Türk Şiirine Taze Bir Bakış

Türk Şiirine Taze Bir Bakış

2015’te çıkardığı ilk şiir kitabı Hicretsizlik’le (Avangard Kitap) dikkatleri üzerine çekmişti Elyesa Koytak. Beğenilen, okunan bir ilk kitap oldu Hicretsizlik ve 2017’de ikinci baskısını yaptı. Elyesa Koytak, ayrıca Fayrap dergisinin editörlüğünü yürütüyor. Uzun zamandır, dergideki şiir eleştirisi bölümünü Hakan Arslanbenzer ve Fazıl Baş’la birlikte doldurmakta. Özellikle Arslanbenzer ve Baş’ı andım, çünkü Koytak’ın şiir üzerine düşünceleri, bu iki şairin de temsil ettiği Neo-Epik çizgide.

Anlamın Kıyameti: Modern Türk Şiiri Üzerine Denemeler (Avangard Kitap, 2017) dört bölümden oluşuyor. Kitaba ismini veren “Anlamın Kıyameti” ile “Edebiyat Ortamı” bölümlerinde şairin teorisini okuyoruz. “Kudemadan Birkaç Şair” ve “Günümüz Şiiri” bölümlerinde ise teorisinin pratiğiyle; belli şiirlere uygulanmasıyla karşılaşıyoruz. Aslında yazıların bütününü de teorik bulabiliriz. Çünkü Koytak, Tevfik Fikret veya Mehmet Akif şiirini incelerken, bir yandan da oluşturmakta olduğu şiir görüşünü açıklıyor. Günümüz şairlerinden Eren Safi veya Murat Küçükçifci’ye dair yazıları da aynı çabanın uzantısı. O yüzden Anlamın Kıyameti’ne sadece edebiyat ortamı ve şiirlerle ilgili eleştiri yazıları gözüyle bakamayız. Kitap, aynı zamanda bir poetikanın zemin arayışı.

Koytak’a göre Türk şiirinin yenileyicisi epik damardır. Epik şiiri, Namık Kemal hatta Nefi’ye kadar götürmek mümkün. Fakat Türk edebiyatında epik şiirin modern dönemde ilk belirgin temsilcisi Tevfik Fikret’tir. Koytak’ın Tevfik Fikret yazısı, şairi ideolojik kaygı ve önyargılarla okuyan veya okumayan herkese karşı bir savunma niteliğinde. Yazının, Tevfik Fikret dersi verdiği de söylenebilir. Tevfik Fikret şiiriyle ilgili eleştirel, hatta akademik çalışmaların azlığı da şairin yanlış anlaşıldığını veya hakkıyla değerlendirilmediğini gösteriyor. Koytak, Tevfik Fikret şiirini bölümlere ayırıyor; onun kullandığı edebî sanatları sıralıyor; yaşadığı dönemde kimleri nasıl etkilediğini, gelecek kuşaklara ne gibi imkanların kapısını açtığını irdeliyor. Koytak’a göre Tevfik Fikret’le Mehmet Akif’i karşı karşıya getirenlerin aksine, Akif’in şiirdeki öncülü Fikret’tir. Türk şiirinde ilk kez halk, siyaset ve modernlik Tevfik Fikret ve Mehmet Akif’le birlikte merkezî konuma çekilir. Oradan Nazım Hikmet, Faruk Nafiz Çamlıbel ve İkinci Yeni şairlerine geçiş yapılır.

Koytak aynı konuyu 15 Temmuz şiirleriyle ilgili yazısında da irdeliyor. Epik şiirde gerçeklerle uğraşıldığını, halkın içinden konuşulduğunu, sanat yapma kaygısıyla sözün geriye atılmadığını söylüyor. Ve yine epik şairleri Mehmet Akif’e bağlıyor. Konuşma diliyle yazılan şiirin, siyaseti nasıl kendiliğinden bünyesine aldığını; söz sahibi olduğunu; tespitlerde bulunup tekliflere kapı araladığını belirtiyor. Bunların karşısına Ebubekir Eroğlu ve Arif Ay’ın, soyut, belirsiz ve içrek şeklinde nitelendirdiği 15 Temmuz şiirlerini koyuyor.

Günümüzde çok sayıda edebiyat dergisi çıkmasına rağmen maalesef eleştiri yazılarına rastlamak çok güç. Dergilerde eleştiri yazısı diye yayımlanan metinler maalesef şiiri de eleştiriyi de ıskalamakta. Anlamın Kıyameti bu nedenle çok kıymetli. Koytak, muallakta tek cümle bırakmamış. Düşünce, tespit ve eleştirilerinin tamamını temellendirmiş. Eleştirirken veya tespitte bulunurken kin, garaz veya gizli hesaplaşmaları bir kenara bırakarak doğrudan şiire yaklaşmış ve kulak vermiş.

 

Yazarın Kitaplığı

1- Uçma Taklidi, Ayşe Sevim, Şule Yayınları

2- Orhan Pamuk’ta Yazıyla Kefaret, Jale Parla, Yapı Kredi Yayınları

3- 40 Soruda Türk Öyküsü, Cemal Şakar, Ketebe Yayınevi

4- Gog, Giovanni Papini, Türkiye İş Bankası Yayınları