YENİDEN

Orhan Veli’nin iki dizesi:

“Bir tren sesi duymaya göreyim

İki gözüm iki çeşme”

Şairi hüzünlendiren sadece kendi garipliği, mahzunluğu, mahrum kalmışlığı değil.

Trenler, sevinç kadar acı da taşıdı bir zamanlar.

Osmanlı’nın dağılma sürecinde trenle cepheden cepheye savrulan bu ülkenin çocukları üç kıtada o muazzam coğrafyaya imamesi kopmuş tespih gibi döküldüler.

Trenler yaralı taşıdı.

Trenler yenilmediğimiz halde yenilgi taşıdı.

Sonrasında Milli Mücadele yılları…

Yokluk kıtlık yılları; trenler yine hüzün, yine ayrılık taşıdı.

İç göçler, mevsimlik işçi hareketleri, Almanya göçü…

Ulaşım aracı hep tren oldu.

Ondan şairin, tren sesi duyunca iki gözü iki çeşme…

Hamdolsun o günler geride kaldı.

Artık tren bu ülkenin sevincini taşıyor.

Geleceğe ümidini taşıyor.

Modernliğini, yenilikçiliğini, gelişmişliğini taşıyor.

En çok da Yüksek Hızlı Trenler…

İyi yolculuklar.