YARIŞARAK ÖZGÜRLEŞİYOR

YARIŞARAK ÖZGÜRLEŞİYOR

6 yıldır düzenli olarak yat yarışlarına katılan Medianova CEO’su Serkan Sevim, tam bir deniz tutkunu…Yaşamının her evresinde denize ait bir anısının olduğunu söyleyen Sevim, iş hayatındaki başarısının yanı sıra hobileriyle de öne çıkıyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde okurken kayak takımının kaptanı olan Serkan Sevim, en iyi ekipmanlarla son sürat kaymaktan büyük keyif alıyor. 1998’den bu yana da düzenli olarak her yaz rüzgâr sörfü yapıyor.

Kayak ve rüzgâr sörfü yapan, yat ve yelkenli yarışlarına katılan Medianova CEO’su Serkan Sevim’in en büyük tutkusu ise deniz. Yat ve yelkenli hobisinde babasının büyük rolü olduğunu söyleyen Sevim, “Babam, ben 8 yaşındayken bir sürat teknesi almıştı. O tekne üzerinde denizle tanıştım. Ardından 10 yaşındayken bana 1 beygir gücünde motoru olan bir şişme bot aldı. 12 yaşında profesyonel sörfe başladım ve yarışlara katıldım. 15 yaşındayken artık denizle iç içe bir hayatım olmuştu. Yat yarışlarına ise 6 yıl önce başladım. Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü’nün organizasyonu çerçevesinde neredeyse her cumartesi günü Vedat Tezman’ın teknesi Acadia ile yarışlara katılıyorum. Şirketim Medianova, IRC 1 kategorisinde yarışan Acadia takımına 2014 sezonunda sponsor oldu. O günden bu yana, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü tarafından organize edilen yarışlarda, ‘Medianova-Acadia3’ adını alan teknemiz ile yer alıyoruz. Geçen yıl China Cup’ta 22 tekne içinde 8’inci olarak ciddi bir başarı elde ettik. Takımımız son 4 yıl içinde bir TAYK Trofesi bir de TAYK Trofe ikinciliği aldı. 2013’te American Express Cup’ı kazanan takımımız, İsveç’te düzenlenen organizasyonda ülkemizi temsil etti. Medianova-Acadia3 teknesi ile de geçtiğimiz yıl Bosphorus Cup’ı 3’üncü sırada tamamlama başarısını gösterdik.” diyor.

İş kuralları teknedeyken de geçerli

Yarışlara katılmanın ve ekip olmanın iş hayatıyla son derece benzer bir yapı sergilediğini ifade eden Serkan Sevim, bu süreci şöyle özetliyor: “Teknedeyken iş yaşamında elde edilen tecrübelerden faydalanmak için birçok alan var. Yarış öncesinde rakipleri değerlendirmeniz, hava durumunu kontrol etmeniz, strateji geliştirmeniz ve bu sonuçları ekibinizle paylaşmanız gerekiyor. Yani iş hayatında olduğu gibi yarışırken de ön hazırlık ve planlama yapmak son derece önemli. Diğer tarafta ise taktik seviyede anlık olarak rakipleri kollamak, değişen havaya göre en iyi rotayı oluşturmak, tekne ve ekip performansını hep en yukarıda tutmak zorundasınız. Anında karar vermeniz ve bu kararları hataya yer bırakmadan, hızlıca uygulamanız ve uygulatmanız şart. İşte böyle anlarda iyi ve sinerji yaratan bir takım olmanın önemini de en iyi şekilde anlıyorsunuz. Mümkün olduğu kadar teknede öğrendiklerimi şirketteki ekibime de aktarıyorum. Son yıllarda yelken ile iş hayatım birbirini besler durumda. Üç yıldır Bebek’te demirli 200 beygirlik bir sürat botum var. Onu da Tezmarin’den almıştım. Arkadaşlarımla inanılmaz keyifli zamanlar geçiriyoruz. Özellikle iş çıkışında ve İstanbul trafikle kilitlenmişken bota atlamak, Burgaz Ada’da yemek yemek, Haliç’i ve Boğaz’ı gezmek müthiş oluyor.”

Sırada Heineken ve Rolex Cup var
Cumartesi günlerini hobi günü ilan eden Serkan Sevim, “Cumartesi gününü kendime ve hobime ayırmam konusunda eşimin çok ciddi bir desteği var. Benim mutlu olmamı istiyor ve beni ben yapan özellikler içinde yelkenin de olduğunu biliyor. Böyle bir eşe sahip olduğum için gerçekten çok şanslıyım. Pazar günlerinin aile günü olması prensibinden de hiç taviz vermiyorum. Bugüne kadar yaptığımız en uzak yarış China Cup’tı. Bilmediğiniz denizlerde gezmek bir yana, yarışmak inanılmaz büyük bir keyif oluyor. Tabii bu tip durumlarda ekipteki görevim çok daha önemli hale geliyor. Okyanusta yarışınca beklenen dalga boylarından akıntının yönüne kadar birçok konuya dikkat etmek gerekiyor. Açıkdeniz yarışlarında rüzgârı bulmak ve rüzgârın içinde ilerlemek son derece önemli… İleride işlerimi hafifletirsem profesyonel yelkenci seviyesinde yarışmak istiyorum. Profesyonel derken, buişten para kazanmama gerek yok. Sadece ciddi bir şekilde yapmaktan bahsediyorum. Mesela Bahamalar’da şubat aylarında yapılan Heineken Cup’a katılmak, ardından Malta Adası’nın çevresinde durmadan, ortalama 4 günde tamamlanan Rolex Cup gibi yarışlara katılmak çok keyifli olur.” diyor.