TAŞLARIN GİZLİ DÜNYASINA YOLCULUK

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olan Timuçin Çakaloz, kısa bir süre seramikle ilgilendikten sonra tüm zamanını heykeltıraşlığa ayırmaya karar veren sanatçılardan biri… 25 yıldır bu alanda faaliyet gösteren Çakaloz, heykeltıraşlığa mermer ya da granit gibi büyük ölçekli taşlarla başlamış olsa da 15 yıldır hem değerli hem de şifalı taşların özelliklerini yansıtan farklı objeler tasarlıyor. Bu taşlar arasında elmas, yakut, zümrüt, malakit, lapislazuli, topaz, turkuaz, ametist, labradorit gibi taşlar buluyor. Moda ve Silivri olmak üzere iki farklı yerde atölyesi bulunan Timuçin Çakaloz, özel tasarımlarını etsy.com sitesi üzerinden hedef kitlesiyle buluşturuyor. Farklı rahatsızlıklara iyi gelen, bireyi özgürleştiren ve huzur veren özel taşlardan hazırladığı kolye, bileklik, yüzük, broş gibi aksesuarların yanı sıra büyük ölçekli heykel projelerine de odaklandığını ifade eden Çakaloz, “Belli zamanlarda yurt içinde ve yurt dışında farklı heykel sempozyumları olur. Bu sempozyumlara da büyük heykel çalışmalarımla katılıyorum. Mısır’da 4 büyük heykelim var. Türkiye’de de Muğla, İstanbul ve Marmara Adası’nda da 4 ya da 5 metrelik mermerden heykel çalışmaları bulunuyor. Genelde tüm çalışmalarımda şifa unsurunu da kullanmaya çalışıyorum.” diyor.

Kristalize taşların farklı özellikleri bulunuyor
Timuçin Çakaloz, değerli ve şifalı taşlarla nasıl çalışmaya başladığının hikâyesini ise şöyle anlatıyor: “Kristalize taşların çok farklı özellikleri bulunuyor. Çok eski çağlardan bu yana bazı taşların şifa amaçlı kullanıldığı da dikkat çekiyor. Taşların etkilerini farklı şekillere dönüştürüyorum. Sanatçı, zaten toplumun şifacısıdır. Farklı bir şeyler yapmak istedim. Bu nedenle değerli taşların ardından şifalı taşlara yöneldim. Şifalı taşların etkilerini normal algı boyutuna taşımaya yönelik tasarımlar gerçekleştiriyorum. Yaptığım tasarımlarda kurt ya da ayı gibi güçlü hayvanların motiflerini kullanıyorum. Yılancık taşı özellikle ağrılar için kullanılır. Kehribar taşı boğaz hastalıklarına iyi gelir. Turkuaz taşının nazardan koruyucu etkisi bulunuyor. Bu taş görünür bir noktada olursa, size bakan kişinin kötü enerjisini kendisine çeker. Hatta bazen bu taşlar kırılır ya da renk değiştirir. Böylece koruma işlevini de yerine getirmiş olur. Bu taşın kemiklerin kırılmasını engellediği bilgileri de bulunuyor. Aynı inanç Kızılderililerde de var. Kızılderililer, kantaşının kendilerini nazardan koruduğuna da inanır. Atölyedeki taşlar nedeniyle burası bir şifa alanı enerjisine sahip. Rehber niteliğiyle öne çıkan kurt desenli ve yakut taşından yaptığım kolyeyi boynumda hiç çıkarmam. Bana güç verir.”

Yeni bir sergi hazırlığı içinde
Timuçin Çakaloz ile sohbet ederken, kendisinden çok farklı bilgiler aldık. Lal (garnet) taşının bireyleri kötü enerjilerden koruduğunu dile getiren Timuçin Çakaloz, “Tutankhamun’un kolyesi ve mezar odasının Afganistan’dan gelen lapislazuli taşı ile kaplı olduğu dikkat çekiyor. Bu taşın üzerinde birtakım prit parçaları bulunuyor. Bu parçalar Samanyolu’nu simgeliyor. Galaksinin haritası gibi… Öldükten sonra ruhun diğer tarafa geçmesini sağlayan bir yol gösterici ya da kapı olduğu inanışına sahip olunduğu dikkat çekiyor. Bu taş, akıl çakrasına denk geliyor. Larimar taşını Dominik Cumhuriyeti’nden getiriyoruz. Bu taşın bir diğer adı da Atlantis taşı. Zamanında var olduğu söylenen Atlantis’in kayalarının larimar taşından olduğu iddia edilir. Yakut, elmastan sonra en sert ikinci taştır. İşlenmesi çok zordur. Bu taş da kök çakraya denk gelir. Enerji taşıdır. Enerjinin dengeli kullanılmasını sağlar.” diyor. 2015’in sonuna kadar İstanbul ya da Ankara’da farklı bir sergi hazırlığı içinde olduğunu söyleyen Çakaloz, sözlerine şöyle devam ediyor: “4-5 metre arasında değişen, lapislazuli ya da larimar gibi farklı özelliklere sahip taşlardan 10-15 adet heykel tasarlayacağım. Bu sergiye bir film de eşlik edecek. Bu serginin dizilimi insan vücudundaki çakraların düzeninde olacak. Kök çakra, doğurganlık çakrası, karın çakrası, kalp çakrası, boğaz çakrası, akıl çakrası ve tepe çakrası…”