VENEDİK VE GONDOLLAR

Venedik’in adeta bir masal kenti olmasının en büyük sebeplerinden biri kuşkusuz gondollardır…

‘Suların içindeki kent’ diye de ifade edilen Venedik’te yüzyıllardır taşıma amaçlı kullanılan gondollar, bugün kentin en önemli turistik bir unsuru… Granada’yı (Büyük Kanal) kapsayan Venedik turu, gondollar vasıtasıyla yapılabiliyor. Lagünün kanallarına en uygun şekli ile tabanı dümdüz ama dışarıdan bakıldığında hilal gibi görünen, gondolcusunu her an sulara atıp ıslatacak gibi duran gondollar bunlar… Ayakta duran kürekçisi tarafından küreğin sudan yararlanarak gondolu ileri itmesiyle su yüzeyinde ilerler.

El yapımı
Köknar, meşe, kiraz, ceviz, karaağaç, ıhlamur, karaçam ve maun ağaçların el yapımı olan gondollar, 280 parçanın birleşiminden meydana gelir. Kürekler ise sadece kayın ağacındandır. Gondolun önünde bulunan ve demir anlamına gelen fèrro denilen süs ise kıç tarafında ayakta duran gondolcuya eş ağırlık için olup gondolun sola yatmasını önler.

Bir zamanlar zenginlerin sahip oldukları gondolları rengârenk boyamaları ve ‘kimin gondolu daha güzel?’ tartışmaları sebebiyle, 1562 yılında yeni bir kanun çıkarılmış. Şehir yöneticilerinin çıkardığı bu kanunla gondollar artık sadece siyah renge boyanıyor.

400 adet kaldı
Bir zamanlar sayıları 14 bine ulaşan ama bugün sadece 400 tane bulunan gondollar ile Venedik kanal turu yapıp, kentin suyla adeta dans eden binalarına, yapılarına tanıklık edebilirsiniz. Venedik’in kollarınızı açsanız iki tarafa da adeta değebileceğinizi daracık kanallarından geçerken, tarihi dokularını korumuş binalarının arasında ve sessizlik içerisinde; kendinizi zamanda yolculuk yapıp, birkaç yüz yıl öncesine gitmiş gibi hissedebilirsiniz.