Yeni Bir Ahlâk Teklifi

Yeni Bir Ahlâk Teklifi

Nurettin Topçu -Çağdaş Bir Dervişin Dünyası- (Dergâh Yayınları, 2019) diğer Nurettin Topçu hakkında yazılan kitaplardan (mesela Mustafa Kök’ün Nurettin Topçu’da Din Felsefesi) farklı özelliklere sahip.

Üç farklı formatla karşılaşıyoruz onda: Tahkiye, hatırat ve sohbet. Topçu’nun çocukluğuyla üniversite yılları, tahkiye yöntemiyle anlatılmış. Sonrasında hatırat formatına geçilir. Son sayfalara doğruysa, anlatım bütünüyle sohbet etme havasına bürünür.

Emin Işık, Topçu’nun yakın öğrencilerinden biri. Onu sadece sınıfta dinlememiş Emin Işık. Evine girip çıkmış, konferanslarına katılmış, uzun yürüyüşlerine eşlik etmiş; bununla birlikte çıkardığı Hareket dergisinin içinde bulunmuş, belki de kitaplarının ilk okuyucularından biri olmuş. Kitabı okurken sağlam bir kaynaktan bilgi almakta olduğumuzu hissediyoruz. Büyük ihtimal, bu bilgileri Emin Işık’a aktaran kişi de, Topçu’nun bizzat kendisiydi. Yoksa Topçu’ya Aix’te okurken her akşam yemeğinden sonra düzenli olarak ıhlamur hazırlayan hemşireden, o hemşirenin nezaket ve titizliğinden nasıl haberdar olacaktık?

Topçu’nun çocukluğuna, üniversite yıllarına, Fransa’da geçirdiği yıllara dair diğer çalışmalarda rastlanmayacak ayrıntılı bilgiler bu kitapta verilmiş. Önceki Topçu çalışmaları daha çok akademik hüviyettedir. Onun “ahlâk”, “isyan” ve “hareket” felsefelerine yoğunlaşmışlardır. Hayatından ise, kısaca söz edilip geçilmiştir. Işık, onun ahlâki tutumunu, benimsediği ve geliştirdiği felsefesini de es geçmeden hayatına odaklanmıştır. Topçu’nun en bariz özelliği, hayatıyla eserinin birbirini doğrulamasıdır. Birbirine ters düşmemesidir de diyebiliriz buna. Topçu inanmadığı hiçbir şeyi yazmamıştır. İnanmadığı ve yaşamadığı, daha doğrusu hayatında uygulamadığı hiçbir şeyi de diyebiliriz: Işık’ın Çağdaş Bir Dervişin Dünyası’nda işlemek, dönüp dolaşıp vurgulamak istediği nokta da burası. O yüzden Işık’ın biyografi çalışması adeta Topçu’nun kitaplarına doğru atılmış bir köprüdür. Özellikle de yeni kuşak, yani genç okuyucular için.

Önemli olan, Topçu’nun kitaplarını okumaktır. Işık da, kitabı boyunca bunu hedeflemiş. Diğer ifadeyle Topçu’nun kitaplarına açılan bir kitap yazmaya çalışmış. Bunu başarıyor da. Kitabı okurken Topçu’nun Sorbonne Üniversitesi’nde yazdığı İsyan Ahlâkı’nı, doktora tezi olarak hazırladığı Bergson’u, daha sonra bütünüyle sosyal sorumluluk gereği yayımladığı Ahlâk Nizamı’nı, Yarınki Türkiye’yi merak ediyoruz. Okuyanlar, bir de Işık’ın verdiği bilgiler doğrultusunda tekrar okumak istiyor onları; hiç okumayanlar içinse, Topçu’nun kitapları keşfedilmeyi bekleyen bir hazineye dönüşüyor.

Türkiye için Topçu’nun şahsiyet ve kitapları yeni bir tekliftir. Bu özelliğini halen korumaktadır. Onun öğrencilik yılları, akademik çalışmaları, öğretmenliği, mütefekkir yönü, milliyetçiliği, Anadoluculuğu, dikkat çektiği hususlar, takındığı tavır, gösterdiği irade, olaylara bakışı, meseleleri ele alışı, felsefi ve sosyolojik tespitleri halen hayati önemdedir ve farklıdır. Bu farklılık her zaman değerlendirilmeye açıktır. Çok yönlü bir düşünür ve yazar olmasından dolayı da Topçu’dan sadece akademisyenler veya felsefeciler değil edebiyatçılar, sosyologlar, psikologlar, dernek yöneticileri, siyasetçiler de istifade edebilir.

 

Yazarın Kitaplığı

– Walt Whitman, Çimen Yaprakları, Türkiye İş Bankası Yayınları

– John Ruskin, Susam ve Zambaklar, Doğu Batı Yayınları

– Firdevsi, Şahname, Kabalcı Yayınları

– Cemalettin Latiç, Gel En Sevgili, Okur Kitaplığı