Ulysses’da Zaman ve Mekan

Ulysses’da Zaman ve Mekan

Büyük anlatıların bittiği, sanatçıların yeni arayışlar içinde olduğu 1914-1921 yılları arasında yazılmış Ulysses. Ulysses, sadece yayımlandığı tarihte değil bugün bile okuyucularını şaşırtan, ortaya koyduğu yeniliklerle etkisini kaybetmeyen bir roman.

Ulysses’da olaylar, -roman 841 sayfa tutmasına rağmen- bir gün içinde gerçekleşir. O yüzden romanda zaman neredeyse yoktur. Acaba romancı, zamanın olmadığı bir roman mı yazmak istemiştir diye düşünebiliriz. Fakat öyle değil. Mr. Bloom’un cebinde taşıdığı ve henüz ücretini ödemediği sabun, romanın değişik sayfalarında karşımıza çıkarak romanın zaman faktörünü oluşturur. Sanatçının zamana dair düşünmek ve düşündürmek istediği için o kadar olay ve şahsı bir gün gibi kısıtlı bir zaman dilimine sığdırdığı düşünülebilir.

Romanda mekan da kısıtlı tutulmuştur. Fakat normal bir romandan daha geniş bir kısıtlılık bu. Bilindiği üzere bir roman küçük bir kasabada da geçebilir. Ulysses’da ise bütün olaylar Dublin’de geçmektedir. İkinci bir şehir ismi neredeyse hiç yoktur. Fakat bununla birlikte Dublin’deki bütün sokak, cadde, köprü, meyhane, kilise, mağaza, lokanta… isimlerini adeta boca etmiştir romana James Joyce. Şahıs isimlerini hiç saymıyoruz! Joyce, aklına gelen bütün isimleri de doldurmuştur romana. Öyle ki roman, Dublin’in nüfuz kayıt örneğine dönüşme tehlikesi yaşamıştır. Joyce’un Ulysses’da amacı: Dublin’i olabildiğince ayrıntılı anlatmaktır.

Joyce, mekanın donukluğundan romanını kurtarmak için, bilinç akışı tekniğini kullanır ve en uç noktasına götürür. Bilinç akışı tekniği, basit tabirle yolculuktur, daha net söyleyecek olursak zihinsel bir yolculuğa denk düşmektedir. Joyce çeşitli karakterlerinin bilinç akışını aktararak romanı hareketlendirmiş, dinamik hale getirmiştir.

Mekan eğer içinde insan varsa, insan da eğer düşünüyorsa, orada ve o kişide hareketten söz edebiliriz. Joyce bunu fark eder ve Dublin’de bir gün içinde geçen bütün olayları, ayrıca sayıp dökme tekniği kullanarak sıraladığı mekan ve şahıs isimlerini bilinç akışıyla hareketlendirir, adeta anlamlandırır.

Joyce Ulysses için Homeros’un Odysseia’sını örnek almıştır. Tabii ki çok önemli bir farkla; Joyce Odysseia’nın efsane ve maceralarla dolu yolculuğunu, düşünce planına çeker. Bu şekilde mekan anlatımının, hareket, macera, olay, düşünce ve entrika açığını kapatır.

Sanırım Ulysses öncesi ve sonrasında, bir şehir üzerine bu kadar ayrıntılı bir roman yazılmamıştır. Ulysses’de Dublin yalnızca olayların gerçekleştiği mekan olmaktan çıkarak roman kahramanına dönüşmüştür. Joyce, adeta romanını kurgularken karakterlerden önce mekanı düşünmüş. Öyle olduğu için tasvir, karakter, diyalog ve olayların geri planında kendini gösteren unsur Dublin olmuştur.

Şehir, bir kahraman olarak ortaya çıkarıldığı için de binlerce ayrıntıya ulaşmak ve onları işlemek mümkün olur. Joyce kısıtlı tuttuğu zaman diliminde mekanı bu derece genişleterek, bütün insanlığa sunabileceği, onlar için de örnek teşkil edecek, belki de temsil gücü olacak malumat çokluğuna ulaşmıştır.

Yazarın Kitaplığı:

– Mektubat, İmam-ı Rabbani, Semerkand Yayınları

– Büyük Saat, Turgut Uyar, Yapı Kredi Yayınları

– Midak Sokağı, Necip Mahfuz, Kırmızı Kedi Yayınevi

Kuğu Boynu, Ayşegül Genç, İz Yayınları