TOPARLANMAK İÇİN VAZGEÇMEK

Eren Safi ilk şiir kitabı Kamaşır’ı (Avangard Yayınları, 2. Baskı, 2016) 2007’de çıkarmıştı. İkinci şiir kitabı Twitter Tepesindeki Okçular’ı (Avangard Yayınları, 2015) ise yedi yıl aradan sonra yayımladı.

Eren Safi şiirleri vazgeçiş ve toparlanış gibi iki ayrı evreden oluşur. Kişiselle toplumsalın aynı şekilde işlenmesi ise ayrı bir özelliğidir. Onun için kişiselle siyasal arasında en küçük ayrım yoktur. Onda yıkım gibi görünenler aslında bir yapım çalışmasıdır. Eren Safi şiiri, bu şekilde çok katmanlı ve anlamlıdır.

Eren Safi şiiri, İkinci Yeni, 60 Kuşağı ve 80 Kuşağı’ndan kopuştur. Onlardan ayrı, kendi başına şiirin ayağa kalkması, yeni bir duruş, ses ve ritmin yakalanmasıdır. Bu üç kuşağın etkisi, 90 Kuşağı şairlerin ilk kitaplarında görülebilir. Fakat 90 Kuşağı bu etkiyi ikinci kitaplarında üzerlerinden atmış, hatta 80 Kuşağı şairlerinde görülen imgeciliğe karşı çıkmışlardır. Hakan Arslanbenzer’in “İmgenin Ölümü” yazısını iki kuşak arasındaki çatışmadan ziyade durum tespiti olarak okumak gerekir. Bu karşı çıkıştan Eren Safi şiiri doğmuştur.

90 Kuşağı’ndan kalmış miras
Belki ses ve ritim açısından Eren Safi şiirinde hiçbir kuşağın etkisinden söz edilemez. Fakat 80 Kuşağı şiirine dönük karşı çıkış, imgenin terk edilmesi, şiirde belirsizlikten ve aşırı çağrışımlardan vazgeçilmesi, doğrudan söyleyişin önemsenmesi, şiirle düşünmenin canlandırılması, konuşma dilinin öncelenmesi gibi hususlar Eren Safi şiirine 90 Kuşağı’ndan kalmış mirastır. Eren Safi, Twitter Tepesindeki Okçular’da bu mirası dönüştürür, zenginleştirir ve kendi şiirine mal eder.

Edip Cansever etkisi
Eren Safi’nin “Ha?” şiirinde “Nası ne çıkar, nası yani ne çıkmaz ki” diye karşı çıktığı anlayış, Edip Cansever’in “Ne çıkar siz bizi anlamasanız da” mısraıdır. Bu, ayrıca İkinci Yeni’den ayrılışı ifade eder. Düşünce olarak Eren Safi hiç kimseyi ‘siz zaten bizi anlamasanız da olur’ diyerek ayırmaz. “Okuyucu” diyerek seslenmeye, bir şeyler anlatmaya, bazen dertleşip, bazen de kavga etmeye layık gördüğü kesim Müslümanlardır. Yani bir Müslüman olarak Müslümanlardan ümit kesmeye, onlardan ayrı hareket etmeye zaten izin yoktur. Bu anlayışla Eren Safi bıkmadan bir şeyler anlatmaya, birlikte düşünmeye, onları uyarmaya, bazen de onlardan ders çıkarmaya çalışır. Bu, Eren Safi şiirinin siyasi ve düşünsel duruşunu işaret eder. Edip Cansever mısraının bütün şiirselliğini bozarak, düz olarak, konuşma diliyle, kendi içinde farklı bir ritim yakalayarak karşı çıkmak ise onun poetikasını gösterir. Çünkü Eren Safi’ye göre artık Edip Cansever gibi estet, elitist, yılgın ve ümitsiz düşünmek gibi bir lüksümüz yoktur.

Vazgeçişle toparlanış aslında başkaldırının ayrı iki evresidir. İç içe geçtikleri için okuyucunun dikkat edip bunları ayırması gerekir. Ayırmadığı takdirde Eren Safi şiirinin bütünüyle yıkıma dönük bir şiir olduğu yanılgısına düşebilir. Başkaldırının zaten vazgeçiş ve toparlanıştan birini içermediğinde anarşiye dönüşeceği kesindir. Eren Safi başkaldıran fakat anarşizme kaymayan; toparlanış için vazgeçişin zaruret olduğu noktadan, konuşan bir şairdir.