TREN PENCERESİNDEN SONBAHAR

Trenler…

Anadolu’dan Trakya’ya, her gün, her saat binlerce kilometre yol alırlar çelik raylar üzerinde.

160 yıldır bu topraklara bereket getirdiler, gönül köprüleri kurdular.

Bazen okul oldular, bazen tiyatro, bazen de hastane…

Anadolu’nun en ücra köşelerinde yaşayan halkımız; ilk kütüphaneye, ilk tiyatroya, ilk suya onunla kavuştu. Haftanın belirli günlerinde gelen doktor vagonlarıyla şifa buldular.

Tarih boyunca nice badirelerden geçen bir milletin tarihine tanıklık eden trenler…

Milli Mücadele yıllarında cepheye Mehmetçik, cephane, mermi ve erzak taşıdı.

Tren şiirdir, tren kitaptır. Tren musikidir.

Trenin tadına doyulmaz eşsiz manzarası, usta kalemlerin ilham kaynağıdır.

En nadide eserler burada yazılır.

Tekerlekler ile rayların buluşması; mızrap ile sazın, yay ile kemanın buluşması gibidir. Ruhunuzu dinleten sesin farklı tınısı misafir olur kulağınıza seyahatiniz boyunca.

Tren çocukluktur.

Her çocuk önce trene binmek ister. İlk oyuncağı da trendir.

Tren mevsimdir.

Bir günde dört mevsim yaşanır Anadolu coğrafyasında,

Trendeyseniz eğer, hem çayınızı yudumlar, kitabınızı okuyabilir hem de kaçamak bakışlarınızla Anadolu’nun doyumsuz güzelliğine eşlik edebilirsiniz.

Mevsim artık sonbahar…
Trende her mevsim başkadır.

Sonbahar ise bambaşkadır.

Kehribar sarısı yaprakların savrulduğu istasyonlardan, derin vadilerden, uçsuz bucaksız orman denizlerinden geçerken hiç bitmemesini isteyeceğiniz yolculuklar için trenler sizi bekliyor.

İyi yolculuklar…