TÜRKİYE’NİN İLK ERKEK MODA TASARIMCISI: HATİCE GÖKÇE

TÜRKİYE’NİN İLK ERKEK MODA TASARIMCISI: HATİCE GÖKÇE

Trans, Kara Karga, Jön Türkler ve Gılman koleksiyonlarıyla alışılmışın dışına çıkan ilk kadın erkek moda tasarımcımız Hatice Gökçe… Kendisinin hedefi; Türk erkek profilini çizmek… Gökçe ile hayat ve modaya dair keyifli söyleşi gerçekleştirdik.

Bize kendinizden bahseder misiniz?
Mimar Sinan Moda Tasarımı bölümünden mezun oldum. 13 yıldır moda sektöründeyim. Erkek giyim tasarımcısıyım. Kendi tasarım ofisimde kendi tasarımlarımı hazırlıyorum ismimle. Ayrıca yurtiçi ve yurtdışındaki birçok firmaya danışmanlık hizmeti veriyorum.

Neden erkek modasını tercih ettiniz?
Birincisi içgüdüsel bir sebep. İkincisi erkek giyiminin çok boş bir alan olması. Tasarımcı sayısının azlığı ya da yokluğu. Türk erkek profiline baktığımızda çok başka bir şekilde şekillenmiş bir profil var ve aslında buna biraz alternatif sunmak amacıyla kendi markamı kurdum.

Tasarımlarınızı oluştururken nelerden esinleniyorsunuz?
Ağırlıklı olarak; teknoloji, insan psikolojisi ve tarih diyebilirim. Tarihte erkeğin yeri, rolü gibi konulardan etkilenerek tasarımlarımı oluşturuyorum.

Tasarımlarınız için en kritik, en göz alıcı nokta nedir?
Her koleksiyonumda mutlaka yeni bir öneri sunmaya, yeni yüzeyler oluşturmaya çalışıyorum. Bunun yanında konseptlerim benim için önemli. Çünkü konseptimi en güzel biçimde yansıtmak için çaba sarf ediyorum. Anlatmak istediklerimi o giysi üzerinden anlatmak istiyorum. O yüzden koleksiyonumun en önemli noktaları; konu ve malzemenin kendisi.

“Hatice Gökçe erkeği” nasıl bir erkektir?
Yüksek beğeniye sahip, giyim kültürünü benimsemiş ve bunun önemini fark etmiş bir erkek ve bunun yaşı da yok. Ama ağırlıklı olarak gençlerin de takip ettiği bir tasarım algımız var diyebilirim. Bunun tek sebebi sadece tasarımlar değil, aynı zamanda tasarımların hikayesi de ilgilerini çekiyor.

Türk erkeğinin moda anlayışı değişiyor mu?
Şimdi genç grup erkek var. Bu genç grup giyinmeyi, denemeyi, sanatı, karşılaştırma yapmayı çok seviyor ve takip ediyor. Bir grup klasik giyimi tercih etse de yeni nesil moda anlayışı yerleşiyor. Belli bir yaşın üstündeki erkek müşterilerimiz de bunun farkında. Klasik giyimden çok; spor şıklık, casual giyime doğru yöneliyorlar.

Markalaşmak konusunda ne düşünüyorsunuz?
Markalaşmak çok uzun soluklu çalışma gerektiriyor ve ülkenizin de bu alanda ilerlemesi gerekiyor. Şuan ülke değerimiz arttığı için Türk tasarımcılarımızın çok kıymeti var. Türk modası hem Avrupa’da hem de Uzakdoğu’da çok takip edilen, heyecanla beklenen bir alan.

‘Hatice Gökçe’ markasıyla ilgili neler söylersiniz?
Dediğim gibi markalaşmak çok uzun soluklu bir çalışma. Bunun için benim ömrüm bile yetmeyebilir. Fakat doğru projelerle anılmak, her zaman yeniyi, günceli ya da hiç denenmemişi sunmak için çalışmak ve şaşırtmak benim marka stratejimdeki en önemli unsur.

İnternet sitenizdeki karga fonunun ve karga efektlerinin manası nedir?
2009 yılında Kara Karga koleksiyonumla çıkış yaptım. İnsanların çekindiği bir hayvan karga, ben de moda dünyasında biraz öyle algılanmak istediğim için benim bir tür işaretim oldu.

Tasarımlarınızda hedefiniz nedir?
Yapmak istediğim şey; bir Türk erkek profili yaratmak ve onun gelişimini göstermek. Üniversite dönemimde tez aşamasındayken yaptığım bir araştırmada gördüm ki; erkek giyimi ile ilgili bir tez dahi yok. Benim de derdim ‘bir Türk erkek profili’ yaratmak. Nasıl bir İngiliz erkek giyim profilinden ve kalıbından bahsedebiliyorsak; bir Türk erkek profilinden bahsedebilmek arzusunu taşıyorum.

ARGANDE PROJESİ
“Argande, bir kadın markası. 2008 yılından beri bu projeyi yürütüyorum. Amaç Güney Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki kadınların istihdamını sağlamak. Türkiye’deki modacıların tasarımlarını bölgedeki kadınlar üretiyor ve daha sonra Mudo mağazalarında satılıyor. Satıştan elde edilen bütün gelir kadınların maaşı olarak ödeniyor.”

ERKEKLERE STİL ÖNERİLERİ
“Kişinin kendini ve vücudunu tanıyabilmesi, kendisine iyi gelen renkleri giyiyor olması önemli. Stilini beğendiği kişileri takip ederek kendi stillerini oluşturabilirler. Ön yargılarından kurtulmalılar ve denemeye açık olmalılar. Böylelikle kendilerine neyin yakıştığın