YARATICILIĞINI DÜNYAYI GEZMEYE BORÇLU…

İş hayatında da özel hayatında da sadeliğe büyük önem veren ve başarısını da bu bakış açısına borçlu olduğunu vurgulayan Bilsar A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Selman Bilal, son derece dingin ve kendisiyle barışık bir ruh haline sahip. Kalabalıktan uzak bir yaşam vizyonuna yatırım yaparak ilerleyen Bilal, işi gereği sık sık seyahat ediyor. Farklı ülkelerdeki yaşam kültürlerini fotoğraflarıyla ölümsüzleştiriyor. Hong Kong’tan New York’a uzanan seyahat rotası boyunca keşfettiği yenilikçi ürünleri de Türkiye’ye getirerek hedef kitlesine farklı bir yaşam stili sunuyor.

Tüketim kültüründen ve aşırılıktan uzak durmayı ilke edinen Bilsar A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Selman Bilal, çok yönlü kişiliğiyle öne çıkan yöneticilerden biri. Bilal’in en büyük tutkusu ise fotoğraf çekmek… Dünyanın farklı noktalarındaki bienalleri yakından takip eden, mimariye büyük bir ilgi duyan, İstanbul’un kargaşasından bunaldığı anda teknesine atlayıp İstanbul Boğazı’nın tadını çıkaran Bilal, fırsat buldukça seyahat ediyor. Bu seyahatlerde de farklı kültürleri ve yaşam tarzlarını analiz ediyor. Karşılaştığı yeni yüzlerden, sıra dışı hayatlardan ve birbirine taban tabana zıt öykülerden besleniyor. New York’tan Tokyo’ya Bhutan’dan Şangay’a kadar, Avrupa ülkeleri de dâhil olmak üzere pek çok yere giden Bilal, o an sıcağı sıcağına karşılaştığı insan öykülerini ya da kendisini heyecanlandıran mimari detayları deklanşörüne basarak ölümsüzleştiriyor. İyi bir fotoğrafçı olmaktan çok, yaşanılan özel anları ve durumları belgelemekten hoşlandığını ifade eden Bilal, “Sanatsal etkinlikleri ve etkileyici bulduğum mimari projeleri yakından takip ediyorum. Bu merakım nedeniyle, değişik bir mimari yapıya sahip olduğunu düşündüğüm binaların da fotoğrafını çekiyorum. Üniversitede ikinci tercihim mimarlıktı. Bu nedenle mimari yapılara karşı hep özel bir merakım olmuştur.” diyor.

‘En’lere bağlı bir hayat yaşamıyor
Dünyanın dört bir yanını gezen Selman Bilal, gözlemci kişiliğiyle öne çıkıyor. Yıllardır fırsat bulduğu her anı seyahat ederek değerlendiren Bilal’e bugüne kadar kendisini en çok hangi ülkenin ya da yaşam kültürünün etkilediğini sorduk ve şu yanıtı aldık: “Uzun zamandır seyahat ediyor ve yeni yerler keşfediyorum. Ama herhangi bir kategoride ‘en iyi’ olarak ifade edebileceğim bir sıralama yapmadım. Bu nedenle hayatımda örnek aldığım tek bir lider, tek bir kitap, en sevdiğim sanatçı ya da sanat eseri yok. ‘En’lere bağlı bir hayat yaşamıyorum. Ne kadar az tüketirseniz, o kadar mutlu olursunuz. Bu vizyonu ekip arkadaşlarıma da aşılamış durumdayım.”

Seyahatleri sırasında beğendiği bir objeyi, sanat eserini, şapkayı, retro oyuncağı, saati, hatta orijinal takma kirpik modelini bile not eden Bilal, Türkiye’ye döner dönmez satış ekibine bu ürün ve eserlerle ilgili bilgi verip Türkiye’ye getirtiyor. New York, Hong Kong, Tokyo ve Şangay’ın kendisini en çok besleyen yerler arasında yer aldığını belirten Bilal, sanata karşı özel bir ilgi duyuyor. Bu nedenle farklı Türk sanatçılarıyla bazı dönemlerde işbirliği yaptıklarını da sözlerine ekliyor.

Teknesiyle İstanbul Boğazı’na açılıyor
Selman Bilal’in fotoğraf dışındaki bir diğer hobisi ise deniz… Stresli geçen yorucu bir iş günün ardından fırsat buldukça Solemar marka az yakıt tüketen çevreci teknesiyle İstanbul Boğazı’na açılan Bilal, o günün tüm kaosunu denize bırakarak üzerinden atıyor. Bilal’i iş hayatında en çok kızdıran şey ise yapılan işe tam anlamıyla odaklanılmaması… “İş hayatında başarılı olmak için tutkulu olmanız ve işinizi severek yapmanız gerekiyor. Yani belli bir adanmışlık olması şart… Ekip arkadaşlarımın yaptıkları işi kendi işleri gibi benimsemelerini isterim. Neyi, nasıl yaptıklarının farkında olmalılar. Artı değer yaratabilecek bir vizyon doğrultusunda hareket etmeliler.” diyen Bilal, aksi takdirde başarısız olunacağına inanıyor. İnsan hayatında üç temel halka olduğuna dikkat çeken Bilal, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu halkaları iş hayatı, özel hayat ve entelektüel gelişim olmak üzere üç başlık altında toplayabiliriz. Bu üç halkayı dengede tutabildiğiniz sürece mutlu ve huzurlu olabiliyorsunuz. Bu konuda şanslı bir denge kurduğumu düşünüyorum.”