YAŞAYAN EN YETENEKLİ OYUNCU: MERLY STREEP

HOLYWOOD STARLIĞINI KİBARCA REDDEDEN MERYL  STREEP: “SİZİ FARKLI VE SIRA DIŞI YAPAN HER NEYSE O SİZİN GÜCÜNÜZ!”

68 yaşında, dünyanın en başarılı ve saygın oyuncularından biri kabul ediliyor. Oscar, Akademi, Cannes ve Altın Küre’den ödülleri bulunan oyuncu, her yaşında ve her rolde çekici kalmayı başarıyor. Holywood’un katı standartlarına rağmen bakım ve estetikte doğallığı tercih ediyor. Güneşten uzak duruyor, haftada 3-4 gün yüzüyor, uzun süredir organik besleniyor hatta organik tarımı destekleyen bir örgütün içinde. İlk filmi Julia’da (1977) olağanüstü bir performans sergiledi ve ertesi yıl Avcı’daki rolü için ilk Oscar’ına aday gösterildi (1978). Sophie’nin Seçimi performanslarıyla Akademi Ödülünü kazandı ve burada bir Nazi ölüm kampında tutsak bir anneyi canlandırdığı rolü hiç unutulmadı.

Çocukken ne olmak isterdiniz?
Bir çevirmen olmayı isterdim böylece insanların arasındaki anlaşmazlıkları çözebilirim diye hayal ediyordum.

Oyunculuk yapmayı neden tercih ettiniz?
Bazı gençler oyunculuğu dışarıdan çok eğlenceli buldukları için yapmak istediklerinin söylüyorlar. Kendi varoluşlarını böyle anlamlandıracaklarını düşünüyorlar. Ben insanların davranışlarını derinlemesine anlamak için bu mesleği seçtim. İnsan davranışlarını incelemek benim ilgimi çekti.

Dört çocuk annesisiniz onları siz mi büyüttünüz?
Çalışmadığım bütün zamanlarımı onlarla geçirdim. Biliyorsunuz bizim işimiz belli bir yerde olmuyor, her projede farklı bir yerdeyiz. Bazen düşünüyorum acaba masa başı bir işim olsaydı yine onlarla bu kadar zaman geçirebilir miydim? Her ne kadar yoğunda yoğun bir çalışma hayatım olsa da aklımın ve ilgimin bir kısmı hep evimdeydi. Sette olduğum kadar evdeki her işle de özel olarak ilgilendim.

Oynayacağınız filmleri seçerken nasıl bir kriteriniz vardır?
Kariyerim boyunca verdiğim her kararın sanatsal açıdan doğru olduğunu söyleyemem. Kararlarım her zaman doğru olmadı ama bazen yapacağınız bir tatil işinizden daha önemli olabiliyor.

Oyunculuk eğitimizi nerede aldınız?
Yale Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde. Orada üç hocamdan çok etkilendim ve onlardan çok şey öğrendim. Şiir okuma dersimiz vardı, dans dersimiz ve şan dersimiz. Bu üç dersin hocaları bizi çok iyi yetiştirdi. Şan hocamız “Herkes şarkı söyleyebilir.” derdi. Sene sonunda hepimize şarkı söyletmeyi de başardı.

Neler okursunuz?
Gerçek hayat hikayelerine dayanan kitapları okumayı seviyorum.

Bir role çalışırken nasıl hazırlanırsınız? Duyduğumuz kadarıyla rollerinize hazırlanma aşamasında dinlediğiniz müzik sizin için çok önemliymiş.
Oynayacağım karakterle ilgili mümkün olduğunca geniş araştırma yaparım. Aslında bu sıralar YouTube bağımlısı oldum. İngiliz çocuklardan oluşan bir koronun şarkı söylerlerken çekilmiş bir videolarını buldum. Çok gençler ve ünlü değiller ama şarkıyı çok hisli ve güzel bulduğumu söyleyebilirim.

En sevdiğiniz şarkıcı kim?
Barbara Streisand. 16 yaşımda onun albümlerini dinlerdim, o aynı zamanda bir oyuncu olduğu için şarkı söyleme biçimi beni çok etkilerdi. Ben de tiyatro bölüme gitmeden önce operacı olmak istiyordum.

Filmler için neler yapmayı öğrendiniz?
Birçok şey ama rafting ve keman çalmak unutamadıklarım.

Bu kadar başarılı bir oyuncu olarak oyunculuğu neye benzetirsiniz?
Uçmaya, oyunculuk yapmak uçmak kadar güzel.

Kendinizi nasıl tanımlarsınız?
Ben hümanistim. İyi bir dengeyi savunuyorum.

Hollywood için neler söylersiniz?
Hollywood ağırlıklı olarak erkekler tarafından yönetilen bir sanayi olmaya devam ediyor ve kadın rolleri genellikle seksi kız arkadaşı, anneyi veya sevgiliyi oynamakla sınırlı.

Gelecekle ilgili planlar yapar mısınız?
Ben daha gençken evet yapardım. Her zaman yolculuğun beni nereye götüreceğini düşündüm ama şimdi birlikte sürüklenip kendimi yeni durumlara bulmamın sakıncası yoktur diye düşünüyorum.

Star olmayı reddediyorsunuz neden böyle?
Haklısınız, çok normal bir hayat yaşıyorum. Çoğu zaman Hollywood’da değilimdir. Benim için Hollywood büyük bir sahne. Çok şanslı olduğumu ve iyi bir hayat yaşadığımın farkındayım.

Emekli olmak gibi bir düşünceniz var mı?
Evet, emekli olabilirim ve emekli aylığımı 68’de toplamaya başlayabilirim. Aslında, işleri biraz yavaşlatmaya çalışıyorum. Ancak çocuklar evden çıktı ve senaryolar gelmeye devam ediyor. Ben de onları okumayı seviyorum.

Ekrandan mı kağıt olarak mı?
Çoğunlukla kağıttan okurum. İnternetin bugün hayatımızı ne kadar etkilediği oldukça inanılmaz. Eski kafalı olduğumu itiraf ediyorum. Kitaplar ve haritalarla büyüdüm. Ancak geleceğin çok olumlu değişiklik getireceğinden eminim ve bunun için teknolojiye teşekkür edebiliriz. Dünya küçüldü ve topluluğumuz daha küreselleşti. Bunu seviyorum.

İnternete gün içinde ne kadar bağlı kalırsınız?
Çok bağlı kalmam. Sebzelerim ve güllerimle bahçemde çok zaman harcıyorum. Güllerimin nasıl nasıl yetişeceğini bilmek için Google’a bakmam gerekmiyor.