduğu Mudo’da değişim rüzgarları estirdi. Hazırladığı 2015/2016 koleksiyonu büyük beğeni toplayan modacı, koleksiyonu dünyada kodlanan yeni kadına göre tasarladıklarını vurguluyor. Gamze Saraçoğlu ile buluşarak moda hakkında merak ettiklerimizi konuştuk.

New York’a okumaya gidişiniz nasıl gerçekleşti?
Marmara’da MBA yaparken bursla Amerika’ya gitme hakkı kazandım. İkinci sınıfı orada tamamlayacaktım fakat MBA’i bırakıp Parson’s School of Design’a giderek tasarım okumaya karar verdim. Yetenek sınavına girdim ve geçtim, okumaya başladım. Derece ile bitirdim.

Tasarım yapma, bir şey yaratma tutkunuz ilk nasıl başladı?
Bir şey yaratmak istiyordum, bunu kumaşlarla, dokularla, kadını giydirmekle, dışarı yansıtmak istiyordum. Yurt dışında beğendiğim birkaç moda tasarımcısı vardı, onların hayatlarını okumak beni biraz yönlendirdi. Türkiye’de çok fazla örnek yoktu bu yüzden ilk hedefim yurt dışında okumak oldu. ‘Okuyacaksam en iyi moda okulunda okumalıyım’ diye düşündüm. Keşfetmem, araştırmam, kendimi bulmam bir sürecin sonunda oldu. Üniversite birinci sınıftayken işletmeyle ilgili bir şey yapmayacağımı biliyordum.

Çevrenizin tepkileri nasıldı?
Birçok arkadaşım ‘sen yaratıcılıkla ilgili bir şeyler yapmalısın’ diyordu.

Bugün geldiğiniz başarılı bir nokta var, geriye baktığınızda bunda İşletme okumanızın da payı var mı sizce?
Kesinlikle var. Mesleğimizin ana şartlarından biri devamlılık. Yapacağım ürünün satması gerekiyor, sattıkça bir sonraki koleksiyonuma hangi finansmanı aktaracağımı bilmem gerekiyor. İşletme olarak ne yapacağımı çok net planlarım. İşletme eğitimim olduğu için benim her sezon ne para harcadığım, bir sonraki koleksiyona yapmam gereken yatırım bellidir. 10 sene boyunca hiç küçülmeye gitmedim aksine büyüdüm.

Kendi markanızda bu sezon neler yaptınız?
Geçen ocak ayında 10. yıl defilemi yaptım. Defile ile birlikte 10. yıl gecemizi yaptık. Benim için çok önemli bir geceydi. Türkiye’de şu ana kadar yapılan en geniş kapsamlı defilelerden biri oldu. Merdiven akışlı bir couture koleksiyonu tanıtımı oldu. Ardından benim için çok önemli olan bir after- party gerçekleşti. Bir seneye yakın bir çalışma süresi gerekti. Büyük bir sponsorluk aldık. Geri dönüşler çok olumlu olduğu için şubat ayında bir tane daha couture defilesi yapacağız.

New York’ta uzun süre yaşadınız, orası sizin için ne ifade ediyor?
Hayatımda ne istediğimi orada anladım ve kendime ait planlarımı New York’ta yaptım bu yüzden benim için çok önemli. 6 ayda bir de ziyaret ediyorum. İnsan başladığı yeri tekrar görünce motive oluyor. Orada hep ‘acaba bir gün kendi markam olacak mı, defile yapabilecek miyim?’ diye merak ederdim.

New York’ta neler yapmaktan hoşlanırsınız?
Hep yaptığım bir rotam var. Çok sevdiğim bir kitapçım var, orada bol bol zaman geçiririm. Sürekli kahvaltı yaptığım bir mekân var. Soho’da galerileri gezdiğim zaman kendimi çok iyi hissediyorum. Eşimle yürüyüş yapıp, yemek yiyip sonra tekrar yürüyüş yaptığımız bir rotamız var.

Tasarım aşamasında size en çok neler ilham veriyor?
Okuduğum kitap ve izlediğim filmlerden esinlenerek pek çok koleksiyon yaptım ama bana daha çok dokunan sokaklar, insanlar ve insan hikâyeleri… Hepsi bende harmanlanarak tasarım olarak dışarı yansıyor. Benim için insan ilişkileri çok önemli. Koleksiyonumun insan boyutu olmalı.

Koleksiyonunuzu ya da defilenizi sunacağınız zaman heyecanlanır mısınız?
Evet, çok heyecanlanırım. Defilelerimde selam pozumu çok az yakalarlar. Defileden 6 ay öncesinde çalışmaya başlıyoruz, hiçbir şeye son anda karar verilmiyor, her şey üzerinde düşünülmüş oluyor böylece işin iyi olma ihtimali yüksek oluyor. İşimi çok ciddiye alıyorum ve çok emek vererek çalışıyorum ama yine de beğenilmeme riski olduğu için endişeli selam veririm. Uzun süre podyumda kaldığım olmamıştır.

Çok sıcakkanlısınız öğretmen olarak da böyle misiniz?
Aslında yapı olarak bütün ilişkilerimde böyleyim ama çok disiplinli olduğum için o insanları biraz yorabiliyor. Sert bir ekip başı değilim ama işin yapıldığından her zaman eminimdir. Çok nadir gerilirim. Öğrencilerimin sonuna kadar arkasındayım. Çalıştığım firmalarda onların pozisyon almaları için her zaman uğraşıyorum. Moda Tasarımcıları Derneği’nde Eğitim Komitesi Başkanıyım. Bu eğitim işine gönül verdim. Bildiklerimizi başkalarına aktarabilmek yaptıklarımızın içinde en önemlisi…